İYİLİK YAP AT DENİZE
Epiktetos yirmi asır önce şöyle diyor: “Kader önünde sonunda, şöyle veya böyle günahlarımızın bedelini önümüze koyar. Görünen ya da görünmeyen zaman içinde herkes günahlarının bedelini öder. Ektiğini biçer.
Bunu bilen adam kimseye kızmaz, gücenmez, kimseyi aşağılamaz, kimseyi itham etmez, kimseden nefret etmez, kimseye kin tutmaz.
Bunu bilen adam karşılaştığı aksiliklere şaşmaz. Önüne çıkan maddî-manevî engellerin kendi günahlarından başka bir şey olmadığını bilir.”
Düşmanlarınızı düşünmek için ayıracağınız bir dakika bile düşmanlarınızdan daha değerlidir. Nefret ve intikam hissi size büyük zararlar verir.
Aristo ise: “İdeal insan iyilik yapmaktan zevk alır. Kendisine iyilik yapılırsa mahcubiyet duyar. Çünkü iyilik yapmak üstünlük işareti, bir iyiliğe muhtaç duruma düşmek ise zaaf işaretidir.” Diyor.
Günümüzün en habis hastalıklarından birinin vefasızlık ve nankörlük olduğunu düşünmekteyim.
Kediler için “Nankör “deniliyorsa da bence en büyük nankörler insanlardır. Bu nedenle de sık sık bir nankörlük ya da vefasızlık durumuna tanık olmaktayız.
Karşılaşacağımız nankörlükten dolayı üzülmemek için hazırlıklı olmak gerekiyor. Karşılık beklemeden iyilik yapmak, dolayısıyla beklentileri asgari seviyeye ve hatta hiç seviyesine düşürmek en iyisi.
Ve aslında en doğrusu “İyilik yap at denize, balık bilmezse halîk bilir” diyebilmektir.
Sevgiyle kalın
Kamil AKDOĞAN
İYİLİK YAP AT DENİZE
Yazı Boyutu