POSTMODERN SAVAŞ MI?
Zenginlik, tarih boyunca devletlerin toplumlarına vaad ettikleri, uğrunda milyonlarca
insanın yok edildiği, bireysel açgözlülüğün kitlesel saldırganlığa dönüştüren bir
hedef olagelmiştir. İnsanlık
yaşadığı savaşları hiçbir zaman
bir tecrübe olarak algılamak,
ondan bir ders çıkarmak isteğinde
olmamıştır.
1.Dünya savaşında klasik savaş gerekçeleri olan, yeni sanayisini tamamlayan devletlerle
daha önce tamamlayanların hammadde alanlarını kontrol etmek gerekçesi, 2. Dünya savaşının da bitmemiş bir savaşın devam eden gerekçesi olmuştur.
Konvansiyonel silahlarla yapılan
o günün devlerinin savaşları ne gariptir ki nükleer silahların karşılıklı keşfinden sonra o ülkeleri bir daha doğrudan birbiri
ile çatışmaya itmemiştir.
Günümüzde yerkürede gelişen
dengelere bakarsak farklı güç
odaklarının doğduğu,alternatif ekonomik bölgelerin inkişaf ettiği
buna karşılık hakim devletlerin koltuklarının sallandığı bir süreç yaşanmaktadır.Soğuk savaş döneminin galibi liberal, kapitalist dünyanın lideri Amerika, 1980’li yıllarda ekonomide liberalizm esintilerle büyük yol alan Çin tehlikesini bertaraf etmek derdine düşmüş durumdadır. Amerika derin devleti yılların vermiş olduğu yorgunluğunun en büyük tehditi olarak Çin’i görmektedir.
Klasik bir Çin ile Amerikan savaşını kimse beklememelidir. Onun yerine kapitalizm ve liberalizmin tüm değerlerinin yerle
bir edildiği , gücü elde tutmak adına hiçbir uluslararası kuralın tanınmadığı bir güç gösterisi ve ekonomik kıskaç operasyonu yapılmaktadır. Amerikanın bu kural tanımaz despotizmi içine düştüğü ticari bunalım ile açıklamak mümkündür.
Savaşın başka şekillerde tezahür ettiği bu mücadele Amerika’yı tahtından edebilecek midir? Ekonomistler, önümüzdeki on yıllarda Çin milli gelirinin Amerika’yı geçeceğini öngörmektedir.
Öyleyse yaşadığımız Ortadoğu’ya Çin’in Amerikanın
yerini aldığı , Dünya jandarmalığının Çin’e geçtiği bir pencereden bakarsak son birkaç yılda olanlar alelacele olurcasına,
İsrail’in ileride elini rahatlatmak için yapıldığı izlenimi vermektedir.
Özgürlük, demokrasi,eşitlik gibi liberal değerlerin akıncıları,bilançosundaki rezil tabloyu dünyaya ihale eden bir
tüccarın elinde gerçek çehresini
göstermek zorunda kalmıştır.