Bismillah, umut ile çıktığım yoldaki ilk sözümdü ve yine bismillah bu mecradaki yeni yolculuğumuza ilk sözüm olsun isterim. İmam Hatip’ten, Kur’an kursu öğreticiliğinden çıkıp önce Radyo Televizyon sonra Gazetecilik kapılarını aralamış bir iletişimcinin kaleminden okudukları, yorumladıkları ve sorguladıklarını aktaracağı bu köşeye sizler de benimle birlikte hoş geldiniz.
İlahiyat alanından iletişim alanına geçiş yaptığımda çocuk yaşımda aldığım tepkiler ile toplumda hepimizin el birliği ile oluşturduğu, bir yandan varlığından sürekli şikayet edip diğer yandan ise beslediğimiz “HERKES PUTU” ile tanışmış oldum. Bu ‘herkes putu’ her şeyi çok biliyor, her konuyu eleştiriyor, her sözü söyleme hakkına sahip ve kapılar arkasından toplumu yönetiyor; baş veziri ise “Ayıp ve Günah”
Her birimiz her ne kadar kendi yolumuzda yürüsek de el alem ne der? Millete rezil mi olalım? Filanca arkamızdan güler mi? Korkuları peşimizi bırakmıyor. Oysa her insanın hayatında bir şeyler eksik, bir şeyler kusurlu. İnsanlar birbirini eleştirirken ya bir üstünlük kurma çabasında ya da psikolojik bir rahatlama gayretinde. Bu “herkes putu”nu oluşturan, var eden bizleriz. Onun bizi yönetmesine, yönlendirmesine müsaade eden yine bizleriz. Birer İbrahim olup bu putu yıkmadıkça bizler de özgürlüğe, mutluluğa, yaşamak istediğimiz hayata erişemeyeceğiz. Başkalarının kalıpları, tabuları, fikirleri bırakalım başkalarına kalsın.