OVALI siğorta Sol
OVALI EMİSYON SAĞ

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde


  • 08 Kasım 2018, Perşembe 15:11
MustafaDilek

Mustafa Dilek

YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE

YEREL SEÇİMLER ÜZERİNE

Haydi bakalım, seçim geldiğine göre teker teker safları belirleyelim. Omurgalı ve omurgasızlar olarak ikiye ayıracağımız bu iki safta da bir taraf, çıkarları üzerine hareket ederken, diğer taraf ise tamamen inandıkları üzerine hareket ediyor ki bu yapıda insan bulmak için mikroskop temin etmeniz gerekebilir. 100 lira ile 50 bin lira arasında değişen omurgasızlık safının ön taraflarında yer bulanların rakamları artıyor, haliyle beklentileri de. Burada kimin eli kimin cebinde belli değil. Vatandaşı düşünmek için ya cenazesine gidecekler, ya da kişinin oy potansiyeline bakacaklar. Ön taraftakilerin başka bir özelliği ise reklam ve tanıtım. Ne reklam ama… Sosyal medya’dan giydir Allah giydir. Doğru yanlışı zaten bu safta sorgulayanı bulamazsın. O yüzden omurgasızlar safı her seçim olduğu gibi bu seçimde de omurgalılardan fazla olarak partileri kuşatacak. Gelelim omurgalılara. Kardeşim ne kadar meraklısınız küsmelere alınmalara darılmalara. Yapmayın bunu. Sonuçta siz bir yolun neferi olarak hareket ediyorsunuz. Biraz olsun mücadele gücünüz olsun. Ama sizde haklısınız hangi parti olursa olsun, kendisini mutlu edecek sözleri söyleyeni yanında tutmaya pek meraklı. Siz inadına acılarla söyleyin ki; bu yalancı mutluluk simsarları biraz olsun omurgalıların tarafından uzaklaşsın. Başarılar.

KUYRUĞUNU SONSUZA KADAR YİYEN YILAN

Birçok Antakya’lı vatandaşın derdi sürekli olarak aynı sarmalın içinde kuyruğunu sonsuza kadar yiyen yılan misali “Asi nehri, trafik sorunu, yeşil alan, hizmet geldi gelmedi tartışması, çarşılar” olarak aynı döngüde kendini sonsuza kadar tekrarlıyor. Buradan soruyorum. Uzun yıllardır bu şekilde kısır döngülerle günlerimizi heba etmenin kime ne kazancı oldu? Asi nehri üzerinden yapılan siyasi çıkar tartışmalarından sıkılmadınız mı? Tarihi nehir yüzyıllardır yolunda akıp giderken son 10 yılda karşılaştığı kadar bir baskıyla karşılaş mıdır? Ya da bu çok şikayetçi olduğumuz trafik sorunu çözülür mü? Nasıl çözülsün bugün her eve 2,78 araç düşerken birde yürümek gibi vücudun en önemli ihtiyacı olan yürümekten aciz olmakta mı Belediyelerin suçu? Her yağmurda yıkıldı yıkılacak denilen çarşımızın sorununu çözmeyen siyasiler o çarşıyı ziyarete geldiğinde onlara çay vermek mi bizi su baskınından kurtaracak? Hizmet var yok tartışmasına bile girmek istemiyorum. Ama şunu iyi bilmeliyiz ki; “Hizmet” demek aslfat yol yapmak demek değil. Fakat biz çöp konteynırı boyamayı başaran belediyeyi tebrik ederek mi hizmet geldi diyeceğiz? Bu döngülerden Antakyalı olarak sıkılmadık mı? Antakyanın tarihiyle övüne övüne göğüs kabartmak hoşumuza gidiyor ama mozaik denilince neden herkes öcü gibi yaklaşıyor veya bugün kim kendi tarihine ne kadar hakim. 2019’a girerken kendimizi bilinçlendirmek bu kadar zor mu? Bugün tarihi Roma Köprüsü’nü yıkan zihniyeti haklı görmek Antakyalı olmaya hıyanet değil mi? Ya bırakın temiz su geldi, gelecek, gidecek demeyi. Asi’nin heybetini göstereecek Bir tane Sembolik su değirmenimiz var mı? Tarihe sahip çıkmaktan kaçmak, mecliste veya afişler hazırlatarak yapılamayan hizmeti birde üstüne yalan olarak beyan etmek mi, Hizmet etmek? Yapmayalım. Bunu kendimize yapmayalım. Kendi kuyruğunu sonsuza kadar yiyen yılan olarak çürüyüp gitmeyi ben Antakyalılara da Antakya’ya da yakıştırmıyorum.

28 EKİM İZLENİMİ VE BAKALIM 10 KASIM’DA NE OLACAK?

Bir eleştiri yapmak istiyorum. Bu eleştiri kendisini yerli ve milli ilan edenlerin duruşunu ve gerçek zihniyeti gösterecek bir eleştiri. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları gerçekleşirken 28 Tarihinde Vali Bey şehitlik ziyareti gerçekleştirerek, şehitlerimizi ve yakınlarını ziyaret etti. Gözlerden herkesin kaçırdığı gerçek “Kendisini yerli ve milli ilan edenlerin” o gün şehit mezarlığında olmayıyıştı. Hergün ama hergün vatan, millet, diyerek zaten vatandaşın dardamağın olmuş siyasi zihnindeki son birkaç parçayıda sökmeye çalışırken kendi reklamını “Türkiye ve milletini seven” karakter olarak yansıtan sevgili AK Parti Hatay teşkilatı sizleri neden 28 Ekim de Şehitlikte göremediğimizi sormak bizlerin, şehitlere olan borcudur. Eğer kendinizi sürekli olarak vatandaşın yanında olmak olarak görüyorsanız bunu gerçekten yapın. “Aman canım, hep aynı şey” diyenler olabilir. Bilmeliyiz ki insan tutarlılığıyla bir karakter edinir. Ama 29 ekim töreninde İl Başkanı ve Milletvekillerinden Sabahat Hanım’ı protolde gördük. Gelelim yarın ki 10 Kasım törenlerine. Bakalım 10 Kasım törenlerinde ne olacak. Türkiye tarihini Abdülhamit Han’dan başlatma saçmalığına devam mı edilecek yoksa Cumhuriyetin 1923 yılında kurulduğu gerçeğini sindirmeyi başaracaklar mı?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık