Sabancı
TUZU BEDAVA ALMA

TUZU BEDAVA ALMA

Bir gün, adaletiyle tanınan padişahın da bulunduğu bir av yerinde kebap yapılıyordu. O esnada yanlarında tuz olmadığını fark ettiler. Tuz alması için genç birini köye gönderdiler. Padişah, tuza gönderilen gence şöyle dedi:
“Tuzu sakın bedava alma, bedelini öde; böylece bundan sonra padişah ve beylerin av yerinde kebap ya da yemek pişirmesi gerektiğinde tuzu bedavaya almaları âdet ve kanun hâline gelmesin, o köy de yıkılıp gitmesin.”
Padişahın yanında hazır olanlar:
“Bu kadarcık âdetten ne zarar çıkacak ve buncacık şey, bir köyün yıkılmasına nasıl sebep olacak?” diye sordular.
Padişah şöyle cevap verdi:
“Önceden zulüm binası dünyada çok alçaktı. Her padişah veya bey o binanın üzerine biraz daha koydu, böylece bu seviyeye ulaşıp dünya zulümle doldu.”
Eğer padişah, köylünün bağ ve bahçesinden zorla bir elma yemeyi uygun görürse köleleri ve hizmetindekiler o elmanın ağacını kökünden çıkarırlar yani o bahçeyi yıkarlar.
Padişah, beş yumurtaya zulmü uygun görürse yani beş yumurtayı açgözlülük edip zorla alırsa, askerleri bin tavuğu şişe çekip kebap yaparlar. Yani padişahın o kadarlık zulmü, asker için tamamen zulme izin olur.
Zamanında hep kötülük yapan zalim, bir gün dünyadan geçip gider, elbette ki kalıcı olmaz. Lâkin onun üzerindeki lanet sürekli ve kalıcıdır. Çirkin vasıflarını işiten herkes ondan nefret edip beddua okur.
*****
Boşa dememişler “İmam yellenirse cemaat s.çar” diye.
Temsil makamında olan herkes, her zaman göz önündedir bu nedenle her hareketiyle örnek olmalıdır. 
Zira onlar bir yaparsa diğerleri bin yapmayı kendilerinde hak görür.

Sevgiyle kalın
Kamil AKDOĞAN