ÖZAL Sol
akabe sehpa

Son dakika haberleri ve Videoları Hatay'ın haber sitesinde


  • 09 Temmuz 2018, Pazartesi 12:23
SemaSarı

Sema Sarı

İDAM CEZASI GELMELİ Mİ ?

 

Türkiye de son olaylardan sonra gündemden düşmeyen idam, çok tartışmalı bir konudur.

Canı yanmış bir insanın, canını yakanın da yanmasını istemesi, çok temel bir içgüdüdür.

Halen; İran, Pakistan ve Suudi Arabistan da idam cezası gerçekleşmekte olmasına rağmen bazı ülkelerde de infazlar sır gibi saklanmaktadır.

Geçtiğimiz 2017 yılında, 23 ülkede 993 idamın gerçekleştiği bilinmektedir.

Türkiye, 1984 yılından beri fiilen uygulamadığı idam cezasını, 2004 yılında yasalarından tamamen çıkarmıştır.

Bugünlerde ülkemizde, vahşice katledilen çocukların dramıyla birlikte, idam cezasını geri getirme fikri yeniden gündeme gelmiştir.

Bu üzücü olaylardan dolayı Türkiye ikiye bölünmüş durumda....

İnsan olarak çok üzüldüğüm bu konuyu, bir anne olarak kahrolarak araştırırken , Doç. Dr. Şafak Nakajima'nın her iki fikri çok güzel değerlendirdiğini fark ettim. Konun özünü sizinle paylaşmak isterim..

İdam İsteyenlere Göre

• Bir insanın en temel hakkı olan yaşama hakkını elinden alanın da, yaşama hakkı olmamalıdır.

• İnsanlık suçu işleyenlerin, bir daha bu suçu işlememelerinin en kesin yolu, yaşamlarının sonlandırılmasıdır.

• Suçluların öldürülmesi, başkalarının da benzer suçlar işleme cesaretini azaltacak ve böylece toplumda suç oranları düşecektir.

• Ölüm cezası gerektiren suçları işleyen kişileri hapishanelerde tutmak ve masraflarını topluma yüklemek haksızlıktır.

• Arada yanlış verilen ölüm cezaları olsa da bu durum, gerçekten hak edenlerin idam edilmesinin sağladığı yararın yanında, göze alınabilir bir hatadır.

İDAM KARŞITLARINA GÖRE:

• İdam cezası, temel insan haklarına aykırıdır. Geri dönüşü yoktur ve hata durumunda telafisi yoktur.

• Ceza, yaptığının bedelini ödetmenin ve yeniden zarar vermesini engellemenin yanı sıra, suçun anlam ve büyüklüğünü, hem suçluya hem de topluma kavratacak nitelikte olmalıdır.
Bu da, devletin aynı suçu işlemesi yoluyla gerçekleşemez. Örneğin devlet nasıl bir hırsızı, hırsızın evini soyarak; tecavüzcüyü, ona tecavüz ederek cezalandırmıyorsa, bir katili de öldürerek cezalandıramaz.

• Ölüm cezasının, suç oranlarını düşürdüğüne dair hiç bir veri yoktur.
ABD’de, idam cezası uygulayan eyaletlerdeki cinayet oranları, uygulanmayan eyaletlerdekinden daha yüksektir.

• Suç oranları ve türleriyle, suçlunun psikososyal sağlığı, eğitim düzeyi ve ekonomik olanakları arasında çok güçlü bağlar vardır.
Bu nedenle ‘’düşünce ve inanç suçu’’ kabul edilenler dışında tüm dünyada suça eğilim, toplumun eğitimsiz ve fakir kesimlerinde daha yüksektir. Çözüm; düşünce ve inanç konularının suç kapsamından çıkarılması ve sosyoekonomik dengesizliklerin giderilmesidir.

Evet, iki karşıt görüşün savunmaları böyle. Şimdi sizleri bir kez daha bu konuyu irdelemeye ve düşünmeye davet ediyorum.  Hoşkalın....

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık