ÇEVRECİ TİPLER
Ülkemizde bir çevreyi koruyup kollayan insanlar, bir de bir yerlerden işaret çakılmasını bekleyen, işin ticaretinden geçinen tipler vardır. Nedense çevreci, aydın, kalite siyasetçi olmak için ülkemizde önde gelen bir şart vardır ki, bu solcu-sol kafalı olmaktan geçer. Eğer sol düşünceli değilseniz aydın ya da çevreci olamazsınız. Bu özellikleri taşımaya diğer vasıflarınız kâfi gelmeyecektir. Bu algıyı yıllar içinde kendini aydın sayan, aslında içi karanlık fikirlerle dolu, dini ve milli değerlerle kavgalı, onlara yabancı kişilerin yuvalandığı fitne yuvası yazılı-görsel medya oluşturdu. Nerede millet, memleket adına bir proje varsa, dini-milli bir yönü varsa bunlar bir yerlerden çalınan boru sesiyle sürü halinde avazlarının çıktığı kadar bağırmaya başlarlar.
Gezi Kalkışması işte tamda bu minval üzere kurulmuş, hükümeti indirmeye yönelik bir tertiptir. 5-10 ağacı bahane edip ortalığı savaş yerine çevirenler, polis araçlarını yakıp, camileri sığınma evine dönüştürenler binlerce ağaç kesilmesini gülerek izlediler. Şimdilerde Kaz Dağları diyerek ortalığı velveleye verenler ülkedeki binlerce maden işletmesini görmezden geliyor. Sonuçta maden kanununu ilk anda öyle güçlü çıkarmış ki birileri, meclis adeta ablukaya alınmış. Her şey tam kendilerinin istek ve menfaatleri çerçevesinde şekillendirilmiş. Öyle ki Anıtkabir’in altında değerli bir maden olduğunun farkına varılsa onu bile kaldırıp alabileceklerini bilirkişiler bazı tartışmalarda ifade ettiler. Bir ormancı olarak birileri ormanlık alanda izin istediği takdirde doğal sit alanı vb değilse bunu engellemenin imkânsız olduğunu çok iyi biliyorum.
Yıllar önce Bergamalı Hopdediks unvanıyla meşhur olan göstericilerden bu yana nerede bir olay görsem hemen arkasında Almanların kirli elleri var mı diye kontrol etme ihtiyacı hissediyorum. Çünkü bizde gelişen güzel işlere anında Almanların gölgeleme çalışmaları yaptığı, Alman vakıflarının en çok para harcadıkları illerin başında Hatay geliyor. Yıllık milyonlarca Euroluk bütçenin nereye, ne maksatlarla harcandığını kimse bilmiyor. Ancak bu tip bütçelerin bir yerleri ayaklandırmak, oradaki taraftarı canlı tutmak maksatlarına matuf olarak harcandığını herkes biliyor. Olan ise bu çevreci tiplere oluyor. Kendi ülkeleri için yapılan güzelliklere karşı olmak, bir noktada hain kisvesinde yaşamak herkesin kabullenebileceği iş değil çünkü… Kaz Dağlarında kesilen ağacın belki 10 katı Koç Üniversitesi kurulurken, İstanbul’un akciğeri Belgrad Ormanlarında kesilmişti de hiç bakmamışlardı bile.