Sabancı

KÜRESEL ISINMA BİR ŞARLATANLIK MIDIR?

KÜRESEL ISINMA BİR ŞARLATANLIK MIDIR?

KÜRESEL ISINMA BİR ŞARLATANLIK MIDIR?

 

Yıllardır önümüzde duran ve sürekli bizi tehdit eden bir olgu var, küresel ısınma. Nereden nereye kadar dünyayı etkiler, etkileri tam olarak ne zaman görülür bilinmez ama kendini bilim adamı sayan herkes bu olgunun arkasından sevmediği şeyler hakkında atıp tutar. Esas olarak sanayi gazları olarak hemen her yerde kullanılan floro-kloro karbon gazlarının atmosfer çevresinde birikmek suretiyle atmosferi inceltmesi, ya da tabakada delik oluşturması, buradan filtresiz olarak gelen güneş ışınlarının her 100-150 yılda sıcaklığı bir derece artırmasıdır. Bu artışın dünyamızdaki menfi etkileri olarak buzulların erimesi, genel sıcaklığın artışı, kuraklık, tarım arazilerinin azalması, verimsizleşmesi olarak görülmektedir.

Son dönemlerde karşımıza çıkan bilim adamları ise yaklaşık 100 yıl sonra yeni bir buzul çağının kapımızda olduğunu iddia etmekte, bu ise küresel ısınma ile tezat teşkil ettiğinden insanların kafasını karıştırmaktadır. Asıl olan şu ki, kutuplarda bir miktar buzul erimekte, kutup canlıları hayatiyetini zorlukla devam ettirmektedir. Atmosferdeki deliğin isabet ettiği Yeni Zelanda ve çevresi güneş ışınları yüzünden nüfusun yarıya yakını cilt kanseriyle boğuşmakta, dünyanın bazı bölgelerinde de iklimsel karmaşa yüzünden sel baskınları insanları canından yurdundan etmektedir.

Küresel ısınma biz ve bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin sorumlu olduğu bir durum değildir. Sanayileşmiş ülkeler daha fazla kazanma uğruna atmosferi aşırı kirletmekte, bu gazlar sonuçta büyük bir balon misali dünyanın her tarafını etkilemektedir. 1997’de imzalanıp ancak 2005’te yürürlüğe giren sera gazlarının salınımı ile ilgili Kyoto Protokolü hala ABD, Çin, Hindistan bu anlaşmayı imzalamamıştır. Sonuç olarak en fazla sanayi tesislerinin olduğu bu ülkeler havamızı kirletmekte, atmosfer ise aynı denizler gibi dalga dalga bu kirliliği suratımıza çarpmaktadır. Tüm ülkeler bu tür kirliliğe yol açan gazlar için tedbir aldığı takdirde gidiş normale dönecektir.

İnsanoğlu çevresini, denizleri, atmosferi hatta uzayı hızla kirletmektedir. Bu kirlilik insanın benliğindeki kirlenmenin dışa yansımasıdır. "İnsan büyütülse kainat, kainat küçültülse insan olur." Dünyamız bizimle çok yakından alakadardır. Ruh ve ceset gibi… Nasıl stres, bunalım gibi ruhi hastalıklar bedende rahatsızlıklara yol açıyorsa, bedendeki hastalıklar da ruh da onulmaz yaralara neden olmaktadır.

İnsanoğlu nefsinden başlamak suretiyle adım adım bedenini, ailesini, evini, mahallesini, ülkesini temizlemek, temiz tutmak zorundadır. Aksi takdirde kirlenen her birim bir diğerini etkileyerek dünyayı bizlere yaşanmaz bir hale getirecektir. Unutmayın, bugün şikayet ettiğimiz her bir şey, içimizden birilerinin bilerek ya da bilmeyerek yaptığı yanlışın bir sonucudur. Selamletle kalın.