GAZİANTEP YAPTI, HATAY’DA NEDEN OLMASIN?
SİYASETKomşu kent Gaziantep’te hayata geçirilen İleri Yaş Hizmet Merkezi, Hatay için de önemli bir örnek.
GAZİANTEP YAPTI, HATAY’DA NEDEN OLMASIN?
Komşu kent Gaziantep’te hayata geçirilen İleri Yaş Hizmet Merkezi, Hatay için de önemli bir örnek.
Yaşlanan nüfusumuz için büyüklerimize güvenli, sosyal ve onurlu bir yaşam sunacak merkezlerin artık Hatay’da da gündeme gelmesinin zamanı geldi.
Hataylı iş insanı ve siyasetçi Sabahattin Parlak’ın sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşım, aslında hepimizin üzerinde biraz düşünmesi gereken önemli bir konuyu gündeme getirdi.
Parlak, komşu kentimiz Gaziantep’te hayata geçirilmeye hazırlanan İleri Yaş Hizmet Merkezi projesini hemşehrileriyle paylaştı.
İlk bakışta sıradan bir belediye hizmeti gibi görülebilir.
Ama biraz daha yakından bakınca bunun yalnızca bir bina veya sosyal tesis projesi olmadığını görmek mümkün.
Çünkü burada konu, hayatının büyük bölümünü ailesine, çocuklarına ve topluma adamış büyüklerimizin ilerleyen yaşlarında nasıl bir hayat süreceği...
Gaziantep’te 11 bin metrekare kapalı alan üzerine kurulması planlanan merkez, 55 yaş ve üzerindeki vatandaşlara gündüzlü ve yatılı hizmet verecek. 80 odası ve 160 kişilik kapasitesi bulunacak merkezde bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden psikolojik desteğe, fizik tedavi alanlarından sosyal ve kültürel etkinliklere kadar pek çok hizmet bir arada sunulacak.
Daha da önemlisi, büyüklerimizin evlerinden alınarak gün boyunca güvenli bir ortamda ağırlanması ve akşam yeniden evlerine bırakılması planlanıyor.
İşte tam bu noktada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Gaziantep yaptı, Hatay’da neden olmasın?
HATAY’IN DA BÖYLE BİR MERKEZE İHTİYACI VAR
Hatay, büyük bir yıkımın ardından yeniden ayağa kalkıyor.
Şehrimizde konutlardan altyapıya, ulaşımdan kamu binalarına kadar çok önemli yatırımlar gerçekleştiriliyor. Komşu kentlerle aramızdaki farkı azaltacak önemli adımlar atılıyor.
Bunların hepsi elbette çok değerli.
Fakat bir şehri yeniden inşa etmek sadece binaları yapmakla tamamlanmıyor.
Şehrin sosyal hayatını da yeniden inşa etmek gerekiyor.
Tam da bu nedenle Gaziantep’teki proje Hatay açısından dikkate alınması gereken güzel bir örnek.
Hatay’da da büyüklerimizin günlerini güvenli ve huzurlu bir ortamda geçirebileceği, sağlık kontrollerinin yapılabileceği, fiziksel aktiviteler gerçekleştirebileceği, sosyal ve kültürel etkinliklere katılabileceği modern bir İleri Yaş Yaşam Merkezi neden olmasın?
Üstelik bu merkez sadece bakım hizmeti veren bir tesis olarak düşünülmemeli.
Büyüklerimizin hayattan kopmadığı, arkadaşlarıyla vakit geçirdiği, çeşitli etkinliklere katıldığı, kendilerini değerli hissettiği bir yaşam alanı olarak tasarlanmalı.
YAŞLANAN NÜFUSUMUZU BUGÜNDEN DÜŞÜNMELİYİZ
Bu konu geleceğin meselesi gibi görülmemeli.
Bugün planlamasını yapmazsak yarın daha büyük sorunlarla karşılaşabiliriz.
İnsan ömrünün uzaması, aile yapısındaki değişimler, çalışma hayatının yoğunluğu ve genç nüfusun eğitim veya iş nedeniyle farklı kentlere taşınması yaşlı bakımını giderek daha önemli bir mesele haline getiriyor.
Eskiden geniş aile içerisinde çözülebilen birçok ihtiyaç, bugün aynı kolaylıkla karşılanamayabiliyor.
Bir evlat anne ve babasına bakmak istiyor ama çalışıyor.
Bir başkası başka bir şehirde yaşıyor.
Bir diğeri günün büyük bölümünü işinde geçiriyor.
Bütün bunlar hayatın gerçekleri.
Dolayısıyla yaşlılarımızın bakımını yalnızca ailelerin omuzlarına bırakmak yerine, sosyal devlet anlayışı içerisinde kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin de daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerekiyor.
BÜYÜKLERİMİZE SADECE BAKIM DEĞİL, HAYAT SUNMALIYIZ
Yaşlılarımız için yapılacak bir merkez, sadece yatak, yemek ve sağlık hizmetinden ibaret olmamalı.
Onların sosyal hayata katılmasını sağlayacak alanlar olmalı.
Spor yapabilecekleri, kitap okuyabilecekleri, sohbet edebilecekleri, el sanatlarıyla uğraşabilecekleri, müzik dinleyebilecekleri, kültürel etkinliklere katılabilecekleri ortamlar oluşturulmalı.
Çünkü yaşlanmak hayattan çekilmek anlamına gelmemeli.
Tam tersine, insanın hayat tecrübesini paylaşabileceği, kendisini değerli hissedebileceği bir dönem olmalı.
Bir başka önemli konu ise aileler.
Böyle bir merkez, yalnızca yaşlı vatandaşlarımıza değil, onların çocuklarına da nefes aldıracaktır.
Evladını güvenilir bir merkeze emanet ettiğini bilen bir anne veya baba, işine daha huzurlu gidebilir.
Çocuğunu veya anne babasını düşünmek zorunda kalan aileler, günlük hayatlarını daha sağlıklı şekilde sürdürebilir.
Yani böyle bir yatırımın faydası yalnızca merkezden hizmet alanlarla sınırlı kalmaz.
Bütün aileye dokunur.
HATAY BUNU DAHA DA İLERİYE TAŞIYABİLİR
Gaziantep’in projesini örnek alırken Hatay’ın kendi ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Belki Hatay Büyükşehir Belediyesi, ilçe belediyeleri ve merkezi yönetim ortaklığında daha kapsamlı bir model oluşturulabilir.
Gündüzlü hizmetin yanında ihtiyaç halinde yatılı bakım imkânı sunulabilir.
Yaşlılarımız evlerinden alınarak merkeze getirilebilir ve gün sonunda tekrar evlerine bırakılabilir.
Sağlık takipleri, kişisel bakım, fizik tedavi, sosyal etkinlikler ve psikolojik destek aynı çatı altında verilebilir.
Hatta bu model zaman içerisinde ilçelere yayılarak daha küçük ölçekli gündüz yaşam merkezleriyle desteklenebilir.
Bunun için öncelikle Hatay’ın yaşlı nüfusuna ilişkin kapsamlı bir ihtiyaç analizi yapılabilir.
Hangi ilçelerde yaşlı nüfus daha yoğun?
Hangi bölgelerde gündüzlü bakım ihtiyacı daha fazla?
Ailelerin en çok hangi hizmetlere ihtiyacı var?
Bu soruların cevapları ortaya konulduktan sonra Hatay’a özgü bir model geliştirmek mümkün.
ŞEHİR YENİDEN KURULURKEN İNSAN UNUTULMAMALI
Hatay bugün yeniden kuruluyor.
Yeni binalar yükseliyor, yollar yapılıyor, altyapı yenileniyor.
Fakat bizim asıl hedefimiz sadece yeni bir Hatay inşa etmek olmamalı.
Daha yaşanabilir, daha sosyal, daha merhametli ve insanı merkeze alan bir Hatay inşa etmeliyiz.
Çocuklarımız için parklar, gençlerimiz için spor ve kültür alanları yaparken büyüklerimizi de unutmamalıyız.
Çünkü onlar bu şehrin hafızası.
Bu toprakların geçmişini onlar biliyor.
Bizim çocukluğumuzu, gençliğimizi onlar büyüttü.
Bugün sahip olduğumuz pek çok şeyde onların emeği var.
Şimdi sıra onlara sahip çıkmakta.
“ONURLU BİR SONBAHAR” HEPİMİZİN SORUMLULUĞU
Sabahattin Parlak’ın Gaziantep’teki projeyi paylaşması benim açımdan güzel bir vesile oldu.
Komşu kentimizin yaptığı güzel bir hizmeti konuşurken kendi şehrimiz için de düşünmemiz gerekiyor.
Gaziantep yaptı, Hatay’da neden olmasın?
Hatta Hatay bunu kendine özgü modeliyle daha da geliştirebilir.
Buradan başta Hatay Büyükşehir Belediyesi olmak üzere ilçe belediyelerimize, milletvekillerimize, merkezi yönetimin Hatay’daki temsilcilerine ve şehrin bütün karar vericilerine bir temennide bulunmak istiyorum:
Gelin, Hatay’ın büyükleri için de böyle bir merkez yapalım.
Bu konu siyasi bir yarışın değil, ortak bir şehir idealinin konusu olsun.
Kim yaparsa yapsın, hangi kurum öncülük ederse etsin; yeter ki Hatay’ın büyükleri için böyle bir hizmet hayata geçirilsin.
Çünkü nüfusumuz yaşlanmaya doğru giderken yaşlılarımıza onurlu bir sonbahar sunmak, yalnızca güzel bir sosyal proje değil, devletin ve yerel yönetimlerin asli sorumluluklarından biri olmalıdır.
Bir gün hepimiz yaşlanacağız.
Bugün büyüklerimiz için ne yaparsak, aslında yarının kendisi için bir şehir hazırlamış olacağız.
Ve belki de böyle bir merkezin kapısında yazacak en güzel cümle şu olur:
“Burada geçerli para değil, dua olacak.”
Hatay’ın büyüklerinden gelecek bir duanın, bu şehir için yapılabilecek en güzel yatırımlardan biri olduğuna inanıyorum.
Kalın SAĞ’lıcakla!!!
İlginizi Çekebilir