Reklamı Geç
Mehmet Bayrak
Dostlar
Dilan Polat
Musullu Ticret
Mehmet Haşmet Kolağası

Mehmet Haşmet Kolağası

Mail: [email protected]

GEORGE BOOLE ALLAHIN BİRLİĞİ VE YAPAY ZEKA

GEORGE BOOLE ALLAHIN BİRLİĞİ VE YAPAY ZEKA

 

George Boole 1815 yılında Lincoln /İngiltere’de doğdu, 1849 yılında Cork Üniversitesi’ne akademisyen olarak kabul edildi ve 1864 yılına kadar Cork/ İrlanda’da yaşadı ve orada öldü. Mucit bir matematikçidir ve dijital çağın babasıdır. Babası ayakkabıcı olmakla birlikte bilme çok meraklı, araştırmacıydı. Babası kendi teleskoplarını oğluyla birlikte yapmıştı. Çocuklar, anne ve babalarının bıraktığı yerden devam ederler. Genetik yatkınlığın ve büyüklerini gözlemlemelerinin bunda çok etkisi var.

Henüz yaşı 16 iken matematik öğretmenliği yapmaya başlar, bunda babasının işini kaybetmesinin etkisi vardı. Bu şekilde Annesi, babası ve üç kardeşinin geçimini de üstlenir.

Kalkülüs, yani sonsuz küçüklerin hesaplanması ile ilgili teoriler geliştirdi, bu sayede bugün uzaya araç gönderilmekte, yörüngeler arasında (tabakadan tabakaya bindirilmek) araç taşınması gerçekleşmektedir. Sabit Durum Teorisi (Bir cisim hareket ettiğinde diğer hareket eden cisimler de nerede olur?) çalışmaları Albert Einstein’a izafiyet teorisi konusunda ufuk açmıştır. Uzay yörünge hesaplamaları ve determinant çalışmalarına ön ayak oldu. 1937 yılında, yani 81 yıl sonra master öğrencisi ve elektrik mühendisi Claude Shannon 2’li sayısal mantık uygulamasının elektrik rölelerinde kullanılabileceğini gösterdi, daha sonra bu mantık (Boole Mantığı) transistör olarak elektrik devrelerinde kullanılmaya başlandı.

Orta yaşlarında iken İrlanda’da patates mantarı nedeniyle açlıktan 1 milyondan fazla insan ölmüş, daha fazlası ise ülkeyi terk etmişti. Zaten yokluk içinde iken bu kıtlık ortamı onun zihnini çok meşgul etmişti ve bu konularda araştırmalar yapmıştı. Stres beynin ilacıdır. Yokluk yeni icat ve mutlu geleceklerin başlangıcıdır. İrlanda’da da bu cereyan etmişti. Rahatlığın ölüm olduğunu ve başkalarına hayat hakkı olduğunu da unutmayalım.

George Boole dindar bir insandı, akşam duaları için kiliseye giderdi. Ancak o buna rağmen, o teorilerine çalışırken Allah’ın tek olması gerektiği kanaatine varmıştı. Yani kendi dini çevresinde sorun çıkarmamakla birlikte onun inancı buydu.

Bir süre önce, 1915 yılı olabilir, ders verdiği üniversitede (Cork Üniversitesi) ders veren hocaların her biri için bir pencere hazırlanmıştı. George Boole Penceresi’ne kendisiyle birlikte ilgilendiği bilim adamlarının resimleri vitray olarak basılmıştı. Paskal, Copernik, Galileo, Arşimet, Aristotales, Newton, Bacon gibi on civarında bilim adamı, bir kısmı ya pagan ya da çok tanrı inancına sahip, ya da ezoterik örgüt taraftarları, ama o Allah’ın tek olduğuna inanıyor! Bu, onun dijital çağın babası olmasını sağlıyor. Zira 1 ve 0 rakamlarının mantıksal kulanımı sayesinde olayları küçük parçalara bölüp “1- 0” “evet –

hayır” “var-yok” sorgu ve cevaplarıyla yazılımın ilk uygulamalarını kurgulamış oldu. Bu aynı zamanda transistörün çalışma mantığıdır. Bir transistör, çip dediğimiz işlemcinin bir hücresini oluşturur, yani büyük bir çipte 1.2 trilyon transistör var ve bu, zamanla büyümeye devam etmektedir. Bu mantık olmasaydı başta Google olmak üzere hiçbir sosyal medya aracı ve yazılım icat edilemezdi. Bu, yaradılışta en küçük parçaların dizilişi ve çalışmasında tesadüfe yer olmadığını da göstermektedir, kromozomların dizilişinde olduğu gibi. Zira yazılımda da milyonlarca kod satırında bir tuşluk hata onun çalışmaması sonucunu doğurur. Bu eğitimi alan insanların işleri ve hayatlarında da bir tek hataya yer olmaz.

Elon Musk ve Bill Gates ilk oyunlarını bilgisayarla verilen kodlama kitabıyla 12-13 yaşlarında kendileri yazmıştı. Bugün bazı ülkelerde kodlama kulüpleri var ve 8-10 civarı yaşlarda çocuklar kendi oyunlarını üretmekte ve enerjilerini bu sahada harcamaktadırlar. Süper zeka ve istikrarlı öğrenciler böyle yetişiyor. Çağdaş kütüphaneler ve okullar birer kodlama kulübüdür. Her okul ve kütüphanede bir kodlama ve yazılım kulübü mutlaka kurulmalı ve takip edilmeli, müsabakalar düzenlenmeli…

Yapay zeka teknolojisi ve dijital çağın kapısının insanoğlu henüz başında. Bu kapıdan girebilen milletler ayakta kalacak, diğerleri ise yok edilecek… Zira kaynaklar kısıtlı, İnsanların çoğu aç gözlü ve her insanda biraz açığa çıkmayı bekleyen firavunluk var.

George Boole 1864’te zaturreden 49 yaşında öldü. Beş çocuk babasıydı, ayrıca kardeşleri, anne ve babasına da bakmıştı. Ancak okulla evi arasındaki mesafe 4 km idi ve yolda yağmura yakalanmıştı. Karısı sağlıkçı idi ve tedavinin hastalık sebebi ile benzer olması gerektiğine inanıyordu ve Boole’un üzerine ıslak battaniye sermesinin ölümünü hızlandırdığı söylenmekte… İnsanlık ise araladığı bu kapı için ona çok şey borçlu...

 

Sağlık ve Esenlikler

Antikya

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Akabe