OVALI siğorta Sol
OVALI EMİSYON SAĞ

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde


  • 01 Ağustos 2018, Çarşamba 20:07
AbdurrahmanParlak

Abdurrahman Parlak

AH ANTAKYAM AH

“AH ANTAKYAM AH”
Şehirlerinde tıpkı canlı organizmalar gibi ruhları vardır. Mekanı şereflendiren insan; mimarisiyle, toprağı işlemesiyle, ticareti ve ekonomisi ile medeniyetler inşa ederek, kendi kültürel değerlerini ortaya çıkararak şehirlerin ruhunu oluşturmuşlardır. Üzerine kurulduğu coğrafya ve bu coğrafyanın sahip olduğu iklim yapısı şehirlerin maddi ve manevi kültürlerini etkileyen en büyük etkendir. Aynı zamanda şehrin sosyolojik ve demografik yapısı da, şehrin kültürünün oluşmasında ve şekillenmesinde temel etkenlerindendir. Bu anlamda ülkemizin bölgeleri arasındaki sosyo-ekonomik ve kültürel farklılıkları örnek teşkil etmektedir. Doğu Karadeniz ile Batı Anadolu arasındaki farklılık gibi.
Buradan hareketle çok sevdiğimiz, doğduğumuz, doyduğumuz ve en önemlisi de üzerinde yaşamaktan mutlu olduğumuz, coğrafyası, iklimi ve sahip olduğu zengin hoşgörü kültürü ve değerleri ile nevi şahsına münhasır bir şehirdir, Antakya. Çok eski bir yerleşim yeri olması hasebiyle, farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, bu farklı medeniyetlerin kültürlerini de günümüzde dahi barındıran çok kültürlü , sosyo-ekonomik yapısı, sosyolojik değerleri ve sahip olduğu stratejik konumunun önemi ile daha bir çok zenginliğe sahip bir şehirdir, Antakya. Özellikle: farklı kültürlerin mozaiğinden oluşan zengin mutfağı ve eşsiz lezzetleri ile, kadim medeniyetlere ev sahipliğinin gururunu yaşayan ve yansıtan bir şehirdir, Antakya. Farklı medeniyetlere ev sahipliği yapması dolayısıyla da, çok tarihi hadiselere şahitlik etmiş önemli bir şehirdir, Antakya. Üç büyük semavi dinin özel eserlerini bugüne kadar bünyesinde barındırması açısından da özel bir şehirdir, Antakya. Daha sayamadığımız onlarca özelliği ile birlikte, çok kadim medeniyetlerin ruhuna sahip olan bu şehre mensup bir vatandaş olmam sebebiyle, şehrin bugünkü geldiği durumuna üzüntümü sizlerle paylaşmak istiyorum...
Saydığımız tüm bu özellikleri ile çok güçlü bir ruha sahip bu şehir ne yazık ki, ne kadar üzülürsek üzülelim, hakettiği gibi yönetilmiyor. Cenab-Allah ; sanki mevcut belediyeciler eliyle bizleri cezalandırmaktadır. Şu anki görüntüsü ile, şehir demeye bin şahit ister. Yukarıdaki saydığım ve bu şehrin kendine has ruhunu meydana getiren özellikleri; bugün, zirü zeber edilmiştir. Size soruyorum Antakyalı olmayan birisine, Antakyayı mutlaka gezip görmelisiniz diyecek cesaretimiz hala var mı ? Nereyi gezdirmeyi düşünürüz ? Mevcut bu durumdan dolayı olduğunu düşündüğüm ve turlarla akın akın gelen ve şehrin ekonomisine nefes aldıran misafirlerimizde ziyaret etmez olunca, esnafımızın durumu da haliyle sıkıntılıdır. Çok acı ama terkedilmiş bir şehir görüntüsünde olan bu kenti, bazılarının düşündüğü gibi, terketmeyi düşünmediğimiz gibi çok ta seviyoruz. Fakat diğer şehirlerle aramızdaki farkı gördükçe sitemim ve kızgınlığım bir kat daha artmaktadır. Seviyoruz dedik ya; terketmeyeceğiz, dilimizin döndüğü kadar da , ayağa kalkıp bu şehri mevcut durumdan kurtarmak gerektiğini toplumun tüm dinamiklerine yüksek sesle, bıkmadan usanmadan söylemeye devam edeceğiz.
Antakyanın ve Antakyalıların ruhuna yapılan eziyetin sebebi ne ola ki ? diyen ve bu şehirde nefes alan herkesin kafa yorup, elini taşın altına koyma zamanıdır. Eşsiz güzelliği ile gelinimiz ünvanı ile taçlandırdığımız, asi nehrini söz verdikleri halde böyle bırakmak hangi vicdanın eseridir ? “Kent Konseyi Üyeleri,”
“Sivil Toplum Kuruluşları,” ile tüm “Esnaf odalarının Temsilcilerinin” suskunluğunun sebebi nedir ?
Gelin tüm bunların üstüne biraz da özeleştiri yapalım:
Belediyecilik yapamayarak sınıfta kalan mevcut yöneticiler kadar da, bu duruma ses çıkarmayıp ülfet eden bizlerinde suçlu olduğumuzu düşünüyorum. Bu anlamda kimsenin sesinin neden çıkmadığını da anlamış değilim. Acaba herkes halinden memnun mu diye düşünüyorum ? Fakat hemen aklıma “nasılsanız öyle yönetilirsiniz” sözü geliyor. Evini, işyerini, yaşadığı sokağını temizlemeyen ve temizlemeyi bırakın kirleten lerinde biz olduğumuzu unutmayalım. Ne yazık ki kirletmemeyi öğrenemedik. Üzülüyoruz, hem de çok üzülüyoruz, kral çıplak diyemediğimiz için üzülüyoruz. Üzülüyoruz çünkü; halen evlerimizde kendi kendimize konuşmaya devam edip, nafile sızlanmaya devam ediyoruz.
Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi daim eylesin.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık