Psikolog Karaçiçek: Sevdiğiniz insan hayatınızın tamamı olmamalı

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Psikolog Karaçiçek: Sevdiğiniz insan hayatınızın tamamı olmamalı
bahar home mehmet taze kırıkhan
KLİNİK PSİKOLOG FULDA KARAÇİÇEK, İLİŞKİDE SEVDİĞİNİZ KİŞİNİN HAYATINIZIN TAMAMI OLMAMASI GEREKTİĞİNİ BELİRTEREK, "TÜM PLANLARINIZI ONA GÖRE YAPMAK, HER ŞEYİ ONUN ÜZERİNE KURMAK ZAMANLA SİZİ TÜKETİR" DEDİ.
Nuri Restaurant

Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, ilişkide sevdiğiniz kişinin hayatınızın tamamı olmaması gerektiğini belirterek, "Tüm planlarınızı ona göre yapmak, her şeyi onun üzerine kurmak zamanla sizi tüketir" dedi.


Yoğun iş temposu, artan stres, iletişimin büyük ölçüde dijital ortama taşınması ve insanların birbirine ayırdığı zamanın azalması, çiftler arasında duygusal kopukluklara neden olabiliyor. Bu durum zamanla karşılıklı anlayışı azaltıp tahammülsüzlüğü artırırken, küçük sorunlar bile büyük tartışmalara dönüşebiliyor. Teknolojinin gelişmesi, tüketimin artması ve toplumsal yapının değişmesi ilişkileri yürütmeyi her geçen gün daha zor hale getiriyor.


Medline Adana Hastanesi’nden Klinik Psikolog Fulda Karaçiçek, bazen küçük görünen hataların zamanla büyük sorunlara dönüşebildiğini söyleyerek, "İlişkilerde mutluluğun anahtarı ise iletişim, anlayış ve karşılıklı saygıdır" dedi.


Klinik Psikolog Karaçiçek, çiftlerin en sık yaptığı 10 büyük hatayı şu şekilde sıraladı:


Partneri hayatın merkezine koymak


İlişkide sevdiğiniz insan elbette çok değerlidir, ancak hayatınızın tamamı olmamalıdır. Tüm planlarınızı ona göre yapmak, her şeyi onun üzerine kurmak zamanla sizi tüketir. Bu durum ilişkinin dengesini de bozar. İlişki, hayatı tamamlayan güzel bir parçadır; hayatın tek amacı haline gelmesi sağlıklı değildir.


Sürekli haklı olmaya çalışmak


Hayatta her zaman haklı olmak imkansızdır. Ancak bazı kişiler ilişkilerinde her tartışmada üstün çıkmaya çalışır. Bu tutum zamanla ilişkinin dengeli ve eşit yapısını bozar. İnsanlar bazen haklı olmayı o kadar önemser ki mutlu olabilecekleri anları kaçırırlar. Unutmayın, ilişkilerde çoğu zaman tek bir doğru yoktur. Gerektiğinde özür dilemekten kaçınmayın; çünkü özür dilemek zayıflık değil, olgunluk göstergesidir.


Aşırı kıskançlık


Kıskançlık, kontrolsüz hale geldiğinde ilişkiyi yıpratan ciddi bir probleme dönüşebilir. Sürekli hesap sormak, partnerin telefonunu kontrol etmek, kimlerle görüştüğünü sorgulamak ve sosyal çevresini kısıtlamak zamanla güven duygusunu yok eder. Aşırı kıskançlık, sevginin değil güvensizliğin göstergesidir ve ilişkinin sağlıklı ilerlemesini engeller.


Kişiyi değiştirmeye çabalamak


Sürekli partnerinizi değiştirmeye çalışmak, ilişkiyi yoran ve çıkmaza sokan bir davranıştır. Üstelik kişi istemedikten sonra onu zorla değiştirmek mümkün değildir. Burada önemli nokta şudur: Partnerinizin davranışı size veya çevresine zarar veriyor mu? Eğer zarar vermiyorsa, onu değiştirmeye çalışmak haksızlık olabilir.


Her şeyi birlikte yapmak


Birlikte vakit geçirmek güzel olsa da her anı beraber geçirmek sağlıklı değildir. Bu durum bağlılık gibi görünse de aslında zamanla bağımlılığa dönüşebilir. Sağlıklı bir ilişkide her iki tarafın da kendi alanının olması da gerekir. Kişinin arkadaşlarıyla vakit geçirmesi, ailesine zaman ayırması ve hobilerini sürdürmesi ilişkiyi güçlendirir.


Dijital dünyaya aşırı zaman ayırmak


Günümüzde ilişkilerde en sık yaşanan problemlerden biri, taraflardan birinin sürekli telefon ya da bilgisayarla meşgul olmasıdır. Eve gelir gelmez telefona sarılmak, birlikte vakit geçirirken bile sosyal medyadan kopamamak ya da "kafamı dağıtıyorum" diyerek saatlerce oyun oynamak, gerçek iletişimi zayıflatır. Ayrıca sosyal medyada görülen "kusursuz hayat" paylaşımları çoğu zaman gerçeği yansıtmaz. İnsanlar bu sahte mutlulukları kendi ilişkileriyle kıyasladığında, gereksiz sorgulamalar ve memnuniyetsizlikler başlayabilir.


Çok kırıcı tartışmalar


Tartışmalar her ilişkide olur ancak tartışma şekli çok önemlidir. Bağırmak, hakaret etmek, küçümsemek ya da kişinin değerlerine saldırmak ilişkide en büyük yaraları açar. Sorun konuşulurken kişiliğe değil, davranışa odaklanmak gerekir. Öfke kontrolü ve yapıcı bir dil kullanmak ilişkiyi koruyan en önemli unsurlardandır.


Gerçekçi olmayan beklentiler


Bazı kişiler geçmişte yaşadığı hayal kırıklıklarını farkında olmadan ilişkiye taşır. Oysa herkesin sevgisini hissettirme kapasitesi farklıdır. Karşınızdaki kişiden sadece verebileceği kadarını beklemek gerekir.


Geçmişe takılı kalmak


Bazı insanlar geçmişte yaşanan olayları unutamaz ve sürekli gündeme getirir. Oysa eski sorunları tekrar tekrar açmak, ilişkiye zarar verir. Elbette hatalardan ders almak önemlidir. Ancak geçmiş affedildiyse sürekli hatırlatmak ilişkiyi yıpratır.


Sorunların üstünü kapatmak


Sorunları yok saymak ya da içine atmak çözüm getirmez. Aksine zamanla küçük kırgınlıklar büyür ve daha büyük problemler haline gelir. Rahatsız olduğunuz konuları doğru zamanda, sakin bir şekilde ve kırıcı olmadan dile getirmek önemlidir. Duygularınızı paylaşmak, iletişimi güçlendirir ve ilişkinin sağlıklı şekilde ilerlemesine yardımcı olur.

Diva Otel

  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Antalyada gıda güvenliğinde ortak adımÖnceki Haber

Antalyada gıda güvenliğinde ortak adım

Antalyada şiddetli yağış hayatı olumsuz etkilediSonraki Haber

Antalyada şiddetli yağış hayatı olumsuz...

Yorum Yazın

HM yapı İnşaat Mustafa Karadeniz