OVALI siğorta Sol
Ovalı hasar destek dikey sağ

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde


  • 29 Kasım 2018, Perşembe 10:46
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

CENAZELERDE GÜZEL VE GÜZEL OLMAYAN ŞEYLER

CENAZELERDE GÜZEL VE GÜZEL OLMAYAN ŞEYLER

 

muallimosman - Bir müslümanın diğer müslüman kardeşine karşı görev ve sorumluluklarından biri de onun cenazesine katılması, cenaze namazını kılması, ailesine ve yakınlarına taziyede bulunmasıdır. Zira peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam bir hadisinde şöyle buyurur: “Bir müslümanın diğer müslüman kardeşi üzerinde beş hakkı vardır. Bunlar; Selamını almak, hastalığında onu ziyaret etmek, cenazesine katılmak, davetine icabet etmek, hapşırdığı zaman “Yerhamüke Allah” demek’tir.”

Sağlıklı ve varlıklı anlarında bile sevgi ve ilgi bekleyen insanlar, hastalık ve ölüm gibi sıkıntılı ve üzüntülü anlarında bu ilgi ve sevgiye daha çok ihtiyaç duyar!... Bir yakınını kaybeden insan üzüntülüdür. Yakınlarından ve dostlarından ilgi ve yardım bekler, dua ve tâziye bekler.. Acısını ve üzüntüsünü paylaşacak dostlarını yanında görmek ister. İşte, sevgi ve merhamet dini olan İslam dininde cenazelere katılmak ve taziyede bulunmak Allah katında sevabı ve mükafatı büyük olan faziletli bir davranıştır. Bunun şuurunda olan mü’minler, Allah’ın emrine ve Peygamberimizin sünnetine uyarak, ölen din kardeşlerinin cenazelerine katılırlar, namazını kılarlar, defin işlerinin yerine getirilmesinde onların yanında olurlar. Orada bulunurlar, ailesine ve yakınlarına yardım ve desteklerini esirgemezler. Definden sonra ölen din kardeşleri için dua ederler, ailesine ve yakınlarına taziyede bulunurlar, sabır tavsiye ederek onları teselli ederler. Bunlar, sünnet ve müstehap olan güzel davranışlardır.

Ancak, bugün cenazeler için yapılan merasim ve taziyelerde birçok şeyin peygamberimizin sünnetine ve Allahın kitabına uygun olmadığını, ölüye ve ailesine faydası olmayan abartılı ve ilaveli bir takım uygulamalar yapıldığını görürsünüz. Meselâ; Cenaze namazlarında mevtanın yanına çelenk konulması, tabutlarda isim ve reklamların olması, Cenaze kabristanlığa götürülürken ve takip edilirken yüksek sesle tekbir getirilmesi ve slogan atılması, Taziyelerde ilahi ve kaside okunması, vaaz edilmesi, Cenaze taziyelerinde siyasi, ticari, dünyevi sohbetler yapılması, yüksek sesli konuşmalar, münakaşalar ve kahkahalı sohbetler yapılması.… v.s. güzel ve doğru olmayan şeylerdir. Halbuki peygamberimiz, cenazelerde cenaze namazını kılmaktan, dua ve sabır dilemekten başka bir şey yapmamıştır. Mevtanın ihtiyacı duâdır. Duâların makbul olanı da kısa, özlü ve ihlaslı olanıdır. Peygamberimizin duâları hep kısa ve özlü olmuştur. Mukaddes kitabımız Kur’an’da Yüce Rabbimizin bize öğütlediği tüm dualar kısa, sade ve özlüdür. Ama bizde elilar okuyor.. Dualarda mevta için ya bir cümle oluyor ya da iki cümle… Halbuki müslümanlar cenazelerde peygamberimizin şu duâsını yapsalar ne kadar güzel olur değil mi!.. “ Allahım! onu bağışla, ona merhamet et! Onu kabir azabından ve Cehennem ateşinden koru. Onu cennetine giren kullarından kıl!.. Allahım! Bizi, ana babamızı ve tüm mü’minleri bağışla!. Ey Allahım! Bizleri yaşatırken iman üzere yaşat. Ölürken de iman üzere öldür. Bizleri razı olduğun kullarından eyle.” İşte cenazelerde okunacak en güzel duâ budur. Peygamberimiz cenazesine katıldığı kişinin kabri başında bir müddet durur, yukardaki duayı içinden sessizce okurdu. Biliniz ki, ölü için âmin diyenlerin sayısının çokluğundan ziyade duâ edenlerin ve duâların çokluğu daha önemlidir.. Peygamberimiz ölüye Kur’an okumamış ve okutmamıştır..Mevlid okumamış ve okutmamıştır. Ancak Peygamberimizin: “Ölülerinize okuyunuz.” hadisini delil gösterilerek Müslümanlar peygamberimizden sonraki yıllarda ölüler için zaman zaman duâ niyetine Kur’andan “Yâsin suresini” veya Kurandan kısa bölümler okumuşlardır. Aslında ölüye Kuran okumak ve sesli dualar yapmak peygamberimizin sünnetinden değildir. Zîra görüyoruz ki, Kur’an okunurken birçok müslüman sohbet ediyor veya başka bir işle meşgul oluyor. Bu ise insanların günah kazanmalarına sebebiyet veriyor. Çünkü Kur’an okunuyorsa susup dinlemek gerekir. Allah’ın emri böyledir. Geçenlerde bir taziyeye gitmiştim. Bir hoca efendinin Kuran okuması ilavelerle birlikte yarım saat sürdü, insanların bazısı okunan Kuranı dinlemek yerine kendi aralarında sohbet ediyordu. Tilavetin bitiminde tam dua yapılacaktı ki, araya bir başka hoca efendi girdi ve yarım saat konuştu. Arkasından uzun bir duâ. Okudu ve bu merasim tam bir saat sürdü. Bu davranış oradakileri usandırdı. Bu nedenle cenazelerde okunan Kur’anlar ve dualar kısa olmalıdır, hafif bir ses tonuyla ve teğanni yapmadan dua eder gibi okunmalıdır. Geçenlerde bir başka taziyeye gitmiştim. Orada bir masanın üzerinde mukaddes kitabımız Kur’anı Kerim bulunuyordu. Biraz sonra bir mü’min kardeşimiz oraya gitti ve masadaki Kur’anı açtı ve içinden kısa bir bölüm okuduktan sonra, ”Fatiha” dedi ve Kuranı kapatarak masadan ayrıldı. Bu daha güzel bir davranıştı, Diyorum ki, keşke her cenazede böyle yapılsa!.. Taziyenin, tilavetin ve duanın kısası ve ihlaslısı makbuldür…Çünkü oraya gelenlerin mazereti olanı vardır, hastası olanı vardır, âcil işi olanı vardır, kimisi işe veya yola gidecektir. v.s. İnsanları din adına, cenaze adına zorla orada tutmaya hakkımız yok. Peygamberimizin böyle bir sünneti ve uygulaması zaten yok. Aslında taziye yerinde sessiz duâlardan ve tefekkürden başka şey olmamalı ve Tâziyeler üç günü geçmemelidir. Ömrünüz feyizli ve huzurlu, ibadetleriniz, ameliniz ve dualarınız ihlaslı ve makbul olsun!..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık