ÖZGÜR İNSANLIK
Sayın Cumhurbaşkanımızın geçtiğimiz günlerde üniversite öğrencileriyle söyleşisinde Afrikalı siyahi bir öğrenci sömürgeler konusunda düşüncelerini sordu. Bu soru iki noktadan önemlidir. Birincisi; dünya milletlerinin artık tek bir ümidi kalmıştır. O da Türkiye’nin mağdur ve mazlum milletlerin ümidi, dayanak noktası, tutunabildiği dal olmasıdır. İkincisi ise bir istek, bir idealiniz varsa siz sırt üstü yatarak bu ideale ulaşamazsınız. Onun için ilmen, fikren ve fiili olarak çaba göstermeniz gerekir.
Kendisi de bu konuda siz o bölgenin halkları eğer iradesini kullandığı takdirde çok kısa zamanda durum değişecektir cevabını verdi. Evet, her gün Ayasofya’yı ibadete açılsın diye naralar atan insanımız, bunun için herhangi bir faaliyeti bulunmamakta, karşısındaki Sultanahmet içini doldurmaktan aciz, orayı sadece mahzun gözlerle izlemektedir.
İnsanlık bir yanda yaşam özgürlüğü, ekonomik özgürlük, kişisel özgürlükler peşinde koşarken, diğer yanda bir kısım içi haris, kendileri karanlık hemcinsleri her yeni gün dünyanın farklı yerlerinde insanların özgürlüğünü yok edecek davranışlar sergiliyor, bu uğurda canlara kıymaktan geri durmuyorlar. Medeni dediğimiz Batıda sadece Fransa 14 Afrika ülkesinden 500 milyar Euro sömürge vergisi almaktadır.
Kendileri refahın en yüksek ülkeler sıralamasında ilk sıralarda yer alıp, en küçük lükslerinden vazgeçmeyip sokakları yakarken, siyahi adam pis bir su için 10 km yi aşan yürüyüşlere mecbur kalmaktadır. İslam coğrafyasında neredeyse girilmedik, parçalanmadık ülke bırakılmadı. Afganistan, Irak, Libya, Yemen, Pakistan bölük pörçük edildi.
Batı işgal edebildiği yerleri direkt işgal ederken, işgal edemediği ülkelerdeki halkı ise ekonomik yönden köşeye kıstırmakta, adeta insanlığın zihnini iğdiş etmektedir. Erkek ya da bayan fark etmiyor artık, insanlar sosyal medya algıları, elektrik, doğalgaz, cep telefonu, internet, kablo TV faturalarının kıskacında, haramı helali unutmuş, bir zombi gibi yaşamını sürdürmektedir. Günümüz insanının önündeki tüm engellerin kaldırılması, stres, intihar, aile içi kavgalar, boşanmalar, sokak kargaşalarını önlemenin tek yoludur. Mimsiz medeniyet insanı bıkmadan, usanmadan sokağa çağırıyor.
“Sokakta hayat var” diye zihnini allak bullak ediyor. Hâlbuki hayat ailenin içinde, huzur insanın evindedir. Huzuru haramda arayana, huzur haram olur…
Recep Aydöner