Köyüm Yumurta sol dikey
İstanbul Oto Gaz Dikey Sağ

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde


  • 13 Nisan 2018, Cuma 13:51
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

MÎRAC HADİSESİ ve MÎRAC KANDİLİ

MÎRAC HADİSESİ ve MÎRAC KANDİLİ

(Bu akşam (13.04.2018) Mirac Kandili Kandiliniz mübarek olsun!.

Muallim Osman - İslam âleminde feyizli ve mübarek kabul edilen gecelerden biri de Recep ayının 27.nci gecesinde ihya edilen “Mirac Gecesi” dir. Bu geceyi feyizli kılan sebep ise; bu gecede yaşanan ‘Mîrac Hadisesi’ dir. Mirac hadisesi şudur: Allah’ın emriyle Peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselamın rûhen ve bedenen Cebrail ile birlikte Mekke -Mescidi Haram’dan Kudüse- Mescidi Aksa’ya oradan da yedi kat semaya yükselip Allah’ın huzuruna çıkması, Rabbimizle konuşması ve Rabbimizden bir takım müjdeli vahiyle aynı şekilde Mekkeye geri dönmesiyle yaşanan olaylardır. Peygamberimize nübüvvet vazifesi tevdi edileli dokuz sene gibi bir zaman geçtiği halde, Mekke’de pek az insan Ona iman etmişti. Bu durum, peygamberimizi çok üzüyordu. Ayrıca o yıl içinde Peygamberimizin zevcesi Hz.Haticenin ve Peygamberimizin amcası Ebu Tâlibin vefatı da onu fazlaca üzmüştü. Peygamberimiz Mekkeden uzaklaşarak biraz nefes almak amacıyla bir gün Zeyd b.Hârise’yi de yanına alarak Tâif’e gitti. Amacı Taiflilere Hak Din islamı anlatmaktı. Bir ay kadar Taifte kaldı ve onlara islamı anlattı. Ama, Taif’te Ona kimse iman etmedi!... Taifliler, bununla da kalmayıp, Peygamberimizi çocuklara taşlattılar ve Onu Taiften çıkardılar. Gideceği yolun kumları arasına dikenli çalılar gömdüler ve peygamberimiz o yoldan geçerken ayaklarına batan dikenlerden dolayı ayakları kanlar içinde kaldı!... Ayağına batan dikenlerin verdiği acılar onu baya üzmüştü!... Atılan taşlardan hem peygamberimiz hem de Zeyd yaralanmıştı!... Her ikisi de yorgun ve bitkin olarak Mekke girişinde peygamberimizin akrabalarından Ümmü Hani’nin evine kadar geldiler ve biraz dinlenmek üzere ona misafir oldular!...

Peygamberimiz, çok yorgun ve üzgündü… Üzüntüden kalbi daralıyor, canı sıkılıyordu!.. Bir ara abdest alıp iki rekat namaz kıldıktan sonra Rabbine şöyle duâ etti: “Ey Allah’ım! Kuvvetimin zaafa uğradığını, insanlar nazarında hor görüldüğümü ancak sana şikayet ederim. Merhametlilerin en merhametlisi ve biçârelerin Rabbi sensin! Beni bağışla ve bana rahmetinle yardım et!” Bu duâdan sonra peygamberimiz yorgunluktan olsa gerek oturduğu serginin üzerinde uyuya kaldı.

Gecenin bir vaktinde Cenabı Allahın emriyle Cebrâil peygamberimize geldi ve peygamberimizi aldı ve birlikte Mekkeye- Kâbe’ye geldiler, buradan da Cennet binitlerinden olduğu rivayet edilen ‘Burak’ adlı bir binitle Kudüs’teki Mescid-i Aksa’ya geldiler. Cenâbı Allah, bu hadiseyi Kur’anda şöyle haber verir; “Kulunu geceleyin Mescid-i Haram’dan alarak kendisine ayetlerimizi (mucizelerimizi) göstermek için çevresini mübarek (temiz ve bereketli) kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah, her türlü noksanlıktan uzaktır.” (İsrâ-1) Bu yolculuğun devamında Peygamberimiz Hz.Muhammed Cebrail ile birlikte mîrac yolculuğuna başladılar. Her sema katında ayrı, ayrı mucizevi olaylar yaşayan peygamberimize cennet ve cehennem ehlinin yaşayacağı bazı haller de gösterildi!.. Ve nihayetinde ‘Sitre-i münteha’ denilen yere geldiler. Burdan ötesine Cebrail aleyhisselamın gitmesine izin verilmediği için peygamberimiz buradan itibaren ‘Ref Ref’ isimli bir binit ile bizlerce bilinmeyen, idrak edilemeyen bir yerde Rabbimizin huzuruna çıktı. Hz.Mûsa’nın Rabbimizle konuştuğu gibi O da Rabbimizle konuştu ve birçok nimetle müjdelendi. Mîraçta peygamberimize vahyedilen müjdelerin bazıları şunlardır: Beş Vakit Farz Namaz, Bakara Suresinin son iki ayeti, Allaha şirk koşmayan her müminin cennete gireceği müjdesi

Peygamberimiz gönlü rahatlamış olarak aynı gece, aynı şekilde Mekke’ye misafir olduğu Ümmü Hani’nin evine geri döndü. Evin sahibi Ümmü Hani evin dışında peygamberimizi korumak için nöbet tutuğu için bu hadiseden haberi yoktu!.. Peygamberimiz sabah olunca Ümmü Haninin evinden ayrıldı ve Mekke’ye geldi ve doğruca Kâbe’ye giderek orada bulunanlara Mirac olayını anlattı. Müşrikler, peygamberimizin yaşadığı bu hadiseye inanmadılar ve ‘Böyle şey olmaz?’ diyerek alay ettiler. Müslümanların bir kısmı da tereddüt etti. Ama çoğunluğu inandı.. Müşriklerden bazıları Hz.Ebû Bekir’in evine giderek olayı ona anlattılar ve onu da kendi taraflarına çekmek istediler. Ancak, olayı dinleyen Hz.Ebu Bekir; “Eğer bu söylediklerinizi O peygamber anlattıysa doğrudur.” dedi ve peygamberimizi tasdik etti. Hiç beklemedikleri bu söz karşısında şaşkına dönen müşrikler sessizce hemen oradan uzaklaştılar. Mirac hadisesini öğrenen Ebu Bekir hemen peygamberimizin yanına gitti ve; “Ey Allah’ın Rasûlü! Miracınız mübarek olsun! Bizleri, senin gibi bir peygambere ümmet kılan Allah’a şükürler olsun.” diyerek peygamberimizin miracını kutladı…

Bu geceye mahsus özel bir ibadet yoktur. Bu gece Müslümanlar islamın yayılmasında ve yaşanmasında peygamberimizin çektiği sıkıntıları ve çektiği çileleri gözden geçirmeli, Allah’a iman, ibadet ve kulluğunda neler yaptığının ve neler yapmadığının muhasebesini yapmalı, hataları, noksanları ve günahları için tevbe istiğfar etmeli, Allah’tan af ve mağfiret dilemeli, iyi bir kul olma hususunda Rabbine söz vermeli.Bu gecede kılacağı namazlarla, okuyacağı Kur’an tilavetiyle, yapacağı tesbihat ve duâlarla dünya ve ahiret saadeti için Allah’tan hidayet, sağlık ve esenlik dilemeli. İmanınız kavi, ibadetleriniz makbul, ameliniz sâlih, ömrünüz feyizli ve bereketli, geceniz mübarek olsun!.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık