Defne Çiçekçilik dikey sol
ÖZAL Sağ

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde

Bizim Çocuklarımız

Gece yarısı saat 00.15 suları, bir dükkânın darabası önünde Suriyeli bir karı-koca, çevrelerinde onlara sığınmaya, sağa sola hareket ederek ısınmaya çalışan ikisi kız 5 çocuk göze çarpıyor.

Bizim Çocuklarımız
  • 15 Kasım 2017, Çarşamba 15:49

Bizim Çocuklarımız

Gece yarısı saat 00.15 suları, bir dükkânın darabası önünde Suriyeli bir karı-koca, çevrelerinde onlara sığınmaya, sağa sola hareket ederek ısınmaya çalışan ikisi kız 5 çocuk göze çarpıyor. Vicdanları kanatan bu ve benzer görüntüler maalesef İslam ülkeleri arasında cirit atan Batılı ajan ve yöneticilerin içlerindeki iğrençliklerinin eseri olarak her gün bir yerlerde yaşanıyor. Bakmayın 5 ABD başkanının bir kasırga nedeniyle bir araya gelmesine, bir sürü sanatçının kendini yırtarcasına "we are the world, we are children" diye hünkürmesine... Söz konusu Müslüman çocuklar olduğunda kılları kıpırdamadığı gibi katillere ağızlarından salyalar saçarak yardım dahi ediyorlar.

 

35 yıl kadar önce İskenderun’da izlediğim yerel bir TV de Batılıları anlatırken meşhur Adam Smith’in gelişen ekonomi teorisinden bahsediyordu. Bu zavallı adam Freud, Darvin gibi uyuşturulmuş kafasıyla “Tarım, gıda maddeleri üretimi 2-4-8-16 şeklinde aritmetik artarken, insan nüfusu 3-9-27 şeklinde geometrik artacağından savaşlara müdahale edilmemeli, salgın hastalıklar önlenmemeli, nüfus sürekli kontrol altında tutulmalıdır” diyordu. İşte vahşi Batıda genel kabul gören bu teoriye göre; Batılı bir çocuğun iyi bir şekilde beslenmesi, gelişmesi için diğer ülkelerdeki üç çocuğun ölmesi gerektiğini hesaplamışlar. O yüzden bizde darbeci Evren ve yanındaki haydutlar yönetime gelir gelmez nüfus planlamasını en berbat şekliyle ülkemizde uygulamaya çalıştılar. Meyvesini vermedi mi, verdi ki artık nüfusumuz artmadığı, kritik sınıra geldiği için çocuk doğuran annelere bir sürü teşvik ve yardımlara rağmen, en fazla çocuğu olan ailemiz 3’ü geçmiyor. Şu anda Arakan’da, Libya’da, Irak’ta, Suriye’de ve Afrikada çocuklar sırf bu lanet düşünce nedeniyle hayatlarını kaybediyor. Batı âleminde, İsrail’de bir tek çocuk için milyonları gözyaşına boğan Batı, sıra İslam ülkeleri olduğunda konuya teferruat nazarıyla bakıyor. Hiç öneme katmıyor, katanları ise küçümsüyor. Öyle ya, Batılı çocuğun besili bir sığır gibi semirmesi, iyi beslenmesi, geleceğini güvene alması diğer çocukların ölümünden geçiyorsa bunun ne önemi olabilir?

 

Dünyanın çeşitli yerlerinde hayatlarından edilen, yerlerinden-yurtlarından koparılan insanlar var. Bölünen, bölünmeye çalışılan, yok edilen ülkeler mevcut. Söz sırası geldiğinde küçük bir saldırıyı yapan Müslüman ise anında İslami terör, kendilerinden bir vahşi, sırf içindeki pis duyguların güdümüyle katliam yaptıysa bu bir ruh hastası ya da yalnız kurt yapmış oluyor, hiç sözünü etmeyip üstünü kapatıveriyorlar. Elbette ilahi adalet sizin çocuklarınızı da rahat bırakmayacak, yoksulların, ezilmişlerin hakkını yiyerek, gasp edilen gıdalarla büyümüş çocuk ya ruh hastası veya yalnız bir katil haline gelecektir. Daha kaç gün geçti, hayvansal gıdalarla hızlı büyüttüğünüz sığırlar deli dana olup hiçbir işe yaramaz hale geldiği, tamamını itlaf etmiştiniz. İslam adıyla müsemma, selamette olmak demek, güvende yaşamaktır. Elinizdeki çirkin karalama araçlarınızla onu kirletmeye hiçbir zaman gücünüz yetmeyecektir. Her ne kadar Batılı eşekler aslan postuna bürünmüşse de postun her tarafından eşek olduğunuz görülüyor. Numaralarınızı kimse yutmuyor, herkes sizlere diş biliyor.

 

Bu günler olmasa da istediğiniz en etkili silahlar bile dünya milletlerine böyle zulmetmeye devam ettiğiniz takdirde sizleri kurtaramayacaktır. Nasıl Siyonistler parayla, faizle tüm dünya üzerinde hükümranlık kurmuş olsalar da herkes kendilerinden nefret ediyorsa, günü geldiğinde hiç ummadığınız yerler bile size başkaldırıp sizi yok etmeye kalkacaktır. Kurt kışı atlatır ama çektiği ayazı da unutmazmış. Bu yapılanlar milletlerin hafızasından asla silinmez.

 

O halde her ortamda seslendirdiğimiz geleceğimiz olan gençleri, çocukları elbirliğiyle koruyup kollamamız elzemdir. Irkı, rengi, dili, dini ne olursa olsun, herkesin eşit yaşama hakkı vardır. Bunu göz ardı etmeden onlara sırf insan oldukları için, “ yaradılanı seveceğiz, Yaradandan ötürü”… Aksi halde yarın çok geç olacaktır.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık