Sabancı

SEÇİMLERİN DİLİ VE İNSANLIĞIMIZ

SEÇİMLERİN DİLİ VE İNSANLIĞIMIZ

SEÇİMLERİN DİLİ VE İNSANLIĞIMIZ

Seçimlerde liderlerin kullandığı dil, üslup bazen toplumu fena halde gerip kamplaştırıyor. Diğer tarafı gaflet, hıyanet, dalalet içerisinde olmakla niteleyen bir üslup en üst perdeden seslendirilince avam tabaka buna çok daha fazlasını yükleyerek konuşuyor. Biz okumuş, gezip görmüşleri bile farkında olmaksızın kırıcı, yıkıcı bir dil kullanıyoruz. 91 yılında bir yonga levha fabrikasında mühendis arkadaşlardan birinin hatırasında bir tarihte vuku bulan olayda karşıdaki kalabalığı yok etmek için planlar yaptıklarından bahseder. Tam o anda karşısındaki mesai arkadaşı “iyi ki yok etmemişsiniz, çünkü o kalabalık içerisinde ben de vardım” der. Evet, insan yarın için kiminle arkadaş, dost olacağını, kimin büyük insan, kimin vasat adam olacağını kestiremez. Kutuplaşmalar giderek bizleri insanlığımızdan uzaklaştırıyor.

Toplum olarak şu an elimizden gelse Fetocuları, PKK militanlarını ve gönül bağı olanları bir kaşık suda boğacağız. Düşünmüyoruz ki, onlar da bizim içimizden çıktı, birkaç gün öncesine kadar bizimle aynı düşünceyi paylaşıp, aynı havayı soluyordu. Binlerce insanımız adi iki terör örgütü tarafından kandırılmak suretiyle elimizden çıktığı gibi, bunlarla mücadele etmek için de milyarları bulan bütçeleri ayırmak zorunda kalıyoruz. Oysa boşa harcanan bu paralarla ülkede kalkınma yolunda harika projeler gerçekleştirilebilirdi. Ne olursa olsun, içlerindeki birkaç lejyoner dışında ölen bizim insanımız, giden bizim canlarımız. Empatiden yoksun, asmak lazım, kesmek lazım teraneleriyle bizden olmayanı yok etmeye kalkmak ayağımıza sıkmak demektir. Üniversite sonrası göç eden beyinlerimizin arkasından bile üzülürken, birilerinin fikirlerine fena yönde sirayet etmesiyle fenalaşan adamı yok etmek büyük kayıptır. Ancak millet, memleket için zararlı unsurları temizlemek dışında elimizden bir şey gelmiyor.

Ben artık tüm dünyada iyi insan, kötü insan şeklinde ayrım yapılması gerektiğini düşünüyorum. İnsanlar aslen aradaki farklılıkları giderip birbirleriyle el ele verebildiği takdirde hiçbir ülkede zalim yönetici, diktatör, ihtilalci dayanamaz. İnsan selinin karşısında topun, tüfeğin, uçağın işe yaramadığını 15 Temmuzda herkes gördü. Yöneticilerimiz de seçimlerde ve toplumun sinir uçlarına dokunan diğer konularda dikkatli olmalı, ayrıştırıcı dil kullanmamaya özen göstermelidir.

 

Hatay İnternet TV Youtube Kanalı

Hatay İnterne TV Facebook Sayfası