YA HAYIR SÖYLE, YA DA SUS
Hayat, her isteğimizin gerçekleştiği, sürekli mutlu ve sağlıklı olduğumuz bir süreç değildir.
Gönül isterdi ki böyle olsun.
Ama olmuyor.
Çıkışlarla birlikte inişler;
Sağlıkla birlikte hastalık;
Mutlulukla birlikte hüzün ve üzüntü;
Sevinçle birlikte gam ve keder de var.
Temenni etmiyoruz ama bunlar hayatın gerçekleri.
İyi günde herkes yanınızdadır.
Peki ya üzüntüde, gamda, kederde?
İşte dost, bu sıkıntılı günlerde gerek.
Hele hele derdini anlattığında derman olan, omuzunda ağlayabileceğin bir dost olursa deme gitsin.
Ancak dost sandığımız bazıları vardır ki derman olmak şöyle dursun yangına körükle gidip yarayı kangren bile edebilir.
Aslında bunlara "Dost" demek de pek doğru değildir.
Bunlar olsa olsa sizin iyiliğinizi, mutluluğunuzu kıskanan ve bu durumun bozulmasını dileyen hasetçilerdir.
Dost, dostunun her zaman iyiliğini isteyen;
O'nun mutluluğu ile mutlu olan, sevincine sevinen;
Gamına ve kederine de üzülen kişidir.
“Sev seni seveni Hak ile yeksan olsa;
Sevme seni sevmeyeni Mısır'a sultan olsa.”
Sözünde ifade edildiği üzere bu insanları sevin.
Ayrıca güzel sözdeki hikmeti Yunus Emre de ne güzel ifade etmiş
"Söz ola kese savaşı
Söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı
Yağ ile bal ede bir söz"
Ve son sözü Peygamberimiz Hz. Muhammed buyurmuş:
“Ya hayır söyle, ya da sus”
Sevgiyle kalın
Kamil AKDOĞAN