Sabancı
4 KAPI

4 KAPI

4 Kapı da denilen Şeriat, Tarikat, Marifet ve Hakikat kapıları, Alevi kültürü ile Hacı Bektaşi Veli öğretisinde de çok önemli bir yer tutmaktadır. Güzel dinimiz İslam’ı tanımak için Aleviliği de, Bektaşiliği de öğrenmek gerekir.
Bir hikaye ile devam edelim:
*****
Öğrencilerinden biri Mevlana’ya sormuş;
“Efendim, bu 4 kapı meselesini ben pek anlayamıyorum. Bana anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız?”
“Şimdi bak, karşı medresede dersini çalışan dört öğrenci var ve hepsi rahlelerine eğilmiş. Sen git bunların hepsinin ensesine birer şamar at, sonra da gel anlatayım”
Öğrenci gitmiş, birincinin ensesine bir tokat aşketmiş. Tokadı yiyen derhal ayağa kalkıp arkasını dönmüş ve daha kuvvetli bir tokatla Mevlana’nın öğrencisini yere yıkmış. Öğrenci dayağı yemiş, geri dönecek ama hocasına itaat var.
Yaradan’a güvenip ikinciye de bir tokat aşketmiş. O da derhal ayağa kalkıp elini kaldırmış. Tam tokadı vuracakken vazgeçip yerine oturmuş.
Öğrenci devam etmiş, üçüncüye de bir tokat atmış. Üçüncü şöyle bir kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına devam etmiş.
Dördüncü, tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına devam etmiş.
Öğrenci Mevlana’ya dönmüş, olanları anlatmış.
Mevlana; “İşte sana istediğin örnekler….
Birinci, şeriat kapısını geçmiş biri idi. Şeriatta kısasa kısas olduğu için, tokadı yiyince kalktı, aynısını sana iade etti.
İkinci, tarikat kapısındadır. Tokadı yiyince o da kalktı, tam tokadı iade edecekti ki, tarikat öğretisinde verdiği söz aklına geldi. “Sana kötülük yapana bile iyilik yap”. Onun için döndü, oturdu.
Üçüncü, marifet kapısına kadar gelmiştir. İyinin ve kötünün sadece Yaradan’dan geldiğini bilir, inanır. Bu nedenle Yaradan bu ders için hangi kulunu görevlendirdi diye merakından şöyle bir dönüp baktı.
Dördüncü, hakikat kapısını da geçmiştir. İyinin ve kötünün tek sahibi olduğunu ve aynı olduğunu bilir. Onun için dönüp bakmadı bile…”
*****
İnsanlığa düzen vermek ve sosyal hayatı korumak adına konulmuş olan kurallar ancak öğrenilir, uygulanır ve uyulursa anlam kazanır.
Kurallar öğrenilmeden salt başkalarının sözü ile kulluk yapılırsa o zaman kardeşlik yerine düşmanlıklar başlar ve birbirimizin kapılarına işaretler koymaya kadar gider.
Cenab-ı Allah’ın ilk emri “Oku, seni yaradan Allah’ın adı ile oku” dur (Alak-1)

Ahmet YESEVİ bizim, Hacı Bektaşi Veli, Mevlana, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal bizim.
Hepsi bizim güzelliğimiz, hepsi bizim zenginliğimizdir.

Sevgiyle kalın
Kamil AKDOĞAN