Sabancı

Biz Ne Ara Bu Kadar Zalim Olduk?

Biz Ne Ara Bu Kadar Zalim Olduk?

 

Biz Ne Ara Bu Kadar Zalim Olduk?

 

Biz, komşumuzun dini inancını ya da mezhebini ve hatta milliyetini hiç merak edip sorgulamadan “Bir mazeretiniz  yoksa akşama annemler ziyaretinize gelecekler” demeyi öğrenmiştik.

 

Biz komşularımızı, arkadaşlarımızı ve dostlarımızı sadece insan oldukları için çok sevmiştik.

 

Sabri Amcamız ile Hatice Teyzemizin mezhebini hiç merak etmemiştik. 

Mezhep neydi ki? 

Önemli olan komşuluk, önemli olan güven ve insanlıktı. 

 

Kemal Amca ve Ayten Teyzenin oy verdiği partiyi bilirdik. O parti ile gönül bağımız olmasa da Kemal Amca ile Ayten Teyzeyi çok severdik.

Onlar bizim komşumuz, çocukları da arkadaşımız, hatta kardeşimizdi.

 

Abdullah Amca ile Ercüment Teyzenin partileri de farklıydı ama bize neydi ki?

Onlar da sadece Abdullah Amca ve Ercüment Teyze idi.

Hepimiz bir aile gibiydik.

 

Hayriye Teyze ile Celal Amca da mahallemizin zenginliği idi ve onların da dinini, mezhebini, siyasi görüşünü sorgulamak hiç aklımıza gelmezdi.

 

Duran Amca ile Sanem Teyze de babamlarla aynı partiden değildi ama onlar da bizim amcamız ve teyzemiz, çocukları da kardeşimizdi.

Aslında biz, babamların partisini bile bilmezdik.

Çünkü siyasi düşünce ve tercihler insanları bir arada tutan birleştirici unsur değildi.

Önemli olan komşuluk ve kardeşlikti.

 

Ayşe Teyze ile Mehmet Amcalar biraz daha aşağıda olsalar da sevdiğimiz komşularımızdı.

“Kanatlı” derlerdi nedense?

Her boyda beş kızları vardı.

Hepsini çok severdik.

İsimleri Ayşe ve Mehmet olduğuna göre Müslümandılar ama mezhepleri, milliyetleri, siyasi düşünceleri neydi ki?

Sormak, sorgulamak ne kadar ayıptı.

Hepsi iyi insanlardı, çünkü bizim komşularımızdı.

 

Biraz yukarıda da Yordan Amcalar vardı, eşi Madam Teyze hepimizin teyzesi, çocukları Valantin, Valas, Eleni, Nikola, Sofia, İskender ve İzabel de bizlerin ablası, abisi veya arkadaşı ya da kardeşiydi.

Sahi Yordan Amcanın dini, milliyeti veya siyasi düşüncesi neydi acaba?

Bize neydi ki?

Onlar bizim koşularımızdı ve sadece koşumuz olmaları bile onları sevmemiz için kafi bir sebepti.

 

Biz okuldan çıkıp eve gelirken “annem evde mi acaba?” diye hiç düşünmezdik.

Çünkü annem evde olmasa da bilirdik ki ya Hatice Teyze, ya Ayten Teyze, ya Ercüment Teyze, ya Sanem Teyze, ya Hayriye Teyze, ya da Madam Teyze evdeydi.

Onlar bizim ailemizdi.

Dinleri, mezhepleri, siyasi tercihleri ne olursa olsun onlar bizim komşularımızdı.

Biz Alevi ve Sünnilik; 

Türklük veya Araplık ya da Kürtlük nedir bilmezdik.

 

Ve hiç kimse kendisini, Kürt, Arap, Sünni, Alevi, Laz, Çerkes vb. diye ayrıştırmazdı.

Hepimiz Türktük, çünkü hepimiz vatandaştık.

Şimdi insanların bu yazdıklarımı gözlerini aça aça ve hayretle   okuduklarını görür gibiyim.

Biz gerçekten böyleydik.

Çünkü biz, her şeyden önce insandık.

 

Şimdilerde ise herkesin dinini, mezhebini, milliyetini, siyasi tercihlerini sorgular olduk.

 

Sahi biz, hangi ara bu kadar zalim olduk?

 

Sevgiyle kalın

Kamil Akdoğan 

 

Hatay İnternet TV Youtube Kanalı

Hatay İnterne TV Facebook Sayfası