TÜRK-AMERİKAN İLİŞKİLERİNİN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ
İsmail CİNGÖZ
Kristof Kolomb’un Hindistan’a ulaşma amacıyla İspanya İmparatorluğu adına çıktığı deniz seferinde 12 Ekim 1492 tarihinde Bahama Adaları’na ulaşması ve ardından 1504’e kadar çıktığı diğer üç seferinde ise Büyük ve Küçük Antiller, Venezuela ve Orta Amerika kıyılarına da ulaşması ile Amerika kıtasının resmi tarihinin başladığı görülse de bu toprak parçasının Asya toprakları olmadığını ve müstakilen bir kıta olduğunu fark eden İtalyan denizci Amerigo Vespucci olmuştur.
Kolomb’un seyrettiği güzergahı takip ederek 1499-1508 yılları arasında sefere çıkan Vespucci’nin bu keşfi ile başlangıçta “Yeni Dünya” adı verilen bu kıta ilerleyen yıllarda Amerika Kıtası olarak tarihe geçmiştir. İlk yerleşim kolonizasyonlarını kuran Kolomb, bu topraklarda; Kızılderililere karşı sömürgecilik, kan, gözyaşı ve vahşet sürecini de başlatmıştır. Zira 1500’de Portekiz, 1534’te Fransa ve 1603’te İngilizler’in kendi kolonileri ile yerleştikleri Amerika kıtası adım adım emperyalist Avrupa, bu toprakların sakinleri Kızılderili halklarına vahşetin her türlüsü reva görülmüş, milyonlarcası katledilmiş, hatta kimi kabileler tamamen yok edilmiştir[1].
![]()