SAVAŞIN KOLLARI Uzundur savaşın kolları Amerika'dan Orta Doğu'ya uzanan Hayretimce pek hoyrat Çocuk yüreğimde çok zalim Kusursuzca acımasızdır savaş Ne geçmişime mütevazi duygusu Ne bu günüme hürmetkar saygısı Ne de geleceğime övgüsü vardır Sarar her yanımı örümcek ağı sanki Ekmeğimi katıksızca böler Suyunu keser çeşmelerimin En tatlı yerinden tüketir uykularımı Kanatır rüyalarımın en renkli olanını Kınında çürütür kılıcımı Keskinliğini yitirir sevmeye olan harcımı Büyütür içimde insanlığa hıncımı Üstüme yığar toprak damların tozunu Bir çadırda aratır aradığım huzuru Ne utandırır Munzur'u Ne de mutlu eder Hınzırı Alır en küçük kardeşimin ruhunu Doğumunu kutlamadan El değmemiş geçmişimi Hesapsızca yaşadığım anımı Hayalini kurduğum yarınımı alır Annemi alır götürür bir seher vaktinde Babamı bir kurşuna hedef ettirir gün ortasında Deşilir karnı kara toprağın Gökyüzü ağlamakta ölenlerin yasında Adını duymadığım bombaları düşürür beynime Üşüşmüş dünyanın her yerine heyheyler Kundakta üşür bebeler temmuz sıcağında Utanmaz zafer kazanan ben beyim diyen beyler Ve sen savaşın masum yüzü Seni düşünmeden edemem kalbimin orta yerinde Ya da yanarken bedenin bir yangın alevinde Kurşuna hedef olurken masum hayallerin Şarapnelde parçalanırken umutların Seni ben bir bombanın patlamasında değil Bir çiçeğin kokusunda yitirmek isterim Seni ben savaşın kollarında değil Özgürlüğün avuçlarında bulmak isterdim Seni ben savaşın kollarında değil Annenin kucağında görmek isterim 09.02.2018 Şükrü ÇANKU