Milli Eğitim noktasında hangi iktidara bel bağlasak olmuyor, bir tarafından illa ki patlak veriyor. Başka ülkelerin hayalini bile kuramadığı bir güç olan gençlerimiz, genç nüfusumuz sürekli yeni denemelerle adeta kıyma makinelerinde öğütülüyor. Hah işte budur, bu adam bir şeyler yapar, bu probleme kalıcı çözümler getirir dediğimiz adamlar birkaç gün sonra biçare kalıp havlu atıyor.
Kendi kendime sormadan edemiyorum; Reis bile bir sürü imkan ve güce rağmen bu işin altından kalkamadıysa acaba söylenenler doğru olup Lozan’da İnönü ve arkadaşları hainane bu işi de birilerine egale mi etti? Prof.Dr.Oktay Sinanoğlu bu konuda en iyi eğitim sistemi bizde iken 1940’lı yıllarda ikili gizli antlaşmalarla İngiliz-Amerikan çengeliyle ne milliliği, ne de eğitimi kaldı diyor. Madem ikili anlaşmalar var, bunları bizlere kim neden açıklamıyor? Neden millet olarak sürekli uyutuluyor, gayya çukurlarında debelenip duruyoruz? Biz bu açıklanmayan antlaşmaları millet olarak o zorla imzalatan devletlerin başına çarparız da, bizden dediğimiz hükumetler neden bunları bizden gizliyor.
Hakikaten bizdeki eğitim devekuşu gibi görünüyor. İnsana ne uçacak bilgileri veriyor, ne de yük taşıma gücü ve kabiliyeti… İçimizdeki satılmış hainlerin de yardımıyla müfredat sürekli karıştırılıyor, sistem sürekli değiştiriliyor. Biz birini anlayıp alışıncaya kadar, o sistem eskiyip değiştirme sürecine giriliyor. Her defasında ise 3-5 yıllık jenerasyon eriyip gidiyor ellerimizin arasından. Bu kadar genci işlendirip bir yerlerde görevlendiremediğiniz yerde ise sokaklarda stres, kavga, anarşi ve nihayetinde terör kol gezer. Asker ocaklarında bizlere hiçbir iş olmadığı zamanlarda çevredeki otlar yoldurulurdu. Sebebi ise sırf boş kalmayalım imiş! Çünkü boş adamın yoldaşı şeytandır. Kahvehanede otururken insan kılıklı biri yanına gelir, onu iki dakikada heyecanı ne yönde ise o yönde kullanarak, milletine, memleketine zararlı bir unsur haline getirir.
87 yılı, sayısal çalışmama rağmen sözelde de oldukça iyiyim. Üniversite sınavına girmeden sistem değişti. Eşit ağırlık ortadan kaldırıldı. Biz tek kanatlı kaldık. Yine lise ikiye geçmişim, matematik, fizik, kimya derslerimiz yüzde elli oranında müfredattan çekilerek aklı sıra imam hatiplerin altı oyuldu. Buna rağmen hukuk, siyasal, hatta tıpa giden öğrencilerin çokluğu beyni yabancılara satılmış kişileri korkuttu. Üniversite sınavında sırf imam hatipleri ezebilmek adına tüm mesleki eğitim mahvedildi. Liseyi bitirmiş bir genç, çıraklık için epey geç kalmış, üniversiteye gidememiş, herhangi bir mesleği de olmayınca ne yapmasını beklersiniz? Canlı bomba olup, yakınında bulabildiği en etkili kişilere sarılmasını mı?
Yetti artık, birileri çocuklarımız, gençlerimiz üzerinde labratuvar deneyleri yapmaktan, onları kobay faresi gibi kullanmaktan vazgeçsin. Devletimiz, insanımıza sahip çıksın. Onları boş oyalamak yerine devletine, milletine, insanlığa en faydalı şekilde yetişmesinin yollarını açsın. Daha kaç nesil böyle harcanacak, kaç nesil şurada burada mutsuz olup hayatına küsecek? Sosyal devletten, ancak insanların mutlu olduğu, ihtiyaçlarının kolaylıkla karşılanabildiği yerlerde söz edilebilir.
Tüm gençlerimize hayırlı, bereketli bir öğretim yılı diliyorum. Allah sizleri ve memleketimizi korusun.