© Hatay Internet TV 2014-2020

ERGİN: TBMM PRATİKLERİ GİDEREK AŞINIYOR

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. Sadullah Ergin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, görüşülen kanun teklifinin içeriğinden önce daha temel ve yapısal bir soruna, yasama faaliyetinin niteliğine ve giderek aşınan Meclis pratiğine dikkat çekti.

 

ERGİN: “TBMM PRATİKLERİ GİDEREK AŞINIYOR”

 

DEVA Partisi Ankara Milletvekili Av. Sadullah Ergin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, görüşülen kanun teklifinin içeriğinden önce daha temel ve yapısal bir soruna, yasama faaliyetinin niteliğine ve giderek aşınan Meclis pratiğine dikkat çekti.


Türkiye’nin 2017 yılında yapılan sistem değişikliğiyle birlikte Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçtiğini hatırlatan Ergin, sekiz yıl sonra gelinen noktada bu sistemin vaat edildiği gibi hızlı ve etkin karar alma süreçleri üretmek yerine çoğu zaman aceleci, yeterince tartışılmamış ve olgunlaşmamış kararların alınmasına yol açtığını ifade etti.

TBMM’nin millet iradesinin tecelligahı olduğunu vurgulayan Ergin, bu çatı altında yapılan her düzenlemenin yalnızca bugünü değil, geleceği de şekillendirdiğini belirtti. Ancak son yıllarda yasama faaliyetlerinin kalitesi konusunda ciddi bir erozyon yaşandığını dile getiren Ergin, bunun başında artık istisna olmaktan çıkıp kural haline gelen “temel yasa” uygulamasının geldiğine dikkat çekti.


TEMEL YASA UYGULAMASI YASAMA KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR


Yasama faaliyetlerine bakıldığında kanun tekliflerinin büyük bir kısmının “temel yasa” mantığıyla hazırlandığını ifade eden Ergin, birbirinden tamamen farklı kanunların tek bir teklif içinde Meclis’e sunulduğunu söyledi.

Komisyon süreçlerinin ya çok hızlı geçildiğini ya da yeterince derinlikli tartışmalara imkân tanımadığını belirten Ergin, bunun sonucunda daha birkaç ay önce çıkarılan kanunların kısa süre içinde eksikleri ve hataları nedeniyle yeniden değiştirilmek zorunda kaldığını vurguladı.

Bu durumun hem hukuki öngörülebilirliği zedelediğini hem de vatandaş nezdinde devletin karar alma süreçlerine olan güveni sarstığını ifade etti. Sorunun hız eksikliği değil, aşırı hız arzusu olduğunu dile getiren Ergin, yetki yetersizliği değil yetkinin tek elde toplanmasının sorun oluşturduğunu, asıl meselenin karar alamamak değil sağlıklı karar alamamak olduğunu belirtti.

Görüşmeleri süren teklif kapsamında Tapu Kanunu, Çevre Kanunu ve Yapı Denetim Kanunu gibi farklı alanlara ilişkin değişikliklerin tek bir metinde toplandığına işaret eden Ergin, Meclis İçtüzüğü’nün 91’inci maddesinde temel kanun olarak görüşülme kriterlerinin açıkça belirlendiğini hatırlattı.

Temel kanunların bir hukuk dalını bütünüyle veya kapsamlı biçimde değiştiren, maddeleri arasında sistematik bağ bulunan ve toplumsal yaşamın büyük bir bölümünü ilgilendiren düzenlemeler olduğunu ifade etti. Bu düzenlemenin amacının uzun ve kapsamlı kanunların Genel Kurul’da bölümler halinde görüşülerek yasama sürecini hızlandırmak olduğunu belirten Ergin, gelinen noktada bunun istisnai bir usul olmaktan çıkarak genel bir uygulamaya dönüştüğünü söyledi.

Gündemin gidişatına göre birden fazla alanda düzenleme yapılmasının mümkün olduğunu ancak bunun kural değil istisna olması gerektiğini vurguladı.


YASAMA FAALİYETİ ORTAK AKIL VE GÜÇLÜ DENETİM GEREKTİRİYOR


Kanun yapımının aceleye getirilecek bir süreç olmadığını ifade eden Ergin, her düzenlemenin etki analizinin yapılması, ilgili paydaşların görüşlerinin alınması ve komisyonlarda derinlemesine tartışılarak olgunlaştırılması gerektiğini belirtti.

Mevcut uygulamada bu süreçlerin büyük ölçüde devre dışı bırakıldığını dile getirdi. Yasama faaliyetinin ciddiyet, ortak akıl ve sorumluluk gerektirdiğini vurgulayan Ergin, kanun yapmanın yalnızca çoğunluk gücüne dayanarak Genel Kurul sürecini tamamlamak olmadığını ifade etti. Kanun yapımının toplumsal ihtiyaçların doğru analiz edilmesini, hukuki ilkelerin gözetilmesini ve kalıcı çözümler üretilmesini gerektirdiğini söyledi.

Mevcut durumda temel kanun uygulamalarıyla yasamanın ruhundan uzaklaşıldığını, süre kısıtlarıyla müzakerenin ortadan kaldırıldığını ve yasama-yürütme dengesinin zayıfladığını ifade eden Ergin, bu sakıncaların giderilmesi için Meclis’in yasama fonksiyonunun gerçek anlamda güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kanun tekliflerinin ilgili tüm paydaşların katılımıyla hazırlanması gerektiğini ifade eden Ergin, komisyonların göstermelik değil gerçek anlamda çalışılan, müzakere edilen ve muhalefetin yapıcı eleştirilerinin dikkate alındığı alanlar haline getirilmesi gerektiğini söyledi.

Temel yasa uygulamasının içtüzük gereği istisnai olarak uygulanması gerektiğini vurgulayan Ergin, her düzenlemenin kendi konusu içinde ele alınması, şeffaflık ve anlaşılabilirliğin sağlanmasının önemine dikkat çekti. Etki analizinin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Ergin, bir düzenleme yapılmadan önce bunun ekonomik, sosyal ve hukuki sonuçlarının açıkça ortaya konulması gerektiğini belirtti.


Kuvvetler ayrılığı ilkesinin yeniden güçlendirilmesi gerektiğini dile getiren Ergin, yasama, yürütme ve yargı arasındaki denge-denetim mekanizmasının demokratik sistemin sigortası olduğunu vurguladı. Bu dengenin zayıflaması halinde yalnızca kurumların değil toplumun tamamının zarar göreceğini ifade etti.

Türkiye’nin ihtiyacının daha fazla hız değil, daha titiz çalışma, daha fazla istişare ve daha güçlü kurumsal yapılar olduğunu belirten Ergin, Genel Kurul’u saygıyla selamladı.

 

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER