Meclis Kültür Sanat Merkezi dikey sol
zeno mobilya dikey sağ

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde


  • 12 Ekim 2018, Cuma 11:38
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

Edeb Yâ Hû

 

Osman Onbaşıgil

 

Edeb Yâ Hû

(Bugün sıra dışı bir yazıyı kaleme aldım. Geçmişte amatörce ilgilendiğim Hat yazılarımla ilgili bir çalışma yaparken yukardaki yazım dikkatimi çekti ve bu yazıyı okurlarımızla paylaşalım dedim)

“Edeb Yâ Hû..” Bu söz, insanları Edeb’e davet için sık sık kullanılan uyarıcı bir sözdür. Pekî, Edeb nedir?. Edeb; İnsanın kendisini Allah nezdinde ve insanlar nezdinde utandıracak her türlü kötü ve çirkin olan söz ve davranıştan uzak durması, söz ve davranışlarında ölçülü, nâzik ve kibar olmasıdır. Edebin ölçüsü ise; Kur’an ve Sünnet’tir. Zira Yüce Allah Kur’anda şöyle buyurur: “Bu Kur’an insanlar için bir tebliğ, Allah’tan korkanlar için bir yol gösterici ve bir öğüttür.” (Âli İmran-138) “Ey insanlar! And olsun ki, Allah’ı ananlar ve Allah’a ve âhiret yurduna kavuşmayı arzu edenler için Allah’ın Rasûlünde sizin için güzel örnekler vardır.” (Ahzab-21)

İnsanın bilgili, kültürlü, faziletli ve medenî olup olmadığı edebi ile anlaşılır. İnsan; edebi kadar insandır, edebi kadar mümindir!.. Zira insan; ne kadar bilgili olursa olsun, ne kadar zengin olursa olsun, ne kadar mal, mülk ve servete sahip olursa olsun, hangi makam ve mevkide bulunursa bulunsun, hangi lüks yaşantıyı yaşarsa yaşasın, eğer onda Edeb yoksa, O kimse insanlıktan ve medenilikten uzak demektir. Onun ne kendisine ne de çevresine vereceği bir huzur olmaz!... Allaha olan imanında ve kulluğunda da samimiyet ve bereket olmaz. Hz.Mevlâna, Edebsiz insanın, insan olamayacağını, insan ile hayvan arasındaki farkın Edeb olduğunu ifade eder ve şöyle der; “İnsanoğlu eğer Edebsiz ise O, insan değildir. İnsan ile hayvan arasındaki fark Edebtir. Aç gözünü ve Allahın kelâmına bak! Âyet, âyet Kur’anın manasının tamamı Edeptir.” Peygamebrimiz Hz.Muhammed (a.s) bir hadisinde şöyle buyurur: “İnsanın en kâmili-mükemmeli- ahlakı en güzel olandır.”

Edebin olduğu yerde; dostluk, kardeşlik, nezaket, letâfet, tevâzu, hoşgörü, sevgi ve samimiyet vardır. Çünkü Edep; sevgi ve saygı demektir, hoşgörü ve samimiyet demektir, nezaket ve tevâzu demektir, barış ve dostluk demektir, huzur ve güven demektir. Peygamberimiz bir hadisinde: “Bir kimse kendisi için arzu ettiği şeyi diğer din kardeşi için arzu etmedikçe gerçek iman etmiş olamaz.” buyurduğu gibi mümin olmanın en önemli özelliği; kendisi için arzu ettiği güzel şeyleri diğer insanlar için de arzu etmesi ve uygulaması demektir. Sevgili peygamberimiz, kendisini ziyarete gelen bir kimseyi görünce üzerinde oturduğu hasırdan kalkarak onun üzerine gelen misafiri oturtması o büyük peygamberin edeple ilgili güzel bir örneğidir.

Hz Ömer, halifeliği sırasında bir Şam yolculuğunda devesine kölesiyle nöbetleşe ve sırayla binmesi ve bu uygulamasını Şam’a girinceye kadar sürdürmesi de onun merhamet ve tevazuda peygamberimizle aynı edeb içinde olduğunu gösteren bir başka edep örneğidir.

Yine Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Gazi misafir olduğu Şeyh Edebâli’nin evinde gece yatacağı odanın duvarında asılı olan Kur’anı görünce, Allah’a ve Kur’ana olan edebinden dolayı o gece yatağında yatmayarak, sabaha kadar Kur’an okuması da bir başka edep örneğidir. Bu güzel örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Hazret-i Yusuf, kendisine olmadık eziyetler eden kardeşleriyle buluştuğunda onlara: “Bugün size başa kakma ve ayıplama yoktur, Allah sizi affetsin! O merhametlilerin en merhametlisidir.” (Yûsuf, 92) diyerek, affedebilmenin de bir edeb olduğunu göstermiştir.

Edepli insan söz ve davranışlarında insan seçmez, herkese karşı alçak gönüllü, hoşgörülü ve merhametli davranır. O karşıdaki insanın davranış seviyesine göre değil ilahi edebten aldığı terbiyesine göre muamele eder. Edepli insan başkasından zarar görebilir, fakat başkasına asla zarar vermez. Birileri onu aldatabilir, fakat o kimseyi aldatmaz. Edep insanın kendini bilmesidir. Yunus Emre bir sözünde: “İlim, ilim bilmektir; İlim kendini bilmektir; Sen kendini bilmezsen; Ya nice okumaktır.” dediği gibi bir kimsede Edeb varsa onda ilim var demektir. Ama edepsiz bir insan kütüphaneler dolusu kitaplar okusa, içindeki bilgileri yutsa dahi söz ve davranışları edebe uymuyorsa o kimse âlim sayılmaz, edepli sayılmaz. Öyle edepli insan vardır ki kendisine edepsizlik yapılsa bile O edebini bozmaz. Edebli kimse edebinden susar, karşılık vermez. Edepsiz de “Ben susturdum” zanneder. Bir şâirin dediği gibi: “Edepli insanın Edebi elvermez edepsizlik edene. Susmak en güzel cevaptır, edepsizlik edene!..” Demek ki, bir kimse iyi bir insan olmak istiyorsa; kendisine nasıl davranılmasını arzu ediyorsa diğer insanlara ve varlıklara da aynı şekilde davranmalıdır! Kendisi için arzu ettiği tüm güzellikleri, iyilikleri ve faziletleri diğer insanlar için de arzu etmelidir. Edebin ana ölçüsü budur. “Merhamet et ki merhamet göresin! Affet ki affedilesin!.. İltifat et ki iltifat göresin!.. Sev ki sevilesin!.. Say ki, saygı göresin!.. İyilik etki, iyilik bulasın!.. Edebli ol ki, lütuf bulasın!.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık