Reklamı Geç
Merkez Market
Vakıf Katılım
Vakıf Katılım
Hatay Hastanesi
Zülfiyar

Zülfiyar

Mail: [email protected]

Yaz eğitim programımız…

 

 

Yaz eğitim programımız…

Süleyman Yılmaz

 

İlk önce Çin’in Wuhan şehrinde meydana gelen ve dünyayı etkileyen Covid-19 virüsü salgını 13 Mart 2020 tarihiyle birlikte ilk vakalarla ülkemize giriş yaptı. Hızlı tedbirle, ilk olarak eğitim kurumları kısa bir ara ve ardından uzaktan eğitim pratiğini yaşadı. Sosyal ve ekonomik hayatta yaşanan şaşkınlığın aksine MEB ve YÖK hızlı bir dönüşümle online eğitim ağını oluşturdu. Uygulama dersleri için verimli olmamakla birlikte teorik ve etkinlik içerikli dersler mevcut imkânlarla, bölgesel farklılıklar dâhilinde devam ettirilmeye çalışıldı.

Yeni eğitim-öğretim güz döneminde yüz yüze eğitim denemesi artan salgın vakaları nedeniyle kısa erimli oldu. Maalesef bahar dönemi de benzer şekilde gerçekleşti. Bu süreçte eğitim camiamızdan onlarca kayıplar verdik. Hepsine Allah rahmet eylesin inşallah. Aşı uygulamaları ile kısmi kademelerdeki yüz yüze ve uzaktan eğitimle dönemi tamamlayıp, yaz tatili sürecine 2 Temmuz itibariyle girmek üzereyiz. Yaz tatili başlangıcı telafi programı ile Temmuza sarkmış oldu. Bu arada bazı alanlarda zorluğuyla birlikte liseye geçiş ve yükseköğretime geçiş sınavları da tamamlanmış oldu. Kısaca, bir yandan pandemi süreci, bir yandan hibrit uygulamalı normal ve telafi eğitimiyle yaza ulaşmış olduk. Hem risklerle birlikte eğitimciler, öğrenciler, hem de evden süreci tüm heyecanı ile takipte olan ebeveynler yorucu bir dönem yaşamış oldu.

Sorumuz şudur; şimdi çocuklarımız ve aileleri ne yapacak, yazı nasıl geçirecek. Bu zorlu süreçten sonra ki bazı bölgelerimizin eğitime erişim dezavantajları da göz önünde tutulursa, nasıl bir yol haritası ve yaz programı oluşturmalıyız. Yaz tatili yorgunluğu atmak için mi, yoksa eğitimde edinim eksiklerini gidermek için mi değerlendirilecek? Hem o hem o stratejisi daha makul gözüküyor. Yorgun öğrenciler hem dinlenecek, hem eğlenecek, hem öğrenecek, yani dinlenirken, eğlenceli etkinliklerle öğrenecekler.

Zorlu pandemi sürecini yoğun geçiren bir aile olarak, bu dönemde ailecek pek can sıkıntısı ve sıkılma yaşama şansımız olmadı. Akademik çalışmanın yorgunluğunu, sanatsal ve kültürel uğraşılarla, tasarım temelli etkinliklerle geçirdik. Bu yoğunluk hem çocuklarımıza, hem de biz ebeveynlere büyük kazanımlar sağladı. Peki, yaz için plan ve programımız nasıl şekillenecek. Burada imkânlarımız nispetinde uğraşlar ve etkinlikler oluşturabiliriz. Biz yayla ortamını seçiyoruz. Buranın en güzel özelliği doğa ile baş başa olmamız. Dinlenme, eğlenme, doğa ve çeşitli etkinlikler için ideal bir ortam. Beraberimizde hem çocukların seviyesine uygun, hem de kendimiz için kitaplarımızı, sanatsal faaliyetler için enstrümanlarımızı, tasarım faaliyetleri için alet ve edevat setlerimizi getirdik. İsteyen köy hayatını, bir sahil beldesini, imkân kısıtlıysa evinin mahallini seçebilir.

Günlük okuma programları her kitap bir dünya olduğundan bilgi dağarcığını geliştirmede idealdir. Ebeveynler rol model gereği kendileri okumalı, çocuklarla kitap kritiği yapabilmelidir. Online müzik eğitimini yayla ortamına taşıdık. Çevremizdeki müzik kurslarından da istifade edebiliriz. Müzik için şartlarımız uygun değilse, dinlenerek eğlenmeyi resim ve elişi çalışmalarında yürütebiliriz. Belediyelerimizin aktivite merkezlerindeki ücretsiz kursları da değerlendirilebilir. Sportif faaliyetlere katılabiliriz. Sportif faaliyetler için ilgili müdürlüklerin bilumum spor ve kamp etkinliklerine katılabilir, böyle bir ortam yoksa akranlarımızla sportif etkinlikler gerçekleştirebiliriz. Bilimsel aktivitelere katılabiliriz. Belediyelerin bilim merkezleri ve TÜBİTAK vb kuruluşların bilimsel proje eğitimleri bu düşünce için alternatif ortamlardır. Kültürel oyunlarımızı canlı tutmamız için fırsatlarımız da var. Eğitim döneminde ev-servis-okul ve dört duvar arasında hayatını sürdürmek zorunda kalan çocuklarımıza unutulmaya yüz tutan oyunları güncelleyebiliriz. Yakan toplar, çelik çomaklar, misketler, ip atlamalar, çuval ve yumurta yarışları, seksekler daha nice oyunlar. Çocuklarımıza kendi doğal oyunları oynama, tasarım becerisiyle kendi oyuncaklarını yapabilme fırsatını verebiliriz.

Gezi gözlem faaliyetlerini de unutmayalım. Bulunduğumuz mahallin varsa müzelerini gezelim. Çocuklarımız geçmiş yaşantılarla ilgili somut bilgiler öğrensin. Doğal, tarihi ve turistik mekânları dolaşalım. Kültürel varlıklarımız hakkında bilgi sahibi olsunlar. Doğal deneyimler kazansınlar. Büyük ebeveynlerinin yanına gönderelim. Onların engin tecrübe, bilgi ve görgülerinden edinimler sağlasınlar.

Yeter ki kendimize ve çocuklarımıza dönük planımızda faaliyetler ve bunu icra edecek irademiz olsun. Hem eğitim, hem eğlence, hem dinlence, hepsi bir arada. Bırakın çocuklarımız yeni döneme enerjilerini toplasınlar. Pandeminin ağır yükünü atsınlar zihinlerinden. Haydi, buyurun uygulamaya.

 

Prof. Dr. ASÜ Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi

Marina

Makale Yorumları

  • Özgür yaşa02-11-2021 19:24

    Talim ve terbiye kurulu başkanlığına sizin gibi bir adam getirilmeli. Program konusunda muazzam bilginiz var.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar
Dilan Polat