ovalı hasar destek dikey sol
OVALI EMİSYON SAĞ

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde


  • 12 Kasım 2018, Pazartesi 23:07
İsmailVardı

İsmail Vardı

MUHAFAZAKAR ÇIKMAZ

MUHAFAZAKAR ÇIKMAZ

 

    Seküler dünyanın insan refahı için türlü arayışlar sonrası bulduğu bir çok ekonomik, sosyal,siyasal düzenler hep bir rekabet, etki- tepki, neden sonuç ilişkisi ile süregelmiştir.Her biri bir diğerinden üstün ve daha adil özellikler barındırmakla beraber hep bir zaaf içerisinde eleştiri konusu olmuşlardır.Kapitalist sistemindeki rekabetçi yenilikçi özelliğine karşılık sosyalist ekonomik modelin daha adil bir bölüşüm öngören yapısı birbirine üstünlük sağlayan özellikler barındırmaktadır. 

      Tüm bu batı orjinli modeller toplumsal refahı nasıl sağlarız sorusunu cevaplamak ve çözüm önerileri sunmak için çeşitli teoriler sunmaktadırlar. Öyleki insanın inanç değerlerine kadar inen birey ile Tanrı ilişkisine kadar detaylar bu sistemlerin felsefik temellerini güçlendiren , önesürülen argümanlar olabilmektedir. Doğrusu insanın madde ile olan ilşkisinde yaratıcı olmadan ya da yaratıcıya atıfta bulunulmadan bir model geliştirmek hayatın akışına aykırı olurdu. 

       Hristiyan dünyanın refahı sağlamak için kendi değerlerini bir tarafa bıraktığı ve arayışa girdiği bu serancam sonunda onları maddi dünyanın nimetlerine kavuşturduğunu görmekteyiz. 

     Zenginliklerinin kaynağını ister biryerleri sömürerek ister sorgulama güçlerindeki ivme ile nasıl açıklanırsa açıklansın bir gerçek var ki bugünün dünyasının en güçlüleri “oradan” çıkmaktadır.Hayatın akışına yön veren kurumlarıyla, iktisadi ilişkilerdeki mantık ve felsefesiyle çok ciddi bir Batı medeniyeti ile karşı karşıyayız.İnsanın varoluşundan bu yana ekonomik ve teknolojik sürekliliğin bu denli istikrarlı geliştiği bir dönem olmamıştır.  

      İslam toplumlarının tabir caizse sürekli sermayeden yediği son Bin yıllık milenyum ilk çağ toplumlarındaki “toplayıcılık” dönemini andırmaktadır. Bu inancımı yanlışlamak için Osmanlı cihan devletini örnek vermek ise medeniyet süreçlerinin ileriki dönemleri etkileyerek sarkmasını dikkate almamak demek olacaktır. İslam medeniyeti ortaya çıktığı andan itibaren takriben 4-5 yüzyıl altın dönemini yaşamış ondan sonra gelen devlet ve toplumlarsa o düşünce, felsefe, bilim ve tıp alanlarındaki elde edilen gelişmelerin mirası ile yaşamış, onun üzerine bir şey koyamamıştır. Günümüzde müslüman ülkelerin ve düşünürlerinin çağa hitap eden ne bir ekonomik modeli ne bu yolda uğraşları var. 

      Hal bu iken islam medeniyeti kavramı ütopik bir hedef olarak kalmaya mahkumdur.Liberal ekonominin mabedleri sayılan finans kuruluşları Batı’da paranın kirasal karşılığı olan faiz ile temel omurgasını kurarken bu durum islamın temel karşı duruşlarından birini oluşturuyor. Peki bunun yerine ne koyulacaktır ? Bunun gibi sorunlara türlü alternatif arayışlar olmakla beraber dünya ekonomik sisteminde ciddi bir etki alanı oluşturamamıştır.İktisadi hayatın ana gövdesini oluşturan sermaye +hammadde +müteşebbis =küçük firmalardan oluşan bir ülke ekonomisi genel kabulünde bu üçlemenin kimler tarafından, nasıl bir serbest ortamda yapılacağının pratik manifestosu sistemleşmemişken nasıl bir medeniyet tasavvuru olacaktır?

     Hülasa Batı medeniyetinin iktisad tanımından tutun da ekonominin tüm oyuncularına kadar tanım ve görev dağılımına kadar birçok eksiğimiz var. Bu noktada medeniyet kaygısı taşıyan tüm aktörlerin insana iyi, güzel, adil ve toplumsal ve milletlerarası mutluluğu sağlamaya yönelik çabalara katkı vermesi, destek sağlaması hedeflenen gayeler için zaruridir.

       Millet- Devlet dayanışması ile yüksek hedefler benimsenmesi ve bu yolda uzun vadeli arayışlar geleceği ihya için yarınlarımızı aydınlık görmemizde bizleri iyimser yapacaktır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık