

ADANA'NIN SAİMBEYLİ İLÇESİNDE 68 YAŞINDAKİ EMEKLİ İMAM HATİP HAYFİ DEMİRBOĞA, EMEKLİLİĞİNİN ARDINDAN ÇOCUKLUK TUTKUSU OLAN ARICILIĞI YAŞAM BİÇİMİNE DÖNÜŞTÜRDÜ

Adana’nın Saimbeyli ilçesinde 68 yaşındaki emekli imam hatip Hayfi Demirboğa, emekliliğinin ardından çocukluk tutkusu olan arıcılığı yaşam biçimine dönüştürdü. Toros Dağları’nın bin 600 rakımındaki Avcıpınarı ve Beypınarı Yaylası’nda karakovanlarının başında adeta arı nöbeti tutan Demirboğa, yaklaşık 30 yıldır tamamen doğal yöntemlerle karakovan balı üreterek doğayla iç içe bir hayat sürdürüyor.
Saimbeyli ilçesine bağlı Avcıpınarı ve Beypınarı Yaylası’nda arılarıyla birlikte yaşayan Hayfi Demirboğa, çocukluk yıllarında başlayan arı sevgisinin hiç azalmadığını söyledi. Emekli olduktan sonra vaktinin büyük bölümünü yaylada geçirdiğini belirten Demirboğa, her gün karakovanlarının başında arılarını takip ederek doğanın ritmiyle yaşamını sürdürdüğünü ifade etti.
Yaylada oğul veren arıları kendi elleriyle karakovanlara alan Demirboğa, üretimin tamamen doğal şartlarda gerçekleştiğini anlattı. Karakovanlarda hazır petek kullanılmadığını, arıların peteklerini tamamen kendi emekleriyle ördüğünü belirten Demirboğa, bölgedeki doğallığın balın en önemli özelliği olduğunu vurguladı.
Çocukluk hayalini emeklilikte gerçekleştirdiğini ifade eden Hayfi Demirboğa, "Çocukluğumdan beri arıya meraklıydım. Babamın da arıları vardı. 1989 yılında görev yaptığım dönemde maaşımın yarısından fazlasını vererek bir amcadan ilk karakovanımı aldım. O günden bugüne arılara olan sevgim hiç bitmedi. Yaklaşık 30 yıldır karakovan balı üretiyorum" dedi.
Üretim yaptığı Avcıpınarı Yaylası’nın bin 600 rakımda yer aldığını anlatan Demirboğa, bölgenin doğal yapısının balın kalitesini belirleyen en önemli unsur olduğunu kaydederek "Burada katran ve ardıç ağaçları bulunuyor. Arılar bu bitkilerin aromasını bala taşıyor. Karakovanda petek tamamen arının kendi emeğiyle oluşuyor. Hazır petek kullanılmıyor. Şeker verme şansımız da yok. Bu nedenle tamamen doğal bir üretim yapılıyor" diye konuştu.
Yılda yalnızca bir kez bal hasadı yaptığını kaydeden Demirboğa, "Tek sağım yapıyorum. Böylece baldaki su oranı en düşük seviyeye iniyor ve aroması daha yoğun oluyor. Piyasada çok farklı ballar var ama kimse benim bal sattığımı göremez özellikle şeker ve kanser hastaları tercih ediyor" ifadelerini kullandı.











































Yorum Yazın