OVALI siğorta Sol
OVALI siğorta Sağ

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde

ORMAN YANGINLARI; BÜYÜK FELAKET

Orman yangınları, yaz aylarının can sıkan olaylarının başında geliyor.

ORMAN YANGINLARI; BÜYÜK FELAKET
  • 10 Ağustos 2018, Cuma 13:32

ORMAN YANGINLARI; BÜYÜK FELAKET

 

Orman yangınları, yaz aylarının can sıkan olaylarının başında geliyor. Her yıl Amerika’da aylarca süren, bu yıl ise 70-80 kişinin ölümüyle Yunanistan’ın adeta kâbusu olan orman yangınları, Akdeniz ülkelerinin kaçınılmaz gerçeğidir. Kızılçam en tehlikelisi olmak üzere, çam ormanları genelde yangına hassas bitkilerdir. Her dönem toprak üzerinde 15-20 cm’yi bulan ibrenin kaplanmasıyla küçük bir kıvılcımın binlerce, milyonlarca ağacın gözümüzün önünde yok olmasına neden olması, insana dayanılmaz acılar verdiği gibi 40-50 yıllık emeğin heba olmasına, milyonlarca liralık milli değerin kaybolmasına neden olmaktadır. Geride mahvolan-kararan bir gelecek, yok yere ölen milyarlarca can, yeri doldurulamayan, kısa sürede tabiatın kendini yenileyemeyeceği girdaplar meydana getirmektedir.

Global dünya, hızla ilerleyen teknoloji, haberleşme imkânları artık bizleri Antakya’da ya da ABD’de çıkan bir orman yangınına, bir tabiat felaketine bigâne kalmaktan alıkoyuyor. Çünkü insanlar artık her yerde, her şekilde birbirine ulaşıyor, bilgileri yayabiliyor. Cep telefonunu açan bir şahıs, Antakya-Köprübaşı’ndan Habibi Neccar Dağındaki yanan alanı anında canlı olarak dünyaya servis edebiliyor. Ya da Yunanistan’da 27 kişinin birbirine sarılarak yanması bizlerin yüreklerini dağlıyor. İnsan; her yerde insan…  Histerik, kişiliği oturmamış, şizofren yapılı birkaç liderin dünyada insanların arasına nifak sokması dışında kişilerin birbirleriyle pek sorun yaşamadığı hepimizce malum.

Geçen hafta içinde Antakya sırtlarında çıkan, sorumsuz insanların her yıl 3-5 kez sebep olduğu orman yangını tüm halkımızın yüreğine hançer gibi saplansa da, biz ormancıların karizmasını da fena halde çizmektedir.  Avucumuzun içini bile koruyamayan bir konuma düşmek bir kenara, insanlarımızın tek sığınabildiği Kent Ormanımızı karış karış kaybediyoruz. Hâlbuki içinde bizzat gezerek oradaki her ağaç için çevredeki taşların toplanıp çağıl örüldüğü, üzerine toprak çekilerek alan oluşturulup dikim yapıldığını gözlemlemiştim. Çünkü bu alanlardaki toprak binlerce yıl sürekli erozyonla aşağıya inmiş, şehrin kodu bu şekilde kademeli olarak 15-20 m yükselmiştir. Mesela yeni yapılan müze-otelin 16m tabanında mozaikler birkaç gün sonra ziyarete açılacaktır. Yine Habibi Neccar Hazretlerinin türbesi iki kat aşağıya inilerek ulaşılan bir noktadadır. Bu kadar aşınmış bir yerdeki omuz zoruyla ortaya çıkarılmış bir ağaçlandırma sahasını gözümüz gibi korumamız gerekirken, insanlara açılmasıyla birlikte her sezon belli bir kısmının kaybedilmesi büyük felakettir.

Orman yangınlarında ağaçlar, çalıların yanında kuşlar, hayvanlar böcekler ve daha bir sürü canlıyı katlediyoruz. Hassas sensörler yerleştiren bir bilim adamı susayan bitkinin çıkardığı sesleri kaydedebilirken, bu saydığım canlıların yanarken çıkardığı sesleri, taşıdığı duyguları hissetmek bile istemiyorum. Bir de zamanında müdahale edilmediğinde insanların buna dahil olması, evlerin, insanların yanarak hayatını kaybetmesi acıları katlamaktadır. Yangına müdahale ederken biz ormancılar canımızı değil, diğer insan ve canlıları düşünüyoruz. Bu uğurda yüzlerce şehit vererek, ormanlarımızı, çevresinde yaşayanları, içindeki canlıları korumaya çalışıyoruz. 

Hal böyleyken lütfen yanan şeyleri gelişi güzel orman içinde atmayalım, piknik ateşimizi gelişi güzel bırakıp gitmeyelim. Bu ormanlar en az 40-50 yılda ortaya çıkıyor ki, her yangın sonrası milyonlarca, milyarlarca liralık zarar bir yana, manevi zararlar hiçbir varlıkla ölçülemeyecek düzeydedir. Vatan bizim ve o vatan ormansız ise vatan olmaktan da çıkar. Vatanımızı koruyalım.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık