Sevmek Bazen Vazgeçmektir
Vaktiyle bir vezir, padişah katında hatırının kırılmayacağına inanarak padişahtan şöyle bir ricada bulunur:
– Sultanım benim iki tane karım, her birinden de üçer çocuğum var. Karılarımın hangisinin analık duygularının daha kuvvetli olduğunu merak ediyorum. Malımı da buna göre vasiyet edeceğim. Onları bu konuda bir sınamanız mümkün mü?
Padişah, veziri sevdiği için gönlünü yapmak ister.
Hanımlarından birini çağırtır ve der ki:
– Ey hatun, benim vezirim olan senin kocan, gözdelerimden birini baştan çıkarmış. Bunun cezası aslında ölümdür. Ama sen kocanı affedersen idamdan vazgeçip onu sevgilisiyle beraber ülke dışına sürgün edeceğim.
Kadının gözlerinde intikam alevi parlar:
– İstemem, bana yar olmayan başkasına da yar olmasın! Asın, ipini de bana çektirin!
Padişah daha sonra vezirin öbür karısını çağırtır. Ona da aynı şeyi söyler. Vezirin ikinci karısı tam tersine bir tavır takınır:
– Aman sultanım, ben kocasız kalmaya razıyım, ama çocuklarım babasız kalmasın, idam edeceğinize sürgün edin de çocuklarım babalarıyla bir gün kavuşma ümidini kaybetmesinler…
*****
Vezirin iki evliliğini bir yana bırakıp “sevgi, gerektiğinde bazı şeylerden vazgeçebilmektir” dersek, sanırım doğru bir söz olur.
Bizde sevgi, ilk hanımın sözü gibidir: “Bana yar olmayan başkasına da yar olmasın.”
Oysa bize yar olmayan insanın sevgisi ve seçimi de çok önemlidir.
Hikayede olduğu gibi o insanın çocukları, kök ailesi ve iletişim halinde olduğu diğer insanların duygu ve ihtiyaçları da gözetilmeli ve “Bana yar olmayan başkasına da yar olmasın” bencillik ve çılgınlığından vazgeçilmelidir.
Ve ikinci doğru söz de şu olsa gerek: “Sevdiğim nerede mutlu ise orada olsun, o mutlu olsun ki ben de mutlu olayım.”
Bunu söyleyebilecek kaç kişi var?
Sevgiyle ve sevdiklerinizle kalın
Kamil Akdoğan