Sabancı

Hep Birlikte Yürüyelim!

Hep Birlikte Yürüyelim!

Hep Birlikte Yürüyelim!

 

Bilim insanları, oturmanın  sigara kadar zararlı olduğunu tespit etmişler.

 

- Normal şartlarda hareketsiz geçirilen her 20 dakikadan sonrasında eklem ve bağlarınızda deformasyon başlar.

 

- Ailenizi, arkadaşlarınızı dostlarınızı da bu yürüme ve ayakta durma seferberliğine dahil edin.

 

- Hep beraber yürüyün, yürüyün, yürüyün...

 

Yirminci yüzyılda insan sağlığının en büyük tehdidi herhalde sigara idi.

 

Araştırmacılar bu yüzyılın sigarasını ise daha şimdiden tespit etti.

 

“Oturmak” yani “hareketsiz yaşam” biçimi.

 

ABD’de Mayo Kliniğin Endokrinoloji Bölümü uzmanlarından Dr. James Levine son 15 yılın en büyük sağlık sorunun “oturmak” olduğunu söylüyor.

 

Yapılan çalışmalar, gün içinde 6 saat ve üzeri süreleri oturarak geçiren kişilerde şeker hastalığı, obezite, depresyon ve bazı kanserlerin arttığını gösteriyor.

 

Kronik hastalığı olan kişilerin hastalık bulguları da hareketsiz yaşam ile şiddetleniyor.

Asıl kötü haber, düzenli egzersiz yaparak oturmak ile artan risklerin önlenebileceğini düşünenler için. Eğer günde 6 saatten daha fazla süreyi oturarak geçiriyorsanız, yaptığınız bir kaç saat süren ağır egzersizler sizi kurtarmıyor.

 

Peki ne yapmak gerekiyor?

 

Yanıtı 4 harf; NEAT yani “non-exercise activity thermogenesis.”

 

NEAT pratik olarak şu demek. Olabildiğince sık ayağa kalkın, olabildiğince uzun süre ayakta durun, olabildiğince yürüyün, yürüyün, yürüyün...

 

Kolay mı? 

Her işi bir koltukta halledebilecek teknolojik donanım çağında kolay değil. Ama çalışmalar ayakta bir kişinin metabolizmanın oturan birinin iki katı daha hızlı çalıştığını ortaya koyuyor. Dolayısıyla gün içi aktiviteyi arttırmak tüm gün oturup bir kaç saat yüksek tempolu ağır sporlar yapmaktan çok daha sağlıklı.

 

Araştırmacılar, sadece ayakta geçirilen sürenin belirgin arttırılması ile kilo verilebileceğini ve sağlıklı bir yaşam sürdürülebileceğini belirtiyor.

 

Yürümek için işte size bir kaç pratik yol.

 

Yürürken konuşun. Yani yürürken yanınızda arkadaşınız olsun. Araba kullanmayın. Toplu taşıma, İstanbul’da bile tercih edilmelidir.

 

Bir konu hakkında konuşurken, tartışırken ayakta durun, kahvelerinizi ayakta için.

 

Cep telefonu konuşmalarınızı ayakta yapın. Telefonu evin veya ofisin uzak bir noktasına koyun ve çaldığında ayağa kalkıp almaya gidin.

 

Masa başından çalışırken küçük aralar verin. Normal şartlarda hareketsiz geçirilen her 20 dakikadan sonrasında eklem ve bağlarınızda deformasyon başlar. Dolayısıyla 20 dakikada bir 1-5 dakika ara verin, ayağa kalkın, gerinin, bir kaç adım atın. Gözünüzü uzaklardaki nesnelere odaklayın.

 

Olabildiğince merdiven kullanın, mümkünse asansörün ismini unutun. Toplu taşımalarda bir durak önce veya sonra inin, yürüyün, yürüyün, yürüyün.

 

“Home Office” çalışmak sanıldığı gibi iyi bir şey değil, uzak durun. Mümkünse kendinize evinizin uzağında bir ofis kiralayın.

 

Ofisinizi içinde dolaşabileceğiniz biçimde tasarlayın, mesela çöp kutusunu uzağa bir yere koyun, dosyalarınız yanı başınızda olmasın. Kalkın, gidin, alın.

 

Büyük fincanlarda kahve, çay içmeyin, gereğinden uzun oturmak zorunda kalırsınız kafelerde. Oturun, hemen çayınızı kahvenizi için ve kalkın.

 

Az TV izleyin. ABD’de ortalama TV izleme süresi 5 saatin üzerinde, TV izleme süresini günde bir saatin altına indirin.

 

Ailenizi, arkadaşlarınızı dostlarınızı da bu yürüme ve ayakta durma seferberliğine dahil edin.

 

Hep beraber yürüyün, yürüyün, yürün...

(Alıntı)

*****

İnsanların en önemli görevi bence, kendi vücut bütünlüğü ile sağlığını korumaktır.

Sağlığı korumak için de önlem almak şart tabii.

Hiç masraf etmeden alabileceğimiz önlemlerin başında da yürümek geliyor.

Haydi hep birlikte yürüyelim.

 

Sevgiyle kalın 

Kâmil Akdoğan