SÖNMEZ: ORGAN BAĞIŞI HAYAT KURTARIR

Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, organ bağışının önemine dikkat çekerek vatandaşları organ bağışında bulunmaya davet etti.

SÖNMEZ: ORGAN BAĞIŞI HAYAT KURTARIR
Haberler'de Abone Ol

 

SÖNMEZ: ORGAN BAĞIŞI HAYAT KURTARIR

Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, organ bağışının önemine dikkat çekerek vatandaşları organ bağışında bulunmaya davet etti. Türkiye’de 30 bin 675 hastanın organ nakli beklediğini açıklayan Sönmez, 2025 yılında 4 bin 769 kişinin organ nakli beklerken hayatını kaybettiğini bildirdi.


Hatay İl Sağlık Müdürü Dr. Sıtkı Sönmez, organ bağışının hayat kurtaran önemli bir dayanışma örneği olduğunu belirterek organ ve doku nakli konusunda kamuoyunu bilgilendirdi. Organ naklinin, işlevini geri dönüşsüz biçimde kaybetmiş organların yerine canlı veya vefat etmiş vericiden alınan sağlıklı organ ya da organ bölümünün nakledilmesi olduğunu kaydeden Sönmez, bu tedavi yönteminin özellikle ileri evre organ yetmezliği yaşayan hastalar için hayati önem taşıdığını vurguladı.


30 BİN 675 HASTA ORGAN NAKLİ BEKLİYOR


Türkiye’de organ nakli bekleyen hasta sayısının 30 bin 675 olduğunu açıklayan Sönmez, bunların 26 bin 141’inin böbrek nakli beklediğini bildirdi. Organ nakli bekleyen hastalar arasında 599 çocuğun bulunduğunu aktaran Sönmez, çocuk hastaların 346’sının böbrek, 141’inin karaciğer ve 102’sinin kalp nakline ihtiyaç duyduğunu ifade etti. 2025 yılında 4 bin 769 hastanın organ nakli beklerken hayatını kaybettiğini belirten Sönmez, ülkemizde yaklaşık her iki saatte bir kişinin organ nakli beklerken yaşamını yitirdiğini, günlük ortalamanın ise 13 hasta olduğunu kaydetti.


18 YAŞINI DOLDURAN HERKES BAĞIŞ YAPABİLİR


2238 sayılı Kanun kapsamında 18 yaşından büyük ve akli dengesi yerinde olan herkesin organ bağışında bulunabileceğini belirten Sönmez, bağış kararının tamamen gönüllülük esasına dayandığını ve kişinin dilediği zaman kararından vazgeçebileceğini bildirdi. Kişinin hayattayken vasiyetname, organ bağış kartı veya çevrim içi beyan yoluyla bağış iradesini açıklayabileceğini aktaran Sönmez, böyle bir beyan bulunmadığında vefatın ardından yakınlarından izin istendiğini, ailenin bu konuda zorlanamayacağını ve kararın kendi rızalarına bağlı olduğunu ifade etti.


E-NABIZ ÜZERİNDEN ORGAN BAĞIŞI YAPILABİLİYOR


Organ bağışının resmî veya yazılı vasiyetle, iki tanık huzurunda beyanla ya da mevzuatta öngörülen elektronik yöntemlerle yapılabildiğini belirten Sönmez, Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilen il ve ilçe sağlık müdürlükleri, hastaneler, aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinden organ bağış kartı alınabileceğini bildirdi. 15 Ekim 2025 tarihinde e-Nabız üzerinden hizmete sunulan çevrim içi organ bağışı uygulamasıyla vatandaşların e-Devlet Kapısı ve e-Nabız üzerinden güvenli kimlik doğrulama ve iki aşamalı doğrulama yöntemleriyle bağış beyanında bulunabildiğini kaydetti.


BEYİN ÖLÜMÜ KOMA VE BİTKİSEL HAYATTAN FARKLI


Bağışlanan organların her ölümden sonra kullanılmasının mümkün olmadığını vurgulayan Sönmez, ülkemizde vefat sonrası organ naklinin yoğun bakımda solunum cihazına bağlıyken beyin ölümü gerçekleşen ve organları tıbben uygun bulunan kişilerden yapılabildiğini açıkladı. Beyin ölümünün, beyin ve beyin sapına giden kan akımının tamamen durması sonucu tüm beyin işlevlerinin geri dönüşsüz olarak kaybedilmesi olduğunu belirten Sönmez, temel yaşamsal refleksleri yöneten beyin sapı fonksiyonlarının da kalıcı olarak sona erdiğini, bu nedenle beyin ölümünün koma ve bitkisel hayattan tıbben kesin olarak ayrıldığını ifade etti.


BAĞIŞ KARARININ AİLEYLE PAYLAŞILMASI ÖNEMLİ


Organ bağışı beyanlarının kişisel verilerin korunması hükümlerine uygun şekilde Sağlık Bakanlığının merkezî sisteminde saklandığını belirten Sönmez, bağış kararının aileyle paylaşılmasının kişinin isteğinin bilinmesi ve olası bir bağış sürecinin kolaylaşması açısından önemli olduğunu vurguladı. Usulüne uygun şekilde açıklanan bağış iradesi ile yakınların görüşünün farklı olması durumunda bağışçının iradesinin esas alındığını aktaran Sönmez, bağışçının eşine ve birinci derece yakınlarına da kanun kapsamında öncelik tanındığını bildirdi. Bu önceliğin uygulanabilmesi için bağış beyanının yanı sıra bağışlanan organın başka bir kişiye nakledilmiş olması gerektiğini kaydetti.


ORGAN DAĞITIMINDA TIBBİ KRİTERLER ESAS ALINIYOR


Vefat etmiş vericilerden alınan organların Sağlık Bakanlığının Transplantasyon, Diyaliz ve İzlem Sistemleri üzerinden ulusal dağıtım kurallarına göre alıcılara ulaştırıldığını belirten Sönmez, dağıtımda kan ve doku uyumu, tıbbi aciliyet, yaş, klinik durum ve bekleme süresi gibi kriterlerin dikkate alındığını ifade etti. Organ dağıtımında cinsiyet, ırk, dil, din veya ekonomik duruma göre ayrım yapılmadığını da vurguladı.
Böbrek, karaciğer, kalp, akciğer ve pankreasın yanı sıra kornea, deri, kemik, kıkırdak, tendon, kalp kapağı ve çeşitli doku ve anatomik yapıların da bağışlanabildiğini belirtti.


ORGAN BAĞIŞI DİNEN DE CAİZ


Organ bağışının dinî boyutuna da değinen Sönmez, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunun 6 Mart 1980 tarihli ve 396 sayılı kararıyla belirli şartların sağlanması hâlinde organ ve doku naklinin dinen caiz olduğunu açıkladığını hatırlattı. Organ naklinin başka bir tedavi seçeneğinin bulunmaması, vericinin ölümünün gerçekleşmiş olması, bağışçının veya yakınlarının rızasının bulunması, organ karşılığında maddi bir bedel talep edilmemesi ve alıcının nakle onay vermesi gibi şartlara bağlı olduğunu belirten Sönmez, Kur'an-ı Kerim'in Mâide Suresi'nin 32'nci ayetinde yer alan, “Kim bir canı kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur” ayetini de hatırlattı.
Sönmez, organ bağışının belirlenen tıbbi ve dinî şartlara uygun olarak gerçekleştirildiğinde insan hayatının korunmasına vesile olan önemli bir yardımlaşma ve dayanışma örneği olduğunu vurguladı.

 

 

Hatay Internet

Hatay Internet

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.