Sabancı

Adalet Öyle Değil Böyle Sağlanır...

Adalet Öyle Değil Böyle Sağlanır...

SEMİZ DEVE VE HZ ÖMER’İN ADALETİ

 

Hz. Ömer, Medine çarşısını teftiş etmektedir. Bir ara deve pazarına gelen Hz. Ömer orada haylice iri, semiz ve gösterişli bir deve görür. Merak eder ve sorar "Bu deve kime ait! Kim bu görkemli devenin sahibi?" Derler ki "Bu deve oğlunuz Abdullah'a aittir." Hz. Ömer bunu duyunca ilk olarak şunu sorar: "Bu deve nerede böyle semizlendi. Nerede böyle kilolandı? Bana Abdullah'ı bulun." 
Biraz sonra Abdullah pazara geldi. Hz. Ömer sordu; "Oğlum! Bu deveyi sen nereden buldun nerede besledin?" 
Abdullah babasına cevap verdi; "Bu deveyi pazardan satın almıştım. Gayem şuydu, biraz kilolansın, ben de satayım ve ticaret yapayım. Nihayet devem otlandı, su içti ve kilolandı. Ben de bugün pazara getirdim ki satayım. Burada yanlış bir şey yok. Yanlış bir şey de yapmadım."
Hz. Ömer tekrar sordu; "Sen bu deveyi nerede besledin. Hangi otla semizlettin?"
Oğlu; "Ben devemi bütün Medine halkı gibi devlete ait şu merada besledim. Herkes nasıl devesini getirip o meraya salıyorsa ben de getirip devemi oraya bıraktım."
Bunun üzerine Hz. Ömer şu cevabı verdi; "Ohh ne ala! Halifenin oğlunun devesi gelmiş; haydi yemleyin, haydi sulayın. Halifenin oğlunun devesi. Tabii ki en iyi yemi alacak, elbette en iyi suyu içecek (!).  Ey Ömer'in oğlu Abdullah; "Hemen bu deveyi sat. Elde ettiğin paradan, bu deveyi satın alırken verdiğin ana sermayeni al. Geri kalan parayı hemen hazineye devret. O para Müslümanların fakirlerine dağıtılacak haydi bakalım." 
 Hz. Abdullah bu muameleyi hak etmediğini düşünmüş olacak ki şöyle der; "Ama herkes devesini o otlağa bırakırdı. Orası Medine'de yaşayan her vatandaşın yararlanacağı genel bir otlaktır. Ben de Medine halkından birisiyim. Burada yanlış bir işim olmadı ki."
Halife öldürücü ve ibretlik cevabı verir;
 "SEN HALİFENİN OĞLUSUN! HALK ORADAN YARARLANABİLİR. AMA SEN YARARLANAMAZSIN. BEN O OTLAKTAN HALİFE İLE HALİFENİN EVLATLARININ VE AKRABALARININ YARARLANMASINI YASAKLIYORUM."
(Sayın Selim Kaptanoğlu Ağabeyin sayfasından alınmıştır.)
*****
Halkın kullanımına ayrılmış bir mera, bizzat Halife Ömer tarafından kendi çocukları ve akrabalarına yasaklanıyor.
İşte Ömer’i adil kılan tavır ve Hz. Ömer’in adaleti bu!
Şimdilerde olsaydı herhalde merada deveyi otlatmak değil meranın tapusunu kendi üzerlerine yaparlardı. 
Afedersiniz yanlış oldu, önce halktan biri merayı satın alır sonra da haşmetlülere hediye ederdi.
Hiçbir haşmetli de “Bu benim hakkım değildir, bunu kabul etmek haramdır, tüyü bitmemiş yetimlerin de hakkı vardır.” demezdi.
En büyük ikramiye çıkan Milli Piyango biletinin hediye edilmesi gibi.
Allah’ın adaletinin bu dünyada tecelli edeceğine gönülden inanıyorum.
Allah’ın değirmeni geç olsa da ince öğütür.

Sevgiyle kalın 
Kamil Akdoğan