SİNİRLERİ ZIPLATMAK
ABD söze geldiği anda stratejik ortak, vazgeçilmez dost, bulunmaz arkadaş olarak tarif eder bizi. Ancak her ne hikmetse bizi her öptüğünde yanağımızda kocaman kanlı ve sivri dişlerinin izlerini görürüz. Ne zaman bizlere bir şeyler verecek olsalar hemen önünüze, arkanıza, tepenize bakmaya, kollamaya başlayın.
Çünkü başımıza ne geleceğini şeytan bile zor kestirecektir. Ege Denizinde ortak tatbikatta bile savaş gemimizin yönetim bölümünü vurarak üst düzey askerlerimizi şehit eden alçaklara nasıl, hangi sıfatla güveneceğiz? Irak Savaşı sonrası ülkemize İskenderun Limanından çıkarma yapan Çekiç Güç, PKK ne zaman sıkıştı ise anında yardım ve kollamalarıyla onları ayağa kaldırıp bu kadar yıl, başımıza bela eden yine bu şereften yoksun adamlardır.
Zaten onların şerefi, haysiyeti, dostluğu menfaatleri kadardır. Öyle ise biz neden bu ülkenin tüm uzantılarına tırpan vurmuyoruz? Neden çok daha güvenli limanlar arayıp, ittifaklar kurmuyoruz?
Mahatma Gandi; “Hindistan'da ne zaman Hindular ile Müslümanlar İngiliz sömürgeciliğine karşı ortak hareket etmeye başlasalar, hemen bir gece birileri bir inek katledip, cesedini Hinduların geçtiği yola atardı. Ertesi sabah insanlar İngilizleri unutup birbirlerine saldırırdı” der.
Bizde de terör örgütleri ne zaman yok olma tehlikesi geçirse ABD, İngiltere ve Fransa gibi ülkeler bunları diriltebilmek adına her şeyi yapmışlardır. Başka bir ülkeyle birbirimize göz kırpsak canımızı fena halde yakacak, sinirlerimizi aylarca yerinden zıplatacak kanlı bir eylem, bir ekonomik ambargo, bir devalüasyon gibi bizleri derinden sarsan olaylarla karşılaşıyoruz.
Peki, dünyada bizlere kalpten güvenen, bizim de güvenebileceğimiz dostlarımız olamaz mı?
Ülke olarak yapmamız elzem birkaç vazife üstümüzde bekliyor. Bunlardan ilki içimizdeki hainleri temizlemektir. CHP’nin acilen kapatılması, terör örgütlerine yardım ve yataklık eden tüm kişi ve kurumların yok edilmesi, böylece dışarıya uzandığımızda içeride kazan kaynatılmasının önlenmesi gerekmektedir.
Yavuz Selim Han, koca Avrupa dururken neden ilkten doğuya yönelmiş, onları egemenliği altına almıştır? Elbette evinin içini temizlemek adına… Biz de halifeliği kaldırarak İslam ülkeleriyle tüm bağlarımızı kopartanlardan kurtulup, içeride yapılmak istenen her hayırlı işe engel olmaya kalkan fitne odağı haline gelmiş partileri kapatmak zorundayız. Sonrasında kısa bir casus temizliği ve ver elini fetihler!
Rüyamız budur efendim. İster ortak olursunuz, isterseniz karşı.
Recep AYDÖNER


.png)
