NE OLACAK BU GENÇLERİN HALİ ?

NE OLACAK BU GENÇLERİN HALİ ?

NE OLACAK BU GENÇLERİN HALİ ?

Tarihçesinin binlerce yıl öncesine gittiğine dair bulgulara rastlanan bu söz birçok akademik makale, öykü, roman ve filmlere konu olmuş kuşak çatışmasının sembol ifadelerinden olmuştur.

Son yüzyılda değişen ekonomik yapı, teknolojik gelişmeler ve medya çeşitliliği toplumsal yaşamda büyük değişikler meydana getirmiş, insan hareketliliği artmış ve göç hareketlerine sebep olmuştur. Bu hareketlilik aile yapılarını değiştirmiş ve farklı sosyal yaşantılar meydana getirmiştir. Farklı sosyal yaşantılar farklı değer yargılarının, inançların oluşmasına yol açarak kuşaklararası çatışmayı daha da arttırmıştır.

Kuşak çatışması ailede ebeveynler ve çocuklarının, okullarda öğretmenler ve öğrencilerinin, sosyal hayatta daha önceki kuşaklar ile daha genç kuşaklar arasında gözlemlenebilmektedir. Yetişkin kuşağa göre gençler genellikle anlayışsız, nezaketsiz, vurdumduymaz, tembel, dikkatsiz ve müsrif olarak suçlanmakta, sık sık başkalarıyla ya da yetişkinlerin kendi dönemlerindeki becerileri ile kıyaslanarak eleştirilmektedir. Genç kuşak ise daha önceki kuşağa ait bireyleri anlayışsız, tutucu, baskıcı, evhamlı, uyuşuk, korkak, sürekli tavsiyeler veren sıkıcı insanlar olarak yargılamaktadırlar.

Sanırım ‘’ne olacak bu gençlerin hali ‘’diye başlayan serzenişi duymayanımız yoktur. En azından aile çevremizde veya okul yaşantımızda,’’ bizim zamanımızda…’’ diye başlayan, azar ya da tavsiye ile devam eden cümlelere hepimiz şahit olmuşuzdur.

Yapılan birçok araştırmalar göstermektedir ki bu tarz azarlamalar ya da tavsiyeler gençler üzerinde olumlu yönde değişim açısından hiçbir fayda sağlamamakta, aksine onların daha fazla reaksiyon göstermelerine, uzaklaşmalarına, içe dönmelerine sebep olmaktadır.

Eğitimciler olarak çok sık rastladığımız bir durumdur; genellikle ya çok hırçın ya da çok sessiz ve ilgisiz öğrenciler ile iletişim kurmaya başladığımız zaman onların sıkça eleştirilen, başkalarıyla kıyaslanan, yeteneksizlikleri veya başarısızlıkları pekiştirilen bireyler olduğunu fark ederiz. Onlarla bireysel olarak iletişim kurmayı arttırdığımız zaman davranışlarında olumlu yönde gelişme olduğunu gözlemleriz. Aksi yönde yol izleyerek onlarda olumsuz gördüğümüz davranışlarını eleştirdiğimizde, azar veya tavsiyeler ile değiştirmeye çalıştığımızda genellikle başarısız sonuçlar alırız.

İster yetişkinlerin genç kuşaklar ile ilgili yaptıkları eleştiriler ve yargılar, ister genç kuşakların yetişkinlerle ilgili yargıları mevcut durumun daha iyiye gitmesi yönünde hiçbir fayda sağlamamaktadır. Aksine hem genç kuşakların hem önceki kuşakların arasında daha kalın duvarların oluşmasına, birbirlerinden uzaklaşmalarına, daha fazla hırçınlaşarak hayatları ile ilgili olumsuz kararlar almalarına veya kendi içlerine dönerek mutsuz hayatlar sürdürmelerine neden olmaktadır. Etrafımıza baktığımızda bu çatışmanın sadece genç kuşağı olumsuz yönde etkilemediğini, yaşlı kuşağı da birçok yönüyle olumsuz etkilediğini gözlemlememiz mümkündür. Son yıllarda, ömürlerinin son zamanlarında evlatlarından ayrı, içine kapanmış, gözlerinde umutsuzluğun, hayal kırıklığının ve kederin, okunduğu insanlarla daha sıklıkla karşılaşmamız sanırım tesadüf değildir.

Her kuşağın yaşadığı dönemin değer yargılarının etkisi altında kalarak davranışlar göstermesi sebebiyle toplumlarda kuşak çatışmasının tamamen sonlanması mümkün görülmemektedir. İnsanlık tarihi boyunca örneklerine rastladığımız ve günümüze kadar gelen bu sorunun daha az hasar, daha az enerji kaybı ile atlatılabilmesi amacıyla atılması gereken ilk ve belki de en önemli adımlar, kuşakların birbirlerinin öncelik ve ilgilerini anlamak yönünde daha fazla gayret göstermesi ve ben daha iyisini bilirim egosundan sıyrılması olmalıdır. Bu başarılabildiğinde önceki kuşakların tecrübeleri ile genç kuşağın enerjisi birleşerek sinerji oluşturacaktır.

Belki bu sinerjiyi oluşturabilmek için kapsamlı sosyal projeler üretilmeli, eğitim programları geliştirmeli, yazılı ve görsel medya araçlarında sürekli olarak yayınlanan kamu spotları ile toplum bilinçlendirilmelidir.

Yorumlar 0

Yorumunuz moderatör onayından sonra yayınlanacaktır.

Henüz onaylanmış yorum bulunmuyor.