Sabancı

22 YILLIK BİR HUKUKÇU OLARAK DEVLETTEN BEKLENTİLERİM

22 YILLIK BİR HUKUKÇU OLARAK DEVLETTEN BEKLENTİLERİM

22 YILLIK BİR HUKUKÇU OLARAK DEVLETTEN BEKLENTİLERİM

1-6284 Sayılı kanuna göre evden uzaklaştırılan kocalar ekonomik durumuna bakılmaksızın zor hayat koşulları ortasında bırakılıyor.

Peki çoğunun barınmak için ekonomik durumu yeterli dahi değil. Adamı hem evden at hem de kalacak yer tesis etme... Tam bir Deli Dumrul hikayesi.
 Oysa ki bunlar için ücretsiz barınma yeri tesis edilmelidir.  Devlet olmanın gereği budur..

2-Ömür boyu nafaka olmaz.

 Evlilik ne kadar sürmüşse nafaka en fazla  o kadar verilmelidir.. Nafaka olayı artık maksadını aşmış ve bir sömürü aracı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Pek çok kadın nafakaya güvenerek yuvayı dağıtmakla ve boşanmaktadır.

Bir büyük şehrimizde 5 yıl önce 4 aile mahkemesi varken bugün 11'e çıkmış durumdadır.

Demektir ki 5 yıl önce bu büyük şehrimizde 100 kişi boşanıyorsa bugün 230 kişi boşanmaktadır...

3-6284 sayılı yasaya göre kadının beyanı esastır.

Bu durum erkegi ikinci sınıf vatandaş konumuna koymaktadır..

Ve kadının beyanı ile koca 3 ay evden uzaklaştırılmaktadır.

Oysaki durum şöyle olmalıdır : Koca kadının beyanı ile en fazla 3 gün  evden uzaklaştırmalı..

 Hakim tüm tarafları dinledikten sonra kararını vermelidir.. Kadının yalan beyanında ise kadın tutuklanmalıdır..Bir erkeğin beyanı alınmadan adamı evden uzaklaştırmak Adalet ilkesi ile bağdaşmaz.

4-Boşanma davaları derhal mahkemelerden çıkarılmalı adliye dışında kurulacak hakem mercillerine  verilmelidir.

 Zira adliyenin gergin ortamı taraflara yansımakta ayrıca avukatlar devreye girince kin ve husumet daha da köpürtülmektedir.

5-6284  sayılı kanunda asla polis devriye girmemelidir. Polisin devreye girmesi evde kocayı komşulara karşı rencide etmekte ayrıca adamı suçlu psikolojisine sokmaktadır..

6-Her olay adliyeye yansımamalıdır..Bazı  davalar adliye dışındaki merciler tarafından çözülmelidir. İnsanların bu kadar adliye ile yüz göz olmaları adalete olan güveni sarsmaktadır.

7-Cezalar asla caydırıcı değildir bugün her insanın en az iki suç işlemesi bir hakmış gibi  görüntü ortaya çıkmaktadır..

8-Maalesef bugün adliyelerden mağdurlar boynu bükük sanıklar ise başı dik olarak çıkmaktadır... Mağdurların pek çoğu adalete güvenmediği için pek çok suçları adalete intikal etmekten imtina etmektedir.

9-Unutmayalım ki büyük bir medeniyet kurmanın yolu güven veren bir adalet sistemi inşa etmekten geçer..

10-Adaletin ilk işlevi ortaya çıkan hasarı telafi etmek üzerine kurulu olmalıdır. Bugünkü sistem husumetleri yok etmek bir yana husumetleri köpürtmektedir..

Son olarak iftira suçları tamamen değiştirilmelidir.

Bugün bir kadının iftirası ile bir adam cinsel saldırı suçundan 10 yıl cezaya mahkum edilebilmektedir.

Bunun iftara olduğunun anlaşılması halinde ise kadına verilen ceza çok komiktir.. Bu durum kadınları daha cesaretli hale getirmektedir..

Saygı ile...

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.