© Hatay Internet TV 2014-2020

HEP DEMİŞİMDİR HATAY'I HATAYLILARDAN DİNLEYİN DİYE

Depremle sarsılan Hatay’da esnaflar, yaşadıkları mağduriyeti her geçen gün daha da derinden hissediyor.

 

HEP DEMİŞİMDİR HATAY'I HATAYLILARDAN DİNLEYİN DİYE

 

Depremle sarsılan Hatay’da esnaflar, yaşadıkları mağduriyeti her geçen gün daha da derinden hissediyor.

 

KOSGEB kredilerinin ağır şartları, konteynerlerde yaşanan elektrik kesintileri ve su baskınları ile mücadele eden esnafın omuzlarına ek bir yük bindirdi. 

Vergiler ve kira ödemeleri altında ezilen işletmeler, bir günde 150 bin TL’lik ödeme yapmak zorunda bırakıldı; çoğu için bu durum artık dayanılmaz bir hale geldi. 

Depremde yerle bir olmuş işyerlerini yeniden ayağa kaldırmaya çalışan esnaf, her gün farklı zorluklarla mücadele ederken, ağır ödeme yükleri altında eziliyor ve geleceğe dair kaygılar artıyor.

Bu süreçte basının bazı yanlış anlatımları, Hatay’ın gerçek durumunu dış dünyaya yansıtmada büyük sorunlar yarattı. Nagehan Alçı ve benzeri isimlerin aktardığı bilgiler, Hatay’ın çoktan ayağa kalktığı ve esnafın işyerlerine dönerek üretime başladığı algısını oluşturdu. 

Oysa gerçekte konteynerlerde yaşayan, elektrik ve su sorunlarıyla boğuşan, vergiler altında ezilen binlerce esnaf halen çaresiz bir durumda. Bu yanlış algı, yapılması gereken acil desteklerin önünü kesti ve Hataylı esnafın mağduriyetini derinleştirdi. 

Mücbir sebep halinin sona erdirilmesiyle birlikte binlerce işletme bir anda boşluğa düştü; mevcut vergilerini ödemekte zorlanan esnaf, evinin ve işyerinin taksitlerini nasıl ödeyeceğini kara kara düşünüyor.

Yaşanan bu tablo, basının ve kamuoyunun gerçek durumları doğru şekilde yansıtmasının ne denli hayati olduğunu bir kez daha gösterdi. Tek bir yanlış anlatım, binlerce esnafın, yüzbinlerce vatandaşın hayatını etkileyebiliyor. Hataylılar, Hatay’ın sorunlarının ve ihtiyaçlarının yerinde anlaşılmasını, çözüm üretilecekse bunun yerel halkın deneyimi ve gözlemiyle yapılmasını istiyor. 

Kendi seslerinin dinlenmesini talep ediyor; çünkü söz, yerinde ve doğru biçimde duyulmadığında, hem esnaf hem vatandaş hem de kentin kendisi bedel ödemeye devam edecek.

Hatay’ın sesi, Hataylıların dilinde doğru şekilde anlaşılmadıkça, alınacak her karar, yapılacak her destek ya eksik kalacak ya da yanlış yönlendirilecek. 

Bu nedenle bir kez daha vurgulamak gerekiyor: Hatay’ı, Hataylılardan dinleyin. Sadece böylece yaşanan acılar görünür olacak, hak edilen destekler zamanında ve yerinde ulaştırılabilecek, esnaf ve vatandaş geleceğe umutla bakabilecek. 

Hatay’ın gerçek hikâyesi, dışarıdan aktarılan söylemlerle değil, bizzat sahada yaşayanların sesleriyle ortaya çıkacak ve ancak o zaman kent, hak ettiği toparlanmayı sağlayacak.

Kalın SAĞ’lıcakla dostlar…

 

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER