MERHABA!
Hepimizin pek çok konuda bir fikri vardır. Ancak fikirlerimizi ifade ederken çoğu zaman amacımızı aşar ve gaf yaparız. Bu durum da karşımızdakini kırmaktan başka bir işe yaramaz.
Bazılarımız da: “Ben çok doğru sözlü biriyim. Hiç lafımı esirgemem. Dimdik söylerim” der övünür. Oysa her söz, her yerde söylenmez. Doğru bile olsa.
Söz gelimi bir dostu herkesin içinde eleştirmek ve böylelikle yanlış tanınmasına sebep olmak, eleştiri değil hakarettir.
Ve bir duyguyu ifade etmenin en güzel yolu da hikayelerdir. Bir fikri uzun uzun savunmaktansa kısa bir hikaye ile çoğu zaman amaca ulaşırız. Biz de bu yazımızda bu konuyu bir hikayeyle destekleyeceğiz.
<
Rüya tabirinden anlayan biri bulunup huzura getirilince, padişah rüyasını anlatıp tabir edilmesini ister.
Tabirci biraz düşünür; sonra utana sıkıla:
“Çok uzun yaşayacaksınız; ama ne yazık ki, evlatlarınız sizden önce ölecek ve bütün evlatlarınızın acısını çekeceksiniz. Ayrıca tüm yakınlarınız gözlerinizin önünde birer birer ölüp sizi yapayalnız bırakacaklar” der.
Padişah bu tabire çok kızar ve:
“Tez atın şunu zindana, felaket tellalı olmak neymiş görsün!” der.
Tabirci, yaka paça götürülüp zindana atılır. Padişah başka bir tabircinin bulunmasını emreder. Ancak başka bir tabirci bulunamaz. Bundan haberdar olan zindandaki tabirci: “Bana yeni kisveler verin başka biriymiş gibi gidip yeniden yorumlayayım” deyince çaresiz kabul edip huzura çıkarılır. Padişah yine rüyasını anlatıp tabir edilmesini ister.
Tabirci, düşünür gibi yapar ve cevaplar:
“Allah size çok sağlıklı ve uzun bir ömür verecek; evlatlarınız ve diğer yakınlarınız sizin acınızı görmeyecekler. Daha nice seneler ülkenizi yönetebileceksiniz” der.
Bu tabir padişahın çok hoşuna gider ve tabirciye iki kese altın verilmesini emreder.
Başından sonuna durumu izleyen vezir, tabirciye sorar:
“Aslında sen her iki tabirinde de aynı şeyi söyledin.
Padişah seni neden önce cezalandırdı, sonra da ödüllendirdi?”
Tabirci güler:
“Elbette aynı şeyi söyledim; ama önemli olan,
NEYİ NASIL SÖYLEDİĞİNDİR.”>>
Benim bir yorum yapmamı beklemiyorsunuzdur sanırım.
Yorum da, mesaj da hikâyede gizli.
Siz de kendi yorumunuzu yaparsınız.
Sevgiyle kalın
Kamil AKDOĞAN