Halep Tur sol dikey
Cemile TUNA Dikey Sağ

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde

  • Dolar 4.6960
  • Euro 5.4701
  • GR ALTIN 191.59
  • ÇEYREK 313.11

  • 08 Mart 2018, Perşembe 9:46
ArzuYalçın

Arzu Yalçın

KADIN SİYASETTE YERİNİ ALMALI

KADIN SİYASETTE YERİNİ ALMALI

F. Arzu Yalçın

 

1857 yılında daha iyi çalışma koşulları sağlamak için grev yapan 40.000 kadın işçiden 129 kadının polisin müdahalesi sonucu yanarak hayatını kaybetmesi üzerine, Danimarka’nın Kopenhag kentinde düzenlenen 2’ci Enternasyonale bağlı kadınlar konferansında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Alman Sosyal Demokrat önderlerinden Clara Zetkin önerisi ile 1857 yılında 8 Martta ölen kadınlar anısına (International Women's Day) Dünya Kadınlar Günü olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ı "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul ederek uluslararası boyut kazandırılmıştır.

8 Mart Dünya kadınlar Günü insan hakları temelinde kadınların siyasal, sosyal ve toplumsal hayatın içinde var olma bilincinin geliştirilmesine katkı sağlandığı ve kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olduğunu niteleyen özel bir gündür. Bu günlerde kadınların sorunları, sosyal ve siyasal hakları her zamankinden daha fazla ele alınmaktadır. Ülkemizde kadın hakları alanında Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan liderliğinde AK Parti Hükümetlerinin kadının yasal hakları, çalışma hayatı, siyasi yaşamda görev alması ve topluma kazandırılmasında önemli çalışmalar yapmıştır ve yapılmaya devam etmektedir.. “AK Parti Hükümetinin Kadına Kazandırdıkları” isimli makalemde Anayasal ve Medeni Kanunda yaptığı önemli kazanımları daha önce anlatmıştım. Bu anlamda Sayın Cumhurbaşkanımıza kadına verdiği değerden dolayı teşekkür ediyorum. Fakat kadınlarımız kazandıkları haklara rağmen, çalışma yaşamında sayılarının artması karşın, siyasi yaşamda aynı oranda karşılık bulamamıştır. Buna rağmen en fazla kadın Milletvekili AK Parti Hükümetleri döneminde seçilmiştir.

Geçmişten bu güne bir bakarsak, Cumhuriyet tarihinde ilk defa kadınlara 5 Aralık 1934 günü 1924 Anayasasının 10 ve 11. maddelerinde yapılan değişiklikler ile kadınlara seçme ve seçilebilme hakkı verilmiştir. Seçme ve seçilme hakkına sahip olması ile başlayan siyasi hak kazanımı kadının siyasete katılması demokrasi ve eşitliğin sağlanması yolunda atılmış önemli bir adımdır. Cumhuriyet tarihinde ilk 1935 yılında Türk kadını oy kullanmış ve 18 kadın milletvekili meclise girmiştir. İsviçre ve Fransa gibi Avrupa ülkelerinde dahi kadınlar Türk kadınından sonra seçme ve seçilme hakkını elde etmişlerdir. Fransa da kadınlar 1944 yılında, Yunanistan’da 1952, İsviçre’de 1974 yılında seçme ve seçilme hakkına kavuşmuşlardır.

Ülkemizde kadınlar siyasete katılma hakkını bir çok ülkeden önce elde etmesine karşın siyasette yeterli katılım oranına sahip olmadığı görülmektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisindeki kadın milletvekili sayısı ve oranlarına baktığımızda; 1935 yılında 18 milletvekili ile %4,5 iken, 81 yıl sonra 81 milletvekili bu oran ,7'ye yükselmiştir.2018 yılında mecliste 2 tane kadın Bakan bulunmaktadır. Meclisteki kadın sayısı yeterli değildir. Yerel seçimlerde de kadınlar öne çıkamamıştır. Ülkemizde 2009 yılı yerel seçimlerinde kadın belediye başkanı oranı %0,9 iken 2014 yılı yerel seçimlerinde bu oran %2,9 oldu. Kadın muhtar oranı 2009 yılı yerel seçimlerinde %2,3 iken 2014 yılı yerel seçimlerinde bu oran %2 olmuştur. Nüfusumuzun yarısı, I,8’ini ise kadınlar oluşturmaktadır. Yaşamın her alanında var olan kadınlar, hükümetimizin

de yapmış olduğu eğitim seferberliklerinin de etkisiyle her geçen gün eğitim düzeyi yükselmektedir. Toplam Yüksekokul ve Fakülte mezunu olan kadınların toplam nüfusa oranı ,1’dir. (Bu oran erkeklerde yüzde 17.9) Kadınlarımızın eğitim düzeyi yükseldikçe çalışan nüfus içindeki oranı artmaktadır. Kadınların toplam istihdamdaki payı 5’dir. Eğitim düzeyinin yükselmesi ve üretimin içinde bulunması kadınlarımızın siyasette temsil oranının yükselmesini gerekli kılmaktadır.

Kadınların siyasette daha fazla yer alması durumunda, daha çok kadınların ilgi ve sorumluluk alanı olarak görülen aile içi şiddet, çocuk tacizi, eğitim, kadına yönelik Mobing gibi konuların gündeme taşınmasında aktif rol alacaktır. Kadınların siyasete girmesi desteklenirse kadınlarda erkekler kadar her alanda başarılı olacaktır. Kadınlar sosyal, siyasal ve ekonomik alanlarda varolma mücadelesinde yeterli seviyeye gelmediği sürece, demokrasi mücadelesi başarıya ulaşamaz. Demokrasiden söz etmek istiyorsak öncelikle cinsiyet ayrımcılığı yapılmaması, kadının sadece hukuksal alanda değil, gerçek yaşamda, eşit haklara sahip olması ve demokratik haklarını kullanabilmesinin önü açılmalı ve destek olunmalıdır.

Bizler cenneti kadının ayakları altına seren yüce bir dinin mensuplarıyız. Gönül coğrafyamız, da savaşların gölgesi altında, şiddete, tecavüze uğrayan, öldürülen, evlerinden yurtlarından sürülen, şehit acısıyla gözyaşı döken kadınların acısının dindiği, cinsiyet ayrımının giderildiği kadının, siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda özgürleşmesini temenni ediyor, kadına hakkettiği değerin verileceği nice 8 Mart’lar diliyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık