Kapan Ambalaj sol
Yapar Oto Yıkama dikey sağ bayram kampanyası

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde


  • 09 Ağustos 2018, Perşembe 15:26
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

İSLAMDA ÇALIŞMA ve KAZANÇ AHLAKI

İSLAMDA ÇALIŞMA ve KAZANÇ AHLAKI

Muallimosman-Yüce Allah Kur’anda: “Allah’ın sana verdiklerinden ahiret yurdunu ara. Dünyadaki nasibini de unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap, yeryüzünde bozgunculuk yapma. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez.” (Kasas-77) buyurduğu gibi insanın yaratılış gayesi; ebedi olarak yaşayacağı ahiret yurdu için kazanımlar elde etmesidir. Ancak, bunu yaparken dünyadaki nasibini de unutmamasıdır. Yani, peygamberimizin “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalışın, ama yarın ölecekmiş gibi ahret için hazırlık yapın” buyurduğu gibi hem dünya hayatı için çalışmalı hem de ahret yurdu için hazırlık yapmalıdır. Ve Yüce Allah’ın Kur’anda: “İnsan için kendi çalışmasından başkası yoktur.” (Necm-39) buyurduğu gibi insanın kendisi için çalışarak kazandıklarından başkası yoktur.

Bu nedenle insan, Allah’ın meşru ve helâl kıldığı ve razı olduğu zeminlerde ve işlerde çalışarak güzel ve feyizli kazançlar elde etmelidir. İnsan her işini yaparken ondan dünya kazancı elde ederken aynı işten ahiret için de bir hisse kazanmalıdır. Ancak, bu şekilde elde edilen kazançlar Allah katında değerli ve hayırlıdır. İnsan için faydalıdır ve feyizlidir. Bu ölçünün dışındaki çalışmaların, kazançların ve başarıların Allah katında değeri yoktur!. İnsana kalıcı bir faydası da yoktur!.. Riya ve gösterişle yapılan ibadetler de öyle. Onlar da Allah katında değersizdir veya fazileti çok düşüktür! “Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, onlar, kıldıkları namazdan gâfildirler. Onlar, gösteriş için ibâdet yaparlar. Onlar, en ufak bir yardımı bile esirgerler. (Mâûn sûresi-4,5,6,7) Allah’ın haram kıldığı içki, kumar ve fuhuş gibi haram yoldan elde edilen kazançlar bol maddî kazanç sağlasa da üstün başarılara neden olsa da onlar, Allah katında günahtır ve sonu da zarardır., hüsrandır. Ayrıca, Yapılan iş meşru olmakla birlikte başkalarına zulmederek, haksızlık yaparak veya başkalarının hakkını gasp ederek, başkalarına zarar vererek, çalarak, çırparak, sahtecilik ve hile yaparak elde edilen kazançlar da Allah katında çirkin, kötü ve zarardır. Bu tür kazanç ve başarılar İslam akaidine ve ahlakına uygun değildir. Ebu Leheb’i düşünün! Peygamberimizin amcası olan bu adam Mekke’de faiz ve tefecilikle, zulüm ve haksızlıkla servetine servet katmış, malı, mülkü Mekke’yi kuşatmıştı. Ama Dini ve peygamberi yalanlayan ve sadece dünya için mal ve servet yığan Ebu Leheb’in servetinin Allah katında hiçbir değeri olmamıştır, bu serveti onu kurtarmamıştır. aksine bu kimse iman ve ihlastan uzak olduğu için ziyan edenlerden sayılmış ve hakkında sûre gönderilerek onun ve onun gibilerin cehennem ateşinde yanacakları bildirilmiştir..

Allah’ın haram kıldığı kötü ve çirkin yollarla servet, makam, mevkî ve kazanç elde ettiklerini sananlar bilsinler ki, o kazançları ve başarıları Allah katında birer ziyandır. Dedikodu, gıybet yaparak, başkalarını çekiştirerek, yalan söyleyerek, yalan şahitlik ederek kendilerine dünyalık başarı ve kazanç sağlayanlar da öyle!.. Bu misalleri çoğaltmak mümkündür.

Buna mukâbil yaşanan dünya hayatında, Allah’a gönülden iman ederek, O’na ihlas ve samimiyetle bağlanmak insan için ilk güzel kazanç ve ilk güzel başarıdır. Bunun devamında, her türlü meşrû ve helal bir işin ihlasla çalışarak, hayırla sonuçlandırılması birinciyi destekleyen feyizli kazanç ve feyizli başarıdır. İmanın ve güzel ahlakın gereği elde edilen helâl kazançların yanında Allah’ın sevgisini ve rızasını kazanmayı umarak insanlara iyilik ve yardımda bulunmak da Allah katında güzel ve feyizli kazançlardır. Bu tür güzel misalleri çoğaltmak mümkündür. Doğru ve dürüst olarak elde edilen tüm maddî ve manevi kazançlar en değerli kazançlar ve en değerli başarılardır. Burada bir hususa daha dikkat çekmeliyiz ki, İnsan, meşru yollarla elde ettiği güzel kazanç ve başarıları ve zaferleri sadece kendinden bilir de Allah’ın yardımını ve ihsanını unutursa Sâlebe gibi nankör olursa veya firavunlar gibi, Kârunlar gibi kibirlenip böbürlenirse, başarılarını ve zaferlerini kırk gün kırk gece eğlenceleriyle riyaya ve gösterişe dönüştürürse, kazançlarının tüm feyizleri boşa gider. Müslüman buna çok dikkat etmelidir!.. Peki bunun için ne yapmalıdır? Yüce Allah’ın Mekke’nin fethinden hemen önce indirdiği “Nasr Sûresi” nde peygamberimize: “Allah'ın yardımı ve zafer sana geldiğinde ve insanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde, Rabbini şükürle tesbih et ve O'ndan mağfiret dile: çünkü O, her zaman tevbeleri kabul edendir.” buyurduğu gibi her hayırlı kazancın ve başarının ve zaferin elde edilmesinde Yüce Allah’ın rahmetinin ve yardımının olduğu unutulmamalı ve kazanılan başarı ve kazançlar için kibirlenip böbürlenmemelidir. Riya ve gösterişe, fesada ve bozgunculuğa vesile olmamalıdır. Buna mukâbil, daima mütevâzi, cömert ve Allah’a şükredici olmalıdır. Her durumda Allah’ı şükürle tesbih etmelidir. Hataları ve günahları için her daim Allah’a tevbe etmeli, doğru ve dürüst bir ömür sürmelidir. Kazancınız helal ve bereketli, ömrünüz ve ahretiniz feyizli ve huzurlu olsun!...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık