Kamil Akdoğan
YİRMİ KURUŞ DEYİP GEÇMEYİN
Londra’daki camii’ye yeni bir imam gönderilmiş.
Adam şehre gitmek için hep aynı otobüse biniyor ve çoğu zaman da aynı şoföre rastlıyormuş.
Bir gün, bilet aldığında şoför para üstünü 20 kuruş fazla vermiş.
İmam yanlışlığı oturup da parasını sayınca fark etmiş.
Kendi kendine “20 kuruşu geri versem mi şoföre?” diye düşünüyormuş.
Ama içinden bir ses diyormuş ki “çok gülünç bir para ve şoförün umurunda değil. Otobüs şirketi çok para kazanıyor zaten sadece 20 kuruş onlara bir şey yapmaz.”
Bu parayı saklayabilirim diye düşünmüş, Allah’tan gelen bir hediye gibi.
İneceği durağa gelince, imam kalkmış ve fikrini değiştirmiş, inmeden önce şoförün yanına gitmiş, 20 kuruşu geri vermiş ve demiş ki:
“Paranın üstünü fazla verdiniz.”
Şöför gülümsemiş ve demiş ki:
“Siz caminin yeni imamısınız değil mi..? Aslında uzun zamandır sizi caminizde ziyaret etmek istiyordum. İslamı öğrenmek için. Bu yüzden bilerek size fazla para verdim. Nasıl tepki vereceğinizi görmek istedim.”
İnerken imam artık bacaklarını hissetmiyormuş.
Yere yığılacakmış neredeyse, bir direğe tutunmuş ve kendine gelmeye çalışmış.
Gözlerinden yaşlar dökülerek demiş ki:
“Allah’ım az daha İslam’ı 20 kuruşa satıyordum..!”
*****
İnsanlara nasihat etmektense örnek olmak daha etkilidir.
Özellikle temsil gücü olan insanlar davranışları ile çok göz önündedir bu nedenle de çok dikkatli olmalıdırlar.
Aslında temsil gücü olmasa da insan, fikir ve inançlarına uygun bir yaşam tarzı benimsemelidir.
“Elhamdulillah Müslümanım” diyen birinin harama tenezzül etmemesi;
“Türk Milliyetçisiyim” diyen birinin Türk düşmanları ile “Vatanseverim” diyen birinin de bölücülerle işbirliği yapmaması gerekir ama işler hiç de böyle yürümüyor.
Herkesin özü ile sözü; kararları ve eylemleri farklı.
Kurt ile kuzu kol kola girmiş, at izi it izine karışmış bizim gibiler de kelaynak kuşuna dönmüş.
Ah güzel ülkem ah!
Sevgiyle kalın
Kamil Akdoğan
Londra’daki camii’ye yeni bir imam gönderilmiş.
Adam şehre gitmek için hep aynı otobüse biniyor ve çoğu zaman da aynı şoföre rastlıyormuş.
Bir gün, bilet aldığında şoför para üstünü 20 kuruş fazla vermiş.
İmam yanlışlığı oturup da parasını sayınca fark etmiş.
Kendi kendine “20 kuruşu geri versem mi şoföre?” diye düşünüyormuş.
Ama içinden bir ses diyormuş ki “çok gülünç bir para ve şoförün umurunda değil. Otobüs şirketi çok para kazanıyor zaten sadece 20 kuruş onlara bir şey yapmaz.”
Bu parayı saklayabilirim diye düşünmüş, Allah’tan gelen bir hediye gibi.
İneceği durağa gelince, imam kalkmış ve fikrini değiştirmiş, inmeden önce şoförün yanına gitmiş, 20 kuruşu geri vermiş ve demiş ki:
“Paranın üstünü fazla verdiniz.”
Şöför gülümsemiş ve demiş ki:
“Siz caminin yeni imamısınız değil mi..? Aslında uzun zamandır sizi caminizde ziyaret etmek istiyordum. İslamı öğrenmek için. Bu yüzden bilerek size fazla para verdim. Nasıl tepki vereceğinizi görmek istedim.”
İnerken imam artık bacaklarını hissetmiyormuş.
Yere yığılacakmış neredeyse, bir direğe tutunmuş ve kendine gelmeye çalışmış.
Gözlerinden yaşlar dökülerek demiş ki:
“Allah’ım az daha İslam’ı 20 kuruşa satıyordum..!”
*****
İnsanlara nasihat etmektense örnek olmak daha etkilidir.
Özellikle temsil gücü olan insanlar davranışları ile çok göz önündedir bu nedenle de çok dikkatli olmalıdırlar.
Aslında temsil gücü olmasa da insan, fikir ve inançlarına uygun bir yaşam tarzı benimsemelidir.
“Elhamdulillah Müslümanım” diyen birinin harama tenezzül etmemesi;
“Türk Milliyetçisiyim” diyen birinin Türk düşmanları ile “Vatanseverim” diyen birinin de bölücülerle işbirliği yapmaması gerekir ama işler hiç de böyle yürümüyor.
Herkesin özü ile sözü; kararları ve eylemleri farklı.
Kurt ile kuzu kol kola girmiş, at izi it izine karışmış bizim gibiler de kelaynak kuşuna dönmüş.
Ah güzel ülkem ah!
Sevgiyle kalın
Kamil Akdoğan