12 Eylül mağduru o dönemi anlattı: O dönemin insanları sağcısıyla, solcusuyla büyük travmalar yaşadı
GÜNDEM12 EYLÜL 1980 DARBESİNİN YIL DÖNÜMÜNDE, DARBE DÖNEMİNDE GÖZALTINA ALINARAK ASKERİ CEZAEVLERİNDE KALAN VE TOPLAM 7 YIL HAPİS CEZASI ÇEKEN MUSTAFA TANRIVERDİ, 46 YIL ÖNCE YAŞANANLARI İHLAS HABER AJANSI’NA ANLATTI.
ADANA (İHA) – 12 Eylül 1980 darbe döneminde gözaltına alınarak askeri cezaevlerinde kalan ve 7 yıl hapis cezası alan Mustafa Tanrıverdi, sağcı ve solcu gençlerin büyük zulüm gördüğünü belirterek, "O dönemin insanları sağcısıyla, solcusuyla büyük travmalar yaşadı. O kuşağı çok kötü harcadılar" dedi.
12 Eylül 1980 darbe döneminde Kozan Ülkücü Gençlik Derneği mensubu olan ve gözaltına alınarak askeri cezaevlerinde kalıp 7 yıl hapis yatan Mustafa Tanrıverdi, 46 yıl önce yaşananları İHA muhabirine anlattı.
"28 faili meçhulün hepsini üzerimize yıktılar"
12 Eylül öncesinde henüz 20’li yaşlarında olduğunu belirten Tanrıverdi, darbenin ardından Kozan Ülkücü Gençlik Derneği’nden arkadaşlarıyla birlikte gözaltına alındığını söyledi. Kozan’da meydana gelen 28 faili meçhul cinayetin üzerlerine yıkılmak istendiğini anlatan Tanrıverdi, "Bunların hepsini bizim üzerimize yıktılar. ‘Bunları kabul edin’ diye bizi aldılar. Gözaltında gözlerimiz bağlandı, saçlarımız askeri usulle kesildi ve uzun süre nezarethanede tuttular. Nezarethane duvarları bembeyazdı girdiğimizde simsiyah çıktık. Bir insanın dayak yemesine falan gerek yok. Yapılan manevi işkenceler, küfürler, buna benzer şeyler zaten çok ağırdı" ifadelerini kullandı.
Kozan’ın ardından Gaziantep Cezaevi’ne gönderildiğini ve 7 yıl hapis cezası aldığını belirten Tanrıverdi, askerlik döneminde de Sakarya’da yeniden cezaevinde kaldığını, ardından Çanakkale Cezaevi’nde yaklaşık bir yıl yattığını söyledi.
"Bir onlar gidiyor dayağa, bir biz gidiyoruz"
12 Eylül döneminde farklı siyasi görüşlerden gençlerin aynı nezarethanelerde tutulduğunu anlatan Tanrıverdi, "Kadirli’den Devrimci Kurtuluş mensuplarıyla aynı yerde kaldık. Bir onlar gidiyor dayağa, bir biz gidiyoruz. Nezarethaneler çok küçüktü. Bir insan boyunda ve 30-40 kişi aynı yerdeydik. Çömelip oturacak yer bile yoktu" diye konuştu.
Cezaevinde kanun maddelerini ezberleyip arkadaşlarını idamdan kurtardığını söyleyen Mustafa Tanrıverdi, "Cezaevinde kanun maddelerini ezberleyerek arkadaşlarımızın Kahramanmaraş’ta idam edilecekleri savunmalarını hazırladık. Rahmetli Yavuz Aktaş bağırırdı, ’Anayasa Mustafa’ falan diye. Öyle kaldı ismimiz. Ben Gaziantep Cezaevi’nde Kahramanmaraş olayları nedeniyle idam cezası alan mahkumlarla kaldım ve bazı mahkumlar yeterli savunma yapamamıştı, onlar için savunma dilekçeleri hazırladım" dedi.
"O günleri ancak yaşayan insanlar bilir"
12 Eylül’ün üzerinden 46 yıl geçmesine rağmen darbenin sonuçlarının halen yeterince konuşulmadığını ifade eden Tanrıverdi, "Darbe döneminde yalnızca ülkücülerin değil, sol görüşlü gençler de cezaevlerine atıldı ve ağır mağduriyetler yaşadı. O dönemin insanları sağcısıyla, solcusuyla büyük travmalar yaşadı. O kuşak bana göre okuyan, dik duran bir nesildi. O kuşağı çok kötü harcadılar. 12 Eylül döneminde yaşananların siyasi sonuçlarının yanı sıra toplumsal ve ekonomik etkileri de oldu. O günleri ancak yaşayan insanlar bilir" diye konuştu.
İlginizi Çekebilir