

TAHSİN GÖKER (ARŞİV)

Antalya’da görev yaptığı otelin önünde alkol alıp gürültü yaptıkları gerekçesiyle uyardığı 2 kişiyle çıkan tartışmada kalbine aldığı bıçak darbesiyle hayatını kaybeden güvenlik görevlisi Tahsin Göker’in ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması görüldü. Sanık Eyyüp T., "Kasten olan bir şey değildi, anlık gelişti, kendimi savunma amaçlı bıçağı çıkarttım, asla öldürme kastım yoktu. Vitamin barda çalıştığım için yanımda bulunan bıçağı meyveleri kesmek için kullanıyordum" derken, anne Nimet Göker duruşma sonrası yaptığı açıklamada, "Ben oğluma damatlık giydiremedim, kefen giydirdim" sözleriyle gözyaşı döktü.
Antalya’da düğününe sayılı günler kala görev yaptığı otelin önünde çıkan bıçaklı kavgada hayatını kaybeden güvenlik görevlisi Tahsin Göker’in ölümüne ilişkin davanın ilk duruşması Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanık Eyyüp T., tutuksuz yargılanan mağdur sanık Halil S., tanıklar, taraf avukatları ve Tahsin Göker’in ailesi hazır bulundu.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık Eyyüp T. hakkında "kasten öldürme", "olası kastla silahla basit yaralama" ve "6136 sayılı Kanuna muhalefet", mağdur şüpheli Halil S. hakkında ise "kasten öldürme" suçundan cezalandırma talep edilmişti.
Olay, 9 Kasım 2025 tarihinde saat 02.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Selçuk Mahallesi Musalla Sokak’ta bulunan bir otelin önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otelde güvenlik görevlisi olarak çalışan Tahsin Göker ile Talat K.B., otel önünde alkol alıp gürültü yaptıkları gerekçesiyle Eyyüp T. ve Halil S.’yi uyardı. Uyarının ardından taraflar arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Kavga sırasında göğüs bölgesinden bıçaklanan Tahsin Göker, kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
"Asla öldürme kastım yoktu"
Duruşmada savunması alınan tutuklu sanık Eyyüp T., olayın kasıtlı olmadığını öne sürdü. Eyyüp T., "Kasten olan bir şey değildi, anlık gelişti. Kendimi savunma amaçlı bıçağı çıkarttım, asla öldürme kastım yoktu. Olaydan 3-4 saat önce alkol aldım. Bir arkadaşımdan telefon bekliyordum, mekana gidecektik. Vitamin barda çalıştığım için yanımda bulunan bıçağı meyveleri kesmek için kullanıyordum. Pişmanım, olay kesinlikle kasıtlı değildi. Halil’in yaralanması olayın içinde oldu, karıştı" dedi.
Güvenlik kamerası görüntülerinin izletilmesinin ardından yeniden savunması alınan Eyyüp T., "20 yaşındayım. Ben ne böyle bir şey hayal edebilirdim ne de cana kast edebilirdim. Yaptıklarım için çok pişmanım, hiçbir şey kasıtlı şekilde olmadı" ifadelerini kullandı.
"Savcılıkta verdiğim ifadeler korku nedeniyledir"
Duruşmada savunması alınan ve tutuksuz yargılanan mağdur sanık Halil S. ise savcılık aşamasındaki ifadelerini korku nedeniyle verdiğini söyledi. Halil S., "Savcılıkta verdiğim ifadeler korku nedeniyle oldu. Ben Eyyüp’ün bıçağı çıkarttığını görmedim. Eyyüp ile yoğun çalıştığımız için Kaleiçi’ne gittik. İki bira aldım. Yürümekten yorulduk, otelin önünde olmayan bir kapının önüne oturarak telefonumuzu kurcalamaya başladık" dedi.
Oturdukları sırada uyarıldıklarını belirten Halil S., "Birileri, ‘Burada oturmayın, burası yasak’ diyerek bizi uyardı. Biz de ‘Tamam kalkacağız’ dedik. Bu uyarının ardından 2-3 dakika sonra Talat ve Tahsin geldi. Talat’ın uyarısı üzerine Eyyüp, ‘Tamam iki gözüm, hemen kalkıyoruz’ dedi. Talat, ‘Sen benim yaşıtım mısın, nasıl iki gözüm dersin’ diyerek sinkaflı küfür etti ve Eyyüp’e tekme attı. Tahsin birden bana saldırmaya başladı, bizi darp ettiler. Rahmetli Tahsin’in öldüğünü emniyette öğrendim. Sadece kendi bıçaklandığımı fark ettim. Böyle bir şey yaşadığımız için pişmanım, Eyyüp’ten şikayetçi değilim" ifadelerini kullandı.
Kamera görüntülerinin izletilmesinin ardından yeniden söz verilen Halil S., "1.65 boyunda, 65 kilo bir insanım. Talat’ın arkadan ittirdiği ve yere düşen kişi benim. Ben bu kiloyla o insanı nasıl düşürebilirim?" dedi.
"Bıçağı gördüm, Tahsin’i uyardım"
Mahkemede tanık olarak dinlenen Talat Kağan Başak, kendisinin ve maktul Tahsin Göker’in otelde genel alan sorumlusu olarak çalıştığını söyledi. Olay günü kamera görüntülerinden sanıkları gördüklerini anlatan Başak, "Olay günü kameradan arkadaşları gördük. Otelin önüne tuvaletlerini yapıyorlardı. Alkol aldıklarını görünce uyarmaya gittik. Daha sonra otelin içine girdik. Ardından resepsiyonist iki üç kez uyardı, ancak orada oturmaya devam ediyorlardı. Oturdukları yerin arkasında otelin kapısı vardı" dedi.
Başak, olay öncesinde Eyyüp T. ile aralarında geçen konuşmayı da mahkemede anlattı. Başak, "Eyyüp’e, otelin önüne çıkalım, en azından bizi görünce korkarlar dedim. Resepsiyonist Hakan birkaç kez daha uyardı. Ben de daha sonra, ‘Lütfen alkolünüzü başka yerde için. Alkolünüze bir şey demiyorum, başka bir yerde sabaha kadar için’ dedim. Eyyüp, ‘Tamam iki gözüm’ dedi. Ben de, ‘Akranım mısın, bana böyle hitapta bulunuyorsun?’ dedim. Daha sonra üzerimize yürümeye başladılar. O kadar üstüme gelince kafa attım. Daha sonra Eyyüp’ün bıçak çektiğini gördüm, Tahsin’i uyardım. Çocuk beni gömleğimden yakaladı. Ben gömleğimden kendimi kurtarmaya çalışınca Tahsin’e bıçak geldi. Birincisini salladı, ikincisini sallarken Tahsin’i çektim. Daha sonra Tahsin’i sırtıma aldım. ‘Yaran var mı?’ dedim. Gömleğini açtım, karnından kanlar geliyordu" diye konuştu.
Güvenlik kamerası görüntüleri duruşmada izletildi
Duruşma sırasında olay anına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri mahkeme salonunda izletildi. İzlenen görüntülerde, sanıkların otelin önüne tuvaletlerini yaptığı, kavga sırasında ise Eyyüp T. ve Halil S.’nin bıçaklama eyleminin ardından olay yerinden kaçtığı görüldü. Tahsin Göker’in anne ve babası duruşmayı gözyaşları içinde takip etti.
Tutukluluk halinin devamına karar verildi
Sanıkların ve avukatların savunmalarının ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Heyet, tutuklu sanık Eyyüp T.’nin tutukluluk halinin devamına, tutuksuz yargılanan mağdur sanık Halil S.’nin ise tutuksuz halinin devamına karar verdi. Duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
"Tahsin Göker kardeşimiz canice katledildi"
Duruşma sonrası açıklama yapan ailenin avukatı Arif Çelik, 9 Kasım 2025 tarihinde yaşanan olayın hem yerel hem de ulusal basında yer aldığını belirterek, "Tahsin Göker kardeşimiz canice katledildi. Kendisi Antalya’nın kalbinde, Kaleiçi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışan bir arkadaşımızdı. Taşkınlık yapan, ses ve gürültü çıkaran şahısları uyarmak amacıyla yanlarına gittiğinde bıçaklanarak, kalbinden bıçaklanarak orada can verdi. İki hafta sonra da düğünü gerçekleşecekti, nikahı vardı. Tabii bu aile açısından büyük bir yıkım oldu. Olaya karışan iki kişi vardı. Birisi bıçağı kullanan, diğeri de müvekkilin, maktulün saldırı anında savunmasını kıran ve ona yumruk atan diğer sanıktı. Sanığın bir tanesi şu anda tutuksuz yargılanıyor. Biz buna yönelik itirazlarımızı mahkemeye sunacağız" diye konuştu.
Ailenin diğer avukatı Yağızhan Alpbaz ise toplumda cinayet haberlerinin her gün duyulduğunu belirterek, "Malumumuz olduğu üzere her gün bu cinayet haberlerini duyuyoruz ve görmekteyiz. Toplum tarafından artık bu tabana inmiş vaziyette ve biz bunu alışmış durumdayız. Öncelikle suçu oluşturan unsurlara bakmak lazım. Burada tabii ki birçok sebep var; psikolojik sebep, sosyolojik sebep. Ama en önemlisi hukuki düzenin, toplumsal istikrarın ve toplum barışının sağlanmasıdır. Bunun için de mahkememizin vereceği karar vicdanı rahatlatmalı ve tüm toplum açısından emsal teşkil etmeli" ifadelerini kullandı.
"Ben oğluma damatlık giydiremedim, kefen giydirdim"
Duruşma sonrası gözyaşları içinde konuşan anne Nimet Göker, adalete güvendiğini belirterek, "Adaletime güveniyorum. Benim oğlum çok gençti. İki hafta sonra düğün vardı. Her şeyini mutlu bir şekilde hazırladık. Ben oğluma damatlık giydiremedim, kefen giydirdim. Benim çok canım yanıyor, çok özlüyorum onu. Çok gençti, hak etmedi. O çok iyi bir çocuktu, herkese yardım ederdi, herkes severdi onu. İçinde hiçbir kötülük yoktu yavrumun. Ben adaletime güveniyorum. Benim oğlum belki geri gelmeyecek ama en azından dışarıda başka çocukların canı yanmaz, başka analar benim gibi yanmaz. Yanmasın da, çok zor bir şey. Çok zor" ifadelerini kullandı.
"Sağımda solumda iki kanadım var, birisi kırık"
Baba Adnan Göker ise adalete güvendiğini belirterek, "Adaletime ilk başta inanıyorum ve güveniyorum. Sağımda solumda iki kanadım var, birisi kırık. Ömür boyu da böyle geçecek. Cenab-ı Allah’ımdan sonra adaletten istedim. Hak hepsinin yerini bulsun. Bizim acımız dinmeyecek. Başkalarının canı yanmasın. Her gün sabah kalktığımda, akşam yatarken arıyorum. Ben nasıl arıyorsam adaleti, yerini bulup da inşallah yukarıdaki Mevla’ma dua ediyorum. İçimize en ufacık su serpecek şekilde hakkın, adaletin yerini bulmasını, suçluların gereğinin yapılıp adalete teslim edilmesini ve adalet içinde cezalarını almasını istiyorum. Hak yerini bulsun" diye konuştu.
İddianamede kamera kaydı bilirkişi tarafından çözümlendi
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olaya ilişkin kamera kaydının resmi bilirkişi listesinde kayıtlı bilirkişi tarafından çözümlendiği belirtildi. Görüntü çözümlemesinde, olay öncesinde şüphelilerin sokak içinde bulundukları, taraflar arasında konuşma ve tartışma yaşandığı, ardından kavganın başladığı kaydedildi. Rapora göre, kavga sırasında Eyyüp T.’nin cebinden çıkardığı kesici aletle Tahsin Göker ve Talat K.B.’nin bulunduğu yöne doğru hareket ettiği, Tahsin Göker’in yere düştüğü sırada Eyyüp T.’nin elindeki kesici aleti Göker’in göğüs bölgesine doğru savurduğu, olayın ardından Eyyüp T. ile Halil S.’nin koşarak uzaklaştıkları belirtildi.
İddianamede, Tahsin Göker’in yapılan ölü muayenesinde göğüs ön yüzde kesici delici alet yarası tespit edildiği belirtildi. Klasik otopsi sonucu hazırlanan raporda ise Göker’de bir adet kesici delici alet yarası bulunduğu, bu yaranın tek başına ölümü meydana getirebilecek nitelikte olduğu kaydedildi. Raporda, Göker’in ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ yaralanması ve iç kanama sonucu meydana geldiği ifade edildi.








































Yorum Yazın