GENÇLİĞİN SIRRI

GENÇLİĞİN SIRRI

Üniversite yeni açılmıştı, ilk gün ilk derste profesörümüz yeni bir öğrenciden bahsetmeye başladı; “Bu sene yeni ve çok ilginç bir öğrenci aramıza katıldı, bakalım ilginç öğrencimizi bulabilecek misiniz?” Hemen etrafıma bakınmaya başladım, ardından sırtıma biri dokundu ve döndüğümde bir yaşlı bayanla karşılaştım. Gülümseyerek gözlerime bakıyordu.
Kendini tanıtmaya başladı; “Ben Emine, yaşım 87, bu bölümü bu sene kazandım.” dedi. Ardından bana sarılmak istediğini söyledi ve sımsıkı sarıldı. Ben de küçük bir şaka yaptım; “Bu genç yaşında neden üniversiteye geldin?”
Gülerek cevap verdi; “Zengin bir koca bulmaya geldim. Evlenip birkaç çocuk doğurup emekli olacağım. Ardından bir dünya turuna çıkmak istiyorum!”
Ders bittikten sonra kantine indik. Beraber sütlü çikolata içtik. Hemen dost olmuştuk. Emine ile her gün sınıftan beraber çıktık ve kantinde sohbet ettik. Akıllı ve deneyimiyle onu dinlemekle, derslerden öğrendiğimden daha çok şey öğrendiğimi hissediyordum. Sömestr süresince Emine, kampüsün gülü oldu. Nereye gitse etrafı çevriliyor, hemen dost ediniyordu. Güzel giyinmeyi seviyor, başka öğrencilerin dikkatini çekmeyi başarıyordu. Emine hayatını yaşıyordu.
Hem de hepimizden daha canlı ve daha dolu. 
Sömestr bitti. Futbol balosunda Emine’den konuşma yapmasını istedik. 
Orada bize verilen dersi unutmama imkân yok.
Konuşmasını eskiden hazırlamış ve bir yığın karta kocaman kocaman yazmıştı. Elinde bu deste ile kürsüye yürürken, kartları elinden düşürdü. Konuşma darmadağın olmuştu. 
Şaşkın, biraz da utanarak mikrofona doğru eğildi.
“Ne kadar beceriksizim, değil mi? Özür dilerim. Buraya gelmeden önce heyecanım yatışsın diye bir duble de viski içmiştim oysa. Sonucu görüyorsunuz. Şimdi bu kartları toplasam bile onları tekrardan sıraya koymam mümkün değil. En iyisi ben size aklımda kalanları söyleyeyim olur mu?” 
Biz kahkahalarla gülerken, o bardaktan bir yudum su aldı ve konuşmasına başladı: “Yaşlandığımız için evlenmekten, eğlenmekten ve hayattan asla vazgeçmeyiz. Evlenmek, eğlenmek ve yaşamaktan vazgeçtiğimiz zaman yaşlanırız. Genç kalmanın mutlu olmanın ve başarıya ulaşmanın yalnızca dört sırrı vardır. Her gün gülmek ve hayata katacak mizah bulmak. Bir rüyanız olmalı mutlaka. Rüyalarınızı kaybederseniz ölürsünüz.
Etrafımızda dolaşan pek çok şahıs gerçekte ölü ve bundan kendilerinin bile haberi yok. Yaşlanmakla büyümek arasında çok büyük bir fark vardır. Eğer 19 yaşındaysanız ve bir sene hiç bir şey yapmadan ve hiç bir şey üretmeden sırtüstü yatarsanız, yalnızca bir yaş yaşlanır 20 yaşında olursunuz. Ben 87 yaşındayım ve ben de bir sene hiç bir şey yapmadan ve hiç bir şey üretmeden sırtüstü yatarsam 88 yaşımda olurum. Herkes bir senede bir yaş yaşlanır.
Bunun için özel bir beceri ya da bilgiye gerek yoktur. Oysa bir yaş daha büyümek amacıyla, mutlak bir şeyler gerçekleştirme, üretmek, kendini geliştirecek fırsatları bulmak ve kullanmak gerekir. Asla pişman olmayın. Biz yaşlılar, genellikle yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan pişman oluruz çünkü.
Ölümden korkan insanlar, pişman olanlardır. Pişman olmaktan korktukları için hiçbir şey yapmamışlardır.”
Emine, seneler önce başlayıp, hayat mücadelesi içerisinde ara vermek mecburiyetinde kaldığı üniversiteyi derece ile bitirdi.
Mezuniyet töreninden bir hafta sonra, uykusunda, huzur içerisinde öldü.
Cenaze törenine 2 binden fazla üniversite öğrencisi katıldı.
“Yapabileceğimiz her şeyi gerçekleştirme amacıyla katiyen geç olmayacağını” hepimize hem de nasıl öğreten bu görkemli bayanın anısına layık bir törendi bu. Emine’nin öğrettiği aslında dünyanın tüm üniversitelerinde mecburi ders olmalıydı.>>
*****
Öğrenmenin yaşının olmadığını hepimiz biliriz. Emine gibi ileri yaşta olmasa bile orta yaşta öğrenimini tamamlayan pek çok tanıdığımız vardır.
Önemli olan insanın hayaller kurması ve kendisine hedefler koymasıdır.
Her yıl bir yaş daha büyür; hayallerimizi kaybettiğimizde de yaşlanırız.
Büyümek, yaşın ilerlemesi ile yaşlanmak da hayal ve hedeflerin azalması ve hatta yok olmasıyla ilgilidir.
Lütfen hayaller kurup kendinize hedefler koyun ki genç kalasınız.

Sevgiyle kalın
Kamil AKDOĞAN