Sabancı
ZAMANE SEFİLLERİ

ZAMANE SEFİLLERİ

Bir yağmur esnasında sokaklardan akan suları gördüğüm anda ilk aklıma Victor Hugo’nun “Sefiller”i gelir. 1800’lü yıllarda yaşanan olayların önemli bir kısmı şehrin altına kazılan tüneller içerisinde geçer. Bu tünellerin şehrin altyapısı olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek… Hatta geçen günlerde İstanbul’da çekilen bir belgeselde şehrin eski kısımlarının tünellerle birbirine bağlandığını gösteren tünellere girmişlerdi. Günümüz filmlerinde “Polis Akademisi” serileri, “Ninja Kaplumbağalar” hep ABD’nin altyapısı içinde geçmektedir. Peki, tuvalet kültürü bile olmadığını söylediğimiz, bu alışkanlıkları bizden öğrenen adamlar ne çabuk bizi fersahlarca geçtiler? Neden bir işi beceremeyip yüzümüze gözümüze bulaştırıyoruz?

Birkaç gün önce Antakya’ya etkili yerel yağışlar düştü. Bu güne dek görülmemiş düzeyde hasarlara yol açan bu yağışlarda en büyük tesellimiz can kaybı olmaması idi. Hâlbuki bu şehre daha 4-5 yıl önce yağmur suyu tahliye sistemi kurulmuştu. Ne oldu da sıfırdan ihale edilerek kurulan bu sistem tamamen devre dışı kalmıştı? Her iki-üç yılda bir şekilde şehri darmadağın eden kazılar yerine bir kez adam gibi bir sistem kurulsa da millet o toz duman içinde bırakan, bizleri sinir hastası eden iş makinelerinden kurtulsak fena mı olur? Enerjimizi, paramızı, zamanımızı her gün farklı bir kazıya harcamak yerine bu sistem içinden telefon, internet, su, elektrik, doğalgaz gibi şehrin tüm ihtiyaçlarını karşılasak ne olur? Övünmeye gelince yüzlerce yıl önce dünyada ilk ışıklandırılan cadde bizde diyoruz. Neden bu ilerleme aynı hızda gitmemiş, biz milletçe neden bu sinir törpülerine her yıl muhatabız?

Kafamda deli sorular, kırk tilki, kuyrukları birbirlerine değmeden dolaşsa da bu rezil şehircilik düzeninin içinden çıkamıyor. Bazen birileri beni 50 yıl uyutsa da sonra gelsem diyorum. Şehir bir düzene kavuşmuş olur mu sizce? Heyhat!

 

Hatay İnternet TV Youtube Kanalı

Hatay İnterne TV Facebook Sayfası