Sabancı
Sükut Altındır

Kamil Akdoğan


Sükut Altındır 

 

‘Ağzı olan konuşuyor’ diye bir laf var.

Mutlaka duymuşsunuzdur. Yanlış hatırlamıyorsam bir televizyon reklamında kullanılmış ve devamında da dilimize yerleşmişti.

‘Ağzı olan konuşuyor’

Lafın doğruluğunu tartmadan, tartışmadan;

Sonuçlarını düşünmeden;

Konuştukça konuşuyoruz.

Oysa susmakla ilgili de o kadar söz var ki:

 

‘Söz gümüşse sükût altındır’ gibi;

 

‘Öyle bir söyle ki

Sözünden ibret alsınlar

Söz bilmezsen sükût et ki

Seni adam sansınlar’ gibi;

 

‘Söz ağzından çıkmadan

Sen sözün efendisisin

Söz ağzından çıkınca

Söz senin efendin’ gibi;

 

‘Ağızdan çıkan sözün telafisi yoktur’ gibi;

 

‘On düşünüp bir konuşmak lazım’ gibi.

 

Bunları saya saya bitiremeyiz. Siz dostların zihninde de sükût ile ilgili kim bilir ne kadar özlü söz vardır.

Her şeyi bilmek, her şeyden anlamak ve her konuda da konuşmak zorunda hissediyoruz ya kendimizi. Onun için bol bol konuşuyoruz.

Neden çok konuştuğumuz, bence psikolojik bir araştırma konusu.

Kim bilir aşağılık duygusunun mu?

Yetersizlik duygusunun mu?

Yoksa bastırılmış başka bir duygunun sonucu mu?

Bilemiyorum, araştırmak lazım.

Çok düşünmeden, doğruluğunu bilmeden, araştırmadan konuşmak, insanı çoğu kez zorda bırakıyor.

Bakın koca Yunus ne kadar güzel ifade etmiş,

 

Sözü bilen kişinin yüzünü ak ede bir söz

Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz

Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı

Söz ola ağulu aşı, yağ ile bal ede bir söz

 

Kişi bile söz demini, demeye sözün kemini

Bu cihan cehennemini, sekiz Cennet ede bir söz

Yunus şimdi söz yatından, söyle sözü gayetinden

Pek sakın o şah katından, seni ırak ede bir söz

 

Sözünüzün ağulu aşı yağ ile bal etmesi dileği ile

Sevgiyle kalın.

Kamil AKDOĞAN