Sabancı
15 TEMMUZ DESTANI

15 TEMMUZ DESTANI

Geçtiğimiz yıllarda yaşadığımız berbat bir olay bizi millet olarak kendimize getirdi. Kendine cemaat süsü vermiş bir grup milletin içinden devşirdiği kişilerle devletimize el koymaya, bu güzel toprakları yandaşlarına pay etmeye kalkıştı. Ancak çoğumuzun artık bitmiş, bunlardan bir şey olmaz dediği milletin bireyleri adeta abideleşti, yıkılmaz kaleler gibi arka arkaya dikilerek direnişe geçti. Allah o gün Türk Milletinden korkuyu kaldırmıştı. Tıpkı Malazgirt Meydanında olduğu gibi, tıpkı Bizans’ın önündeki Türk ordusu gibi… Şamil Basayev “bir mücahidi güldürmek için onu ölümle korkutun” diyor. Gerçek şu ki; her Türk asker doğuyor. Bu öyle sade bir piyade marşı değil, bir yaşamın özetidir.

O gece televizyon ekranı karşısına geçtiğimizde bir gariplik olduğu görülüyor, ancak herkes bunun altından ne çıkacak diye algılamaya çalışıyordu. ABD destekli birkaç general yanlarına aldıkları hainlerle birlikte köprüleri kontrol altına almaya çalışıyor, bazı yerlerden çıkan tanklar önüne çıkan her şeyi ezerek ilerliyor, bazı askerler milletin kendilerini koruması için ellerine verilen silahlarla milletine kurşun yağdırıyordu. Biz o kısma çok sonra muttali olsak ta bir arkadaşın 75.Yıl Bulvarında toplanıyoruz uyarısıyla çoktan sokağa dökülmüştük. Çünkü eşimin şimdi hükümet gitti, darbe mi oldu boyun büküşü içimize kurşun gibi çöreklenmişti. Biz hiçbir tehlikeyle karşılaşmazken, Ankara ve İstanbul gibi metropollerde insanlarımız yeni bir destan yazıyordu. İman, cesaret, vatan sevgisi, birlikte yaşama azmi bir milletin medeniyet fantaziyelerinden kurtulup birer aslan kesilerek karşılarına çıkanları alt etmesiyle son buldu.

O gün internet bir tank nasıl durdurulur, uçak, silah nasıl etkisiz hale getirilir soruları dışında kullanılmadı. İnsanlar atletini, gömleğini soyup tankların ve diğer askeri araçların egzozlarını tıkamaya kullandığı için ana yollar üstleri çıplak erkeklerle doluydu. Adamlar patatesi yemek için değil motorların gaz çıkışını engellemek maksatlı kullandı. Genç biri yüksek binaya çıkarak levyeyle uçağı vurmaya çalıştı. Hiçbir şey elinden gelmeyen ise tankların önünde yere uzanıp vücudunu vatanına kurban etti. Daha buna benzer binlerce kahramanlık destanı o gece milletin önünde sergilendi. Okunan salalar milleti bu bizim için okunuyor anlayışıyla kendi cenazesine koşturdu. Birileri ise bu direnişe gidenleri engellemek, okunan salaları susturmak kaygısına düştü. Birileri kahramanlıklar sergilerken o hainler ise İzmir’in işgalinde Yunan askerine alkış tutan kahpelerden farklı değildi.

Bu olay dünyada bir milattır. Bu olayları izleyen dünya milletleri artık haince darbelere asla izin vermeyecek, bunları elinin tersiyle kaldırıp atacaktır. Dünyada ülkemize göz dikmiş alçaklar ise artık bir, iki, hatta üç kez düşünmek zorundadır. Bilecektir ki her bir Türk, yaşına, cinsiyetine, becerisine bakmaksızın karşılarında yenilmez birer asker olarak dikilecek, buldukları her bir materyali silah olarak kullanıp kendilerine ölüm kusacaktır. Bu topraklar ilelebet Türk Milletinin olmaya devam edecek, onları kök saldıkları bu vatandan hiçbir güç koparıp atamayacaktır. Silahsız bir toplum kanıyla, canıyla hain bir darbeyi önledi. Giderek gelişen savunma sanayii ve üretilen silahlarla bu millet neler yapacaktır, hesabını onlar yapsın artık…

 

Hatay İnternet TV Youtube Kanalı

Hatay İnterne TV Facebook Sayfası