Hırsızlık yapıp milyonlar kaybettiği sanal kumardan YEDAM desteğiyle kurtuldu
GÜNDEMADANA'DA YAŞAYAN 29 YAŞINDAKİ D.K., İLETİŞİME GEÇTİĞİ YEŞİLAY DANIŞMANLIK MERKEZİNDEN (YEDAM) ALDIĞI DESTEK SAYESİNDE SANAL KUMAR BAĞIMLILIĞINI HAYATINDAN ÇIKARDI.
Adana’da yaşayan 29 yaşındaki D.K., iletişime geçtiği Yeşilay Danışmanlık Merkezinden (YEDAM) aldığı destek sayesinde sanal kumar bağımlılığını hayatından çıkardı. Maddi ve manevi kayıplar yaşayan D.K., "Bağımlıların en çok yaptığı şey hırsızlık. Annemin, babamın kartını kullanmak, annemin altınını satmak gibi şeyler yaptım. Aileme zararım oldu. Bu süreçte yaklaşık 2,5 milyon kadar bir kaybımız oldu" dedi.
Arkadaşının yönlendirmesiyle 2019 yılında sanal kumar oynamaya başlayan D.K., zamanla maddi ve manevi kayıplar yaşamaya başladı. Yaklaşık 3 yıldır YEDAM’da aldığı rehabilitasyon sayesinde sanal kumarı geride bırakan D.K., hayata yeniden başlamanın mutluluğunu yaşıyor.
"’Ben kendimi kontrol edebilirim’ diye hep geçiştiriyordum"
Sanal kumar bağımlılığını yenen 29 yaşındaki D.K., üniversitedeyken bir arkadaşı aracılığıyla sanal kumara başladığını belirterek, "İlk başta çok nadir oynuyordum. Sonra hayatın vermiş olduğu aileden uzaklık, psikolojik olarak yıprandığında mutlu olacağın şeyleri arama derken ben mutluluğu galiba orada bulduğum için ara ara oynarken artık günde ikiye çıktı sonra günde beşe çıktı. Bu süreçte insan ilk başta zaten kendisi yıpranıyor ama bence en çok aile veya eş yıpranıyor. Evet ben de çok yıprandım ama benim annem, babam, nişanlım daha çok yıprandılar. Çünkü onlar bir tedavi arayışı içindelerdi. Ben de ’ben kendimi kontrol edebilirim’ diye hep geçiştiriyordum. Maddi de manevi de en çok benim ailem yıprandı" dedi.
D.K., bir gün kendi kendine ’ben artık oynamayacağım’ dediğini ifade ederek, "Çünkü hayatta hiçbir şeyi kalmayan bir insan nasılsa ben de olsa öyleydim. Bir hayvandan farklı hissetmiyordum kendimi. Annem, babam, ailem, hiç kimse benimle konuşmuyor. Ve bundan önce ben sayısız tedaviler gördüm. Hep özel sektörlerde. Hiçbir işe yaramadı, araştırdık YEDAM’ı bulduk. Bağımlıların en çok yaptığı şey hırsızlıktır. Ben başkasından değil ama annemin kartından, babamın kartından, annemin evde altını varsa altın satmak gibi şeyler yaptım. Ben başkalarına değil ama aileme zararım oldu. Bu süreçte yaklaşık 2,5 milyon kadar bir kaybımız oldu. Ve onu ben çalışmadığım için ailem ödedi" diye konuştu.
"Kurtulamayacağımı düşünüyordum"
2,5 sene kadar bağımlılık süresi olduğunu kaydeden D.K., "Ben YEDAM’a ilk geldiğimde çok ümitli değildim. Kurtulamayacağımı düşünüyordum. ’Her şeyini kaybetmiş bir insan sıfırdan nasıl başlar’ diye düşünüyor insan. O sıralar ben ailem tarafından hem psikolojik şiddet hem de fiziki şiddete uğradım. Haklılar mıydı? Bence haklılardı. Başta çok kırılmıştım aslında ama burada ilk psikolojik danışmanımla başladım. Bir de sosyal hizmetler uzmanımla başladım. Atölyelere geldim. Haftada iki üç atölye yapıyordum. Aslında burada insan kendini keşfediyor. Ben hiç boyama veya resim yeteneğimin olduğunu bilmiyordum. Burada onları da kendimde keşfetmeye başladım ve o kadar iyi geliyor ki atölyeler. Böyle insanın oturup işe odaklanması ve bağımlılıkta beynine nasıl kontrol edebileceğine bence öğrenmenin en önemli yolu atölye olduğunu düşünüyorum ben. Bana sordular ’annenizle de görüşmenizi ister misiniz’ diye. Ben doktorlarla konuştuğumda anneme, babama anlatılmasından rahatsız olduğum için çok konuşamıyordum. Burada her şey gizlilikle olduğu için ben dedim ki ben isterim. Ailem de sizinle görüşmek isterse görüşebilirler. Ben üçüncü seneme girdim annem de gerçekten yılmadan hiç kaçırmadan benimle geldi. Annem, ablam görüştüler. Onlar da bağımlılığı öğrendi. Bence bağımlılıkta en önemli şey iletişim. İnsanı suçlamak yerine veya geçmişi hatırlatmak yerine iletişim kuvvetli olunca biz atlattık çok şükür. Ailem de şu an gayet iyiler. Nişanlandım mutluyuz. Bence en önemli etken ’evet yapabilirim’ demek. Bırakınca her şey daha berbat oluyor. Ben açıkçası bırakmıştım. Buraya gelmeseydim gerçekten ben şu an bu durumda olur muydum? Olmazdım kesinlikle. Yapabilirim demek çok önemli ve bir yolda istikrarlı yürümek daha çok önemli" şeklinde konuştu.
"Bağımlılık bir hastalık, bundan kurtulabilmenin yolu kronik bir tedaviden geçiyor"
Yeşilay Adana Şubesi Başkanı Dr. Yunus Emre Yıldırım, YEDAM’ların 105 farklı noktada hizmet verdiğini kaydederek, "Adana’da YEDAM Şubemiz iki oldu. Bağımlılıkla ilgili sorun yaşayan danışanımız buraya gelip bu hizmeti alarak bağımlı olduğu davranıştan uzak kalabiliyor. Burada bağımlılık döngüsünde takip çok önemli. Her aradığında ulaşabileceği buraya davet edildiğinde gelebileceği bir nokta onların aslında boşluklarını dolduruyor. Ufak bir boşluk bile onları yanlış yerlere yönlendirebiliyor, itebiliyor. Biz bu boşlukları hem Yeşilay Şube olarak, hem Yeşilay Danışmanlık Merkezi Rehabilitasyon Merkezleri olarak doldurmaya çalışıyoruz. ’Hayır diyebiliyorsan, ekrana değil hayata bağlıysan, sen de Yeşilaycısın’ insanımıza yaklaşmaya çalışıyoruz. Madde bağımlılığı, alkol bağımlılığını, sanal kumar dediğimiz kumar bağımlılığını geçmiş durumda. Bu konuda gelen veriler, danışan sayıları da doğrudan bunu teyitliyor zaten. Kumar oynamak, oynayabilecek alanlar zor iken şu an sanal alemde bu iş daha da kolaylaşmış durumda. Sağlıklı bireyler ve sağlıklı toplum oluşturabilmek adına YEDAM’daki bu hizmeti arttırmak istiyoruz. Çünkü bağımlılık bir hastalık, bu hastalıktan kurtulabilmenin yolu kronik bir tedaviden geçiyor" dedi.
İlginizi Çekebilir