İstanbul Oto Gaz Sol Dikey
Köyüm Yumurta sağ dikey

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde


  • 11 Ocak 2018, Perşembe 12:53
Osman Onbaşıgil

Osman Onbaşıgil

YÖNELİŞ ALLAH’A İSE YOL DOĞRUDUR

YÖNELİŞ ALLAH’A İSE YOL DOĞRUDUR

 

Muallimosman- Şu dünyada her şey, Allahın kendisi için tayin ettiği bir istikamete doğru yönelmekte ve o yönde hareket etmektedir. Güneş her gün doğudan doğmakta ve Rabbine yönelerek kendi mecrası içinde menziline doğru hicret etmektedir. Gece gündüzü, gündüz geceyi takip ederken Allaha yöneliş içindedirler. Sular dağlardan aşağılara doğru akarken vadilere, ovalara ve denizlere doğru yol alırken Allaha yöneliş içindedir!. Hepsi Allah’ın emrini yerine getirerek Allah’a yöneliştedirler. İnsanlar da yaratılışları gereği yönelişleri hep Allah’a olması gerekir. Öyle olursa doğru istikamet üzere olurlar. Aksi halde yoldan ve yörüngeden saparlar ve zarara uğrayanlardan olurlar. Şunu biliniz ki, kim, nereye yönelirse yönelsin son yöneliş ve son hicret Allah’a olacaktır. Tüm âlem-i beşer, Hak'tan geldi ve O'na geri dönecektir! Zira Allah, Kur’an’da şöyle buyurur: “Şüphesiz dönüşünüz Rabbinize olacaktır.” (Alak-8)

İşte insan, eğer gerçek saadeti ve gerçek kurtuluşu ve gerçek huzuru elde etmek istiyorsa; yönelişi daima Allaha olması gerekir!.. Kur’an ve Peygamber rehberliğinde o istikamette yürümesi gerekir!.. Beşeri ve şahsi istek ve arzuların tuzaklarına düşmeden, yoldan ve yörüngeden sapmadan Hak yolda yürümesi gerekir!.. Bunun için de Cenâbı Allahın emir ve yasaklarına uyarak, yaşaması gerekir!.. Sâlih amellerle ve faydalı işlerle Allah’ın sevgisini, rızasını ve hoşnutluğunu kazanması gerekir.

Fakat, bu yolda, bu yönelişte tuzaklar var, engeller var, zorluklar var. Hakka ulaşmada aşılması gereken yüksek tepeler olduğu gibi geçilmesi gereken sarp kayalar ve derin vadiler var. Bu yolculukta menzile ulaşmak için; sabır ve metanet gerek! Aşk ve sevgi gerek! Sabırlı ümitli ve azimli olmak gerek!.. Unutmayın, mâşukuna ulaşmak isteyen her âşık ona ulaşacak bir yol bulduğu gibi Rabbine kavuşmak isteyen her insan, ebedi huzuru ve ebedi saadeti elde etmek isteyen her insan da Yüce Allah’ın, Kur’anda: "Muhakkak ki, elbette dileyen Rabbine götürecek bir yol bulur." (Nebe-39) buyurduğu gibi O’na gidecek doğru yolu bulur. Yeter ki insan O’na yönelsin ve O’nu istesin!..

Her doğum sancılıdır, zordur, ama neticesi güzeldir. Her hayırlı iş de zahmetlidir, ama neticesi fazilettir, berekettir, rahmettir! Hakka yapılan yolculuk da böyledir. Biraz zordur! Yollar virajlıdır, tehlikeler vardır, uçurumlar vardır, meşakkatler vardır, çile vardır, ızdırapların olduğu anlar vardır! Ama, o yolculuğun sonunda rahmet vardır, mükafât vardır, saadet ve huzur vardır.

Hak yolda yürüyenler, bu yolda hicret edenler hep çile çekmişlerdir, zulme uğramışlardır. Birçoğu şehit olmuştur. Zira insan, bu kutsal yolda yürürken hayatın ve zamanın acımasız darbelerine maruz kalacaktır. İnsanların saldırılarına ve zulmüne maruz kalacaktır! Bu yolda yürüyen başta peygamberimiz Hz.Muhammed aleyhisselam olmak üzere birçok peygamber ve pek çok insan, bu çileyi çekmedi mi?. Peygamberimiz Hz.Muhammed’in, Bilal-i Habeşlerin, Yâsir ve Sümeyyelerin çektiği çileleri ve ızdırapları düşünün!.. Onlar, bütün güçlüklere ve zahmetlere rağmen Hak yolda yürümeye devam etmediler mi?.. Sabır ve metanetle Allaha yönelişlerine devam etmediler mi?... Ama biliniz ki, Allah, Kur’anda: "Onlara bir musibet isabet edince, onlar derler ki; muhakkak ki biz Allah'tan geldik ve geri O'na döndürüleceğiz.. İşte, Allah’ın rahmet ve mağfireti onlaradır." (Bakara-156-157) buyurduğu gibi Hak yolda yürüyenlerin çektikleri çile ve ızdırapların sonu daima mükâfat ve rahmet olacaktır. Allah'ın vaadi böyledir.

Yüce Allah bir ayette şöyle buyurur: “Yoksa siz, sizden önce yaşayanların başına gelenlerin, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi zannettiniz? Onlara öyle şiddetli belâ ve sıkıntılar dokundu ki, rasûl ve onun yanındaki müminler: “Allah’ın yardımı ne zaman?”. Allah’ın yardımı gerçekten yakın değil mi? diyecek kadar sarsıldılar” (Bakara-214) Şimdi bu âyet doğrultusunda kendi kendimize soralım bakalım. Hangimiz Bilal-i Habeşi kadar bu Hak yolda işkenceye dayanabiliriz?.. Hangimiz bu yolda Yâsir gibi, Sümeyye gibi şehit olmayı göze alabiliriz?.. Herkes, bir nefis muhasebesi yapsın bakalım!.. Bu yöneliş ve yolculukta kendisi nerededir?.. İçerisinde yaşadığımız evren bile Allah’ın emrine uyarak yıllardır kendi yörüngesinde Rabbine yöneliş içindeyken Müminim diyen bizlerin de gerçek saadete giden doğru yolda olmak için Allaha yöneliş içinde olmamız gerekmez mi?.. Elbette gerekir. İmanınız kavi, istikametiniz doğru, ameliniz sâlih, ömrünüz feyizli ve bereketli olsun!..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık