Masal Life Dikey Sol
Yapar Oto Yıkama Sağ

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde


  • 01 Temmuz 2018, Pazar 20:31
AbdurrahmanParlak

Abdurrahman Parlak

“İnsan ve Demokrasi”

“İnsan ve Demokrasi”
Demokrasi halkın egemenliği anlamına gelen bir yönetim biçimidir. Bireylerin, genel ve eşit oy verme kültürü ile, sisteme katılımları ve temsilleri, demokrasinin temel özelliklerinden biridir. Bu özellik; Vatandaşların özgür iradeleri ile oy verme ve yönetime katılım noktasında her birey, eşittir anlamına gelmektedir. Yönetime talip olup, seçimlere girmek için örgütlenen siyasi partilerin birbirleri ile rekabet içinde olmaları çoğulculuktur. Çoğulculuk; rekabetçi kültürü, esas alması hasebiyle demokrasinin sağlıklı olması ve bekası açısından önemlidir. Demokrasi aynı zamanda çoğunlukçuluk esasını temel alan yönetimdir. Çoğunluğu temsil eden grubun, belirlenen zaman ve kurallara göre, söz sahibi olarak temsili elinde bulundurmasıdır. Hem “çoğulcu”, hem de “çoğunlukçu”, esaslara dayanan demokrasi; saygı, sevgi, nezaket ve hoşgörüyü içinde barındıran erdemli bireylere yakışan, faziletli bir rejimdir. Demokrasi; seçimlerin yüksek ahlaka uygun olarak ve temsilde adalet duygusunun ve insanı öncelemenin hakim unsur olduğu bir rejim olarak, diğer yönetimlerle kıyaslanmayacak kadar makbul bir rejimdir.
Ancak, erdemli insanların rejimi olan demokrasi ile tüm yönetim biçimlerinde, en önemli unsur insandır. Hangi yönetim biçimi olursa olsun insan, kendine yakışır, maddi ve manevi yönden rahat edeceği ve en önemlisi de, sahip olduğu aidiyet duygusunun gereği olarak, temsil edileceğini düşündüğü yönetimde yaşaması kadar tabii bir durum olmadığını ve bunun da hakkı olduğunu düşünür. İşte tam da burada benim kanaatime göre cevabı çok zor olan ve sorulması gereken nasıl ve kime oy verdiğimiz ile kimi, neden tercih ettiğimiz sorusudur. Seçme ve seçilme kültürünün hangi kriterlere göre oluştuğunun ve insanın tercihlerini nelerin belirlediğini sorgulamak demokrasinin gelişimine katkı sunacaktır. İnsanın seçme tercihlerini belirleyen saiklerin neler olduğu ile ilgili, toptancı ve sabit bir fikirle hareket etmek, bizi doğru bir tespit yapmaktan uzaklaştıracaktır. Ancak genel itibari ile, insanın dini anlayışının, ailesinin, hayata bakış açısının, örf ve adetlerinin, eğitim ve kültür seviyesinin, dost ve hatta arkadaşları ile, gelecekle ilgili kaygılarının seçme kültürünü etkilediğini söylersek yanılmayız. Tabii olarak seçtiği kimsenin de, bu kriterlere samimi olarak bağlı olmasına dikkat etmektedir.
Çoğulcu olduğunu bildiğimiz ve temsilde çoğunluğun söz sahibi olduğu demokraside, vatandaşlık görevini yerine getirerek, temsilcileri olarak “vekil” tayin ettikleri seçilenlerin sorumluluğunu, yerine getirip beklentilerini karşılayıp karşılamadıklarını takip etmek, seçenlerin en önemli tabii hakkıdır. Seçilenlerde; ülkelerine hizmet etmeleri ve sorumluluklarının farkında olarak hareket etmeleri için seçildiklerini unutmadan adaletli ve yüksek görev aşkıyla çalışmalıdırlar. Özellikle, toplumun beklentilerini, ihtiyaçlarını ve zaruretlerini sağlıklı bir şekilde belirlemeli, ülke gerçekleri ile örtüştürüp hizmet etmelidir. Özellikle kaynakların kullanımında ve dağılımında insani gerekçeleri ön planda tutup, adaletten ayrılmamalıdır. Çoğunluğun söz sahibi olmasının, azınlığın cezalandırılması anlamına gelmediğini, seçme ve seçilme tercihlerinin de, insanları ötekileştirmeye sebep olmadığını samimi icraatleri ile gösterme yükümlülüğünü unutmamalıdır.
Seçenlerin ve toplumu temsil etme adına seçilenlerinde, dikkat etmesi gereken önemli saiklerden birisi sahip oldukları ve mensubiyetinden memnunluk duyduğu devletinin bekasıdır. Devletin kurum ve kuruluşları ile birlikte, sağlam, güvenilir ve adaletli bir yapı olmasının yine kendi eliyle gerçekleşeceğini unutmamalıdır. Ve yine devletin, milleti ile son derece barışık olmasını ve varlık sebebinin, millet olduğu gerçeğini de tesis edici adımları atması gerektiğini unutmamalıdır.
Milleti yok sayarak, milleti anlayamayanların uzun ömürlü olmadıkları tarihle sabittir. Hele hele seçilen temcilcilerin halktan kopuk ve halkın dertlerini unutanların, günümüz seçmen profiline uymadıkları da ortadadır. Seçmen bu jakoben diyebileceğimiz zihniyetlere, bırakın yönetimi teslim etmeyi ciddiye bile almamaktadır. Bu manada; özellikle 24 Haziran 2018’de ülkemizde yapılan, Cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimleri, sonuçları itibariyle, kendi içinde çok süpriz ve anlamlı sonuçlar barındıran bir seçimdir. Bu seçim sosyologların, iletişim uzmanlarının ve dahi siyasetçilerin titizlikle değerlendirmesi gereken bir vakıa olarak tarihteki yerini almıştır. Aynı zamanda bu milletin feraseti ile bazılarına tokat gibi mesaj verdiği bir seçimdir.
Geleceğimiz aydınlık olsun.
 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık